ANAR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "anar" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. anar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu anar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde anar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ANARŞİSTLEŞMEK

13 harfli kelimeler

ANARŞİSTLEŞME

11 harfli kelimeler

ANARŞİSTLİK

9 harfli kelimeler

ANARIBERİ

8 harfli kelimeler

ANARURAK, ANARBERİ, ANARBETİ, ANARŞİZM, ANARŞİST

7 harfli kelimeler

ANARTRİ, ANARGÜL, ANARLAK, ANARŞİT, ANARŞİK

6 harfli kelimeler

ANARUT, ANARŞİ, ANARAT

5 harfli kelimeler

ANARI, ANARU, ANARA

4 harfli kelimeler

ANAR

Bazı kelimelerin anlamları

ANAR

"Anımsar, hatırlar" anlamında kullanılan bir isim".

ANARŞİZM

Kargaşacılık.

ANARŞİSTLEŞMEK

Anarşist özelliği taşımak.

ANARBETİ

Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası. Yemiş, çerez.

ANARŞİST

Kargaşacı.

ANARTRİ

Dil tutukluğu.

ANARLAK

Az öte, az ileri.

ANARŞİSTLEŞME

Anarşistleşmek durumu.

ANARGÜL

Anımsayan, hatırlayan güzel kadın.

ANARUT

Nişasta.

ANARŞİSTLİK

Kargaşacılık.

ANARIBERİ

Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası. Sebze.

ANARBERİ

Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası. Yemiş, çerez.

ANARŞİK

Kargaşalı.

ANARURAK

Daha ileri.

ANARŞİT

Anarşist.

  -   -   -  

Anlamında ANAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ANAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BASKI

Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

ACCELERANDO

Gittikçe hızlanarak.

BASI

Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.

AÇIKÇI

Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.

AHRETLİK

Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri. Öbür dünyada karşılığı görüleceğine inanarak yapılmış olan (iş veya iyilik). Besleme kız, beslek.

AÇIKGÖZ

Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).

AKVARYUMCU

Akvaryum işiyle uğraşan kimse, akvarist. Bilim ve sanatı kullanarak akvaryum ortamında balık vb.ni besleyen kimse, akvarist.

AKILLANMAK

Karşılaşılan olayların sonuçlarından yararlanarak davranmak. Uslanmak.

AKTÜER

İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

AĞIRSAMAK

Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.

ARGOLU

İçinde argo söz bulunan. Argo kullanarak (konuşmak).

ALINMAK

Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.

BAZALT

Koyu renkli, sert bir tür yanardağ kültesi.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

AYRAN

Süt veya yoğurt yayıkta çalkalanarak yağı alındıktan sonra kalan sulu bölüm. Yoğurdun sulandırılıp çalkalanmasıyla yapılmış olan içecek.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

AYAKLANMAK

Çocuk yürümeye başlamak. Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek. Ayağa kalkıp gitmeye davranmak. Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek, başkaldırmak, isyan etmek. Uyanmak, uyanıp kalkmak.

ATICILIK

Atıcı olma durumu. Bazı ateşli silahlar kullanarak yapılmış olan spor.