İçinde ANAR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "anar" olan, toplam 77 tane kelime bulunuyor. İçerisinde anar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu anar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında anar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ANARŞİSTLEŞMEK

13 harfli kelimeler

ANARŞİSTLEŞME, YANARDAĞBİLİM, ŞEYTANARABASI

12 harfli kelimeler

YUKARIKANARA, YEDİYANARLAR, PANARTERİTİS, YABANARILARI

11 harfli kelimeler

AŞAĞIKANARA, KANARALAMAK, PANARTRİTİS, YABANARMUDU, YANARÇIRAĞI, ANARŞİSTLİK

10 harfli kelimeler

YABANARISI, TAVANARASI, YANARDÖNER, PANARİSYUM, KANARYALIK, HARMANARDI, DOKSANARLI

9 harfli kelimeler

YABANARDI, ORMANARDI, KIRANARDI, KANARALIK, CANARAVAR, HASANARPA, ANARIBERİ

8 harfli kelimeler

ANARURAK, ANARŞİST, YANARGÜN, ANARŞİZM, YANARAYI, DOKSANAR, YANARDAĞ, PLANARYA, PLANARİA, ANARBERİ, ANARBETİ, KANARALI, HASYANAR, KANARACI, AYDANARI, BELANARI, BERANARA, BERANARI

7 harfli kelimeler

ANARŞİK, YANARSU, ANARTRİ, YANARAK, KANARYA, YANARCA, SAKANAR, ANARŞİT, KANARIG, KANARMA, ANARGÜL, KARANAR, ANARLAK, KAYANAR

6 harfli kelimeler

ANARŞİ, ANARAT, ANARUT, YANARU, KANARE, YANARA, KANARA, GANARİ, GANARA

5 harfli kelimeler

YANAR, MANAR, ANARU, SANAR, PANAR, ANARI, ANARA

4 harfli kelimeler

ANAR

Bazı kelimelerin anlamları

ANAR

"Anımsar, hatırlar" anlamında kullanılan bir isim".

PANARTERİTİS

Atardamar duvarının tüm tabakalarının yangısı.

YABANARILARI

Bitkisel ürün yağmacısı olarak büyük rol oynayan ve sokması ağrılı, rengi sarı, kahverengi ya da kızıl türleri içine alan zarkanatlılar familyası.

ANARŞİSTLEŞMEK

Anarşist özelliği taşımak.

YEDİYANARLAR

Ağustostan yedi gün önce başlayıp, yedi gün sonra biten sıcaklar.

AŞAĞIKANARA

Kırklareli ili, Kofçaz ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

YANARDAĞBİLİM

Magmanın yeryüzüne ya da yeryüzü yakınına püskürmesi olaylarıyle ve bunlara ilişkin yapı, taşoluş, deprem ve yerbilim alanlarında araştırmalar yapan bilim dalı.

YABANARISI

Birçok yiyeceklerimizi, özellikle ergin meyveleri kemirerek zarara yol açan yabanarıları familyasının örnek türü.

PANARTRİTİS

Vücuttaki tüm eklemlerin yangılanması.

ŞEYTANARABASI

Bazı bitkilerin havada uçuşan uzun ve ince tüylü tohumu.

ANARŞİSTLEŞME

Anarşistleşmek durumu.

ANARŞİSTLİK

Kargaşacılık.

YANARÇIRAĞI

Sevgili, değerli.

YABANARMUDU

Ahlat. Yazın yetişen uzunca, sarı renkli bir armut çeşidi.

KANARALAMAK

Gaz çıkarmak, yellenmek. Abartarak konuşmak.

YUKARIKANARA

Kırklareli ilinde, Kofçaz belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında ANAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ANAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACCELERANDO

Gittikçe hızlanarak.

AÇIKGÖZ

Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).

BASKI

Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

AHRETLİK

Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri. Öbür dünyada karşılığı görüleceğine inanarak yapılmış olan (iş veya iyilik). Besleme kız, beslek.

AKILLANMAK

Karşılaşılan olayların sonuçlarından yararlanarak davranmak. Uslanmak.

ARGOLU

İçinde argo söz bulunan. Argo kullanarak (konuşmak).

ATICILIK

Atıcı olma durumu. Bazı ateşli silahlar kullanarak yapılmış olan spor.

BAZALT

Koyu renkli, sert bir tür yanardağ kültesi.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

AKTÜER

İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

AKVARYUMCU

Akvaryum işiyle uğraşan kimse, akvarist. Bilim ve sanatı kullanarak akvaryum ortamında balık vb.ni besleyen kimse, akvarist.

ALINMAK

Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

BASI

Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.

AYAKLANMAK

Çocuk yürümeye başlamak. Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek. Ayağa kalkıp gitmeye davranmak. Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek, başkaldırmak, isyan etmek. Uyanmak, uyanıp kalkmak.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

AÇIKÇI

Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.

AĞIRSAMAK

Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.

AYRAN

Süt veya yoğurt yayıkta çalkalanarak yağı alındıktan sonra kalan sulu bölüm. Yoğurdun sulandırılıp çalkalanmasıyla yapılmış olan içecek.