Kelimeler arşivi içinde; başında "anak" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. anak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu anak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde anak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ANAKENTLEŞME
ANAKREONTİK
ANAKRONİZM
ANAKRONİK, ANAKLAMAK
ANAKADIN, ANAKOYAK, ANAKONDA, ANAKODOS
ANAKENT, ANAKDER, ANAKDAR, ANAKAYA, ANAKTAR
ANAKIZ, ANAKÖY, ANAKAT
ANAK
ANAK
Hafıza, bellek. Karşılık, mukabil. Heykel, abide. Hatıra, hediye, armağan. At, eşek, tavuk, keklik gibi hayvanların yatıp yuvarlandıkları tozlu yer.
ANAKENT
Bir ülkenin ya da bölgenin, çevresindeki tüm kentsel ve kırsal topluluklara (yerleşim yerlerine) ekonomik ve toplumsal yönlerden egemen bulunan ve genellikle ülkenin başka ülkelerle olan her türlü ilişkilerinin sağlandığı en büyük kenti. Ülkedeki büyük kentleriden herhangi biri. Çevresindeki bölgeye ve buradaki irili ufaklı kent topluluklarına ekonomik, uygulayımsal, ekinsel bakımlardan egemen durumda olan başlıca büyük kentlerden her birine verilen ad.
ANAKIZ
Babadan çok anneyi seven, anneye düşkün olan çocuk. Evlenmemiş, yaşlanmış kız. Sevimli cana yakın küçük kız çocuğu. Öksüz. Anne ve kız.
ANAKOYAK
Bir akarsu ağında, en önemsiz derelere değin tüm kolların bağlandığı ve sularını taşıdığı anaırmağın yerleştiği koyak. bk. anaakarsu.
ANAKDER
Anahtar.
ANAKLAMAK
Gözetlemek, bakmak.
ANAKRONİK
Çağı geçmiş, çağa uymaz, eskimiş. Tarihlendirmede yanılgı içinde bulunan.
ANAKADIN
Anne olmuş kadın.
ANAKAYA
Ağrı ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ANAKDAR
Anahtar.
ANAKODOS
Dargın, somurtkan. Sıkıntı, keder.
ANAKRONİZM
Tarih yanılgısı.
ANAKTAR
Anahtar.
ANAKREONTİK
Eski Yunan dize şekillerinden bazısına verilen ad.
ANAKONDA
Boğagillerden, tropikal Güney Amerika'da yaşayan, 8-10 metre uzunluğunda, avını sararak ve sıkarak öldüren bir tür yılan (Eunectes murinus).
ANAKENTLEŞME
Bir ülkede, anakentlerin çoğalması ve alabildiğine büyümesi olayının, kentleşme deviniminin başlıca özelliği durumuna gelmesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CEP
Genellikle bir şey koymaya yarayan, giysinin belli bir yeri açılarak içine yerleştirilen astardan yapılmış parça. Trafiği kolaylaştırmak, araçların durabilmesine olanak sağlamak için yaya kaldırımları veya şehirler arası yolların kenarlarında bulunan taşıt yanaşma yeri. Otomobil yarışlarında arabalarının yarışa başladıkları nokta. Cep telefonu. Savaş alanının bir yerinde düşmanın geriletilmesiyle ortaya çıkan taktik durum, çökertme.
BOĞANAK
Sağanak, bora.
BAĞLANTI
İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki, irtibat, bağlanak. İki şey arasında ilişki sağlayan bağ. Yapılacak işle ilgili sözlü veya yazılı anlaşma, angajman.
BOZCAADA
Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri.
AVANAKÇA
Avanak gibi, avanağa yakışır bir biçimde.
ARKADAŞ
Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yâren, yoldaş. Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik.
AYVACIK
Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri. Samsun iline bağlı ilçelerden biri.
BOŞ
İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı. Yapılacak işi olmayan, işsiz. Anlamsız. Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal. Bilgisiz. Habersiz, hazırlıksız bir biçimde. Bir işe yaramayan, yararsız. Kullanıldıktan sonra içinde bir şey bulunmayan, kirli (bardak, çanak vb.).
BAYRAMİÇ
Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri.
ALLIK
Al olma durumu. Kadınların süs için yanaklarına sürdükleri al boya.
CERİDE
Gazete. Tutanak, kayıt defteri. Süvari kolu.
BACANAKLIK
Bacanak olma durumu.
BORAN
Rüzgâr, şimşek ve gök gürültüsü ile ortaya çıkan sağanak yağışlı hava olayı.
ASILSIZ
Doğru olmayan, temelsiz, köksüz, dayanaksız, yalan (haber). Uydurma.
BORANİ
Pirinçli, yumurtalı, yoğurtlu ıspanak vb. sebze yemeği.
ANSIZIN
Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.
BÖN
Budala, saf, avanak, ahmak.
AVANAKLIK
Avanak olma durumu, avanakça davranış.
BÖREK
Açılmış hamurun veya yufkanın arasına, peynir, kıyma, ıspanak vb. konularak çeşitli biçimlerde pişirilen hamur işi.
BİGA
Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri.