Kelimeler arşivinde; içinde "anar" olan, toplam 77 tane kelime bulunuyor. İçerisinde anar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu anar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında anar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ANARŞİSTLEŞMEK
ANARŞİSTLEŞME, YANARDAĞBİLİM, ŞEYTANARABASI
YUKARIKANARA, YEDİYANARLAR, PANARTERİTİS, YABANARILARI
AŞAĞIKANARA, KANARALAMAK, PANARTRİTİS, YABANARMUDU, YANARÇIRAĞI, ANARŞİSTLİK
YABANARISI, TAVANARASI, YANARDÖNER, PANARİSYUM, KANARYALIK, HARMANARDI, DOKSANARLI
YABANARDI, ORMANARDI, KIRANARDI, KANARALIK, CANARAVAR, HASANARPA, ANARIBERİ
ANARURAK, ANARŞİST, YANARGÜN, ANARŞİZM, YANARAYI, DOKSANAR, YANARDAĞ, PLANARYA, PLANARİA, ANARBERİ, ANARBETİ, KANARALI, HASYANAR, KANARACI, AYDANARI, BELANARI, BERANARA, BERANARI
ANARŞİK, YANARSU, ANARTRİ, YANARAK, KANARYA, YANARCA, SAKANAR, ANARŞİT, KANARIG, KANARMA, ANARGÜL, KARANAR, ANARLAK, KAYANAR
ANARŞİ, ANARAT, ANARUT, YANARU, KANARE, YANARA, KANARA, GANARİ, GANARA
YANAR, MANAR, ANARU, SANAR, PANAR, ANARI, ANARA
ANAR
ANAR
"Anımsar, hatırlar" anlamında kullanılan bir isim".
PANARTERİTİS
Atardamar duvarının tüm tabakalarının yangısı.
YABANARILARI
Bitkisel ürün yağmacısı olarak büyük rol oynayan ve sokması ağrılı, rengi sarı, kahverengi ya da kızıl türleri içine alan zarkanatlılar familyası.
ANARŞİSTLEŞMEK
Anarşist özelliği taşımak.
YEDİYANARLAR
Ağustostan yedi gün önce başlayıp, yedi gün sonra biten sıcaklar.
AŞAĞIKANARA
Kırklareli ili, Kofçaz ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
YANARDAĞBİLİM
Magmanın yeryüzüne ya da yeryüzü yakınına püskürmesi olaylarıyle ve bunlara ilişkin yapı, taşoluş, deprem ve yerbilim alanlarında araştırmalar yapan bilim dalı.
YABANARISI
Birçok yiyeceklerimizi, özellikle ergin meyveleri kemirerek zarara yol açan yabanarıları familyasının örnek türü.
PANARTRİTİS
Vücuttaki tüm eklemlerin yangılanması.
ŞEYTANARABASI
Bazı bitkilerin havada uçuşan uzun ve ince tüylü tohumu.
ANARŞİSTLEŞME
Anarşistleşmek durumu.
ANARŞİSTLİK
Kargaşacılık.
YANARÇIRAĞI
Sevgili, değerli.
YABANARMUDU
Ahlat. Yazın yetişen uzunca, sarı renkli bir armut çeşidi.
KANARALAMAK
Gaz çıkarmak, yellenmek. Abartarak konuşmak.
YUKARIKANARA
Kırklareli ilinde, Kofçaz belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACCELERANDO
Gittikçe hızlanarak.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
BASKI
Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.
AHRETLİK
Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri. Öbür dünyada karşılığı görüleceğine inanarak yapılmış olan (iş veya iyilik). Besleme kız, beslek.
AKILLANMAK
Karşılaşılan olayların sonuçlarından yararlanarak davranmak. Uslanmak.
ARGOLU
İçinde argo söz bulunan. Argo kullanarak (konuşmak).
ATICILIK
Atıcı olma durumu. Bazı ateşli silahlar kullanarak yapılmış olan spor.
BAZALT
Koyu renkli, sert bir tür yanardağ kültesi.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AKTÜER
İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
AKVARYUMCU
Akvaryum işiyle uğraşan kimse, akvarist. Bilim ve sanatı kullanarak akvaryum ortamında balık vb.ni besleyen kimse, akvarist.
ALINMAK
Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
BASI
Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.
AYAKLANMAK
Çocuk yürümeye başlamak. Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek. Ayağa kalkıp gitmeye davranmak. Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek, başkaldırmak, isyan etmek. Uyanmak, uyanıp kalkmak.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
AĞIRSAMAK
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.
AYRAN
Süt veya yoğurt yayıkta çalkalanarak yağı alındıktan sonra kalan sulu bölüm. Yoğurdun sulandırılıp çalkalanmasıyla yapılmış olan içecek.