Sonu ANAR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "anar" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu anar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında anar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde anar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

DOKSANAR, HASYANAR

7 harfli kelimeler

KARANAR, KAYANAR, SAKANAR

5 harfli kelimeler

MANAR, PANAR, SANAR, YANAR

4 harfli kelimeler

ANAR

Bazı kelimelerin anlamları

ANAR

"Anımsar, hatırlar" anlamında kullanılan bir isim".

PANAR

Alevli ateş.

HASYANAR

Ocak ayı.

SAKANAR

Köylerdeki ekin ambarlarının bölmelerinden her biri.

YANAR

Aralık ayı. Ocak ayı. Kibrit. Kibrit. (Tepecik Tavşanlı Kütahya). Ilıca, kaplıca. Parlayan, parıldayan. Kaplıca. Aralık ve ocak ayı.

KAYANAR

Lohusa şerbeti.

KARANAR

Samsun ili, Mezraa bucağına bağlı bir yer.

SANAR

Hafif yükselti, tepecik.

DOKSANAR

Doksan sıfatının üleştirme sayı sıfatı. Her birine doksan, her defasında doksanı bir arada olan.

MANAR

Tahta baraka. Yaylalarda peynir yapılan ve saklanan yer. Balta, nacak. Büyük yonga. Büyük yayla evi. Küçük balta. (Muğla).

  -   -   -  

Anlamında ANAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ANAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYAKLANMAK

Çocuk yürümeye başlamak. Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek. Ayağa kalkıp gitmeye davranmak. Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek, başkaldırmak, isyan etmek. Uyanmak, uyanıp kalkmak.

AYRAN

Süt veya yoğurt yayıkta çalkalanarak yağı alındıktan sonra kalan sulu bölüm. Yoğurdun sulandırılıp çalkalanmasıyla yapılmış olan içecek.

AÇIKGÖZ

Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

ARGOLU

İçinde argo söz bulunan. Argo kullanarak (konuşmak).

AKILLANMAK

Karşılaşılan olayların sonuçlarından yararlanarak davranmak. Uslanmak.

AĞIRSAMAK

Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

AKVARYUMCU

Akvaryum işiyle uğraşan kimse, akvarist. Bilim ve sanatı kullanarak akvaryum ortamında balık vb.ni besleyen kimse, akvarist.

AÇIKÇI

Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

BASI

Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.

ANARŞİSTLEŞME

Anarşistleşmek durumu.

AKTÜER

İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.

AHRETLİK

Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri. Öbür dünyada karşılığı görüleceğine inanarak yapılmış olan (iş veya iyilik). Besleme kız, beslek.

ALINMAK

Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.

ACCELERANDO

Gittikçe hızlanarak.

ANARŞİSTLEŞMEK

Anarşist özelliği taşımak.

ATICILIK

Atıcı olma durumu. Bazı ateşli silahlar kullanarak yapılmış olan spor.