Sonu ADAR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "adar" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. Sonu adar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında adar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde adar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

BAŞÇUHADAR

9 harfli kelimeler

GİLAVADAR, TELERADAR

8 harfli kelimeler

ALAKADAR

7 harfli kelimeler

CAMADAR, YAĞADAR, GOMADAR, ÇUHADAR, BİLADAR, ZİYADAR, KASADAR, KAFADAR, HAVADAR

6 harfli kelimeler

OĞADAR, ONADAR

5 harfli kelimeler

BADAR, RADAR, ÇADAR, GADAR, KADAR, HADAR, NADAR, PADAR, SADAR

4 harfli kelimeler

ADAR

Bazı kelimelerin anlamları

ADAR

Olgunluk, erginlik. Müddet, mühlet, zaman: Bizim paranın adarı doldu. Taraftar, omuzdaş: Adarlarını al, karşıma çık. Mart ayı. Erginlik, olgunluk. Süre, zaman. Arkadaş, taraftar, omuzdaş, yandaş.

YAĞADAR

Sürekli yağmurlu, yağışlı. Yağışlı, sürekli yağmurlu.

ZİYADAR

Işıklı.

KASADAR

Ticari kuruluşlarda kasada oturarak para alıp veren kimse.

ALAKADAR

İlgili.

HAVADAR

Havası bol, temiz olan (yer), yeleken, yeleç.

ONADAR

O denli.

KAFADAR

Görüş ve anlayışları birbirine uyan kimselerden her biri, kafadaş, kafa dengi, büzüktaş.

BAŞÇUHADAR

Osmanlı sarayında padişahın hizmetinde bulunan çuhadarların başı olan ve padişahın at gezilerinde atın sağında yürüyen görevli.

GOMADAR

Kumandan, komutan.

CAMADAR

Tellâk.

BİLADAR

Birader.

TELERADAR

Televizyon aracılığıyla radar görüntüsü alma işi.

GİLAVADAR

Üzüm çubuklarını yüksekte tutmak için yapılan ağaç iskele.

ÇUHADAR

Osmanlı Devleti'nde padişahın hizmetinde bulunan sarayın büyük memurlarından her biri. Sarayın haseki odasındaki en yüksek dört ağadan, başlıca görevleri törenlerde atla padişahın ardından giderek yağmurluğunu taşımak, halka para dağıtmak; padişahın kaftan ve börklerine bakmak, bulunmadığı zaman silahtara vekillik etmek olan üçüncüsünün sanı. Vezir ve öteki büyük orun sahiplerinin konak dışı işlerini yapan görevliler. Resmi dairelerde ayak hizmeti gören çuha giysili kimseler.

OĞADAR

O denli.

  -   -   -  

Anlamında ADAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ADAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇIMLAMAK

Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.

ARŞINLIK

Arşın ölçüsünde, arşın kadar.

AN

Zamanın bölünemeyecek kadar kısa olan parçası, lahza, dakika. Zihin. İki tarla arasındaki sınır.

AKKOR

Işık saçacak beyazlığa varıncaya kadar ısıtılmış olan.

AMORTİ

Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.

ASTSUBAY

Silahlı Kuvvetler Yasası'na göre astsubay meslek yüksekokullarında yetişerek Silahlı Kuvvetlere katılan astsubay çavuştan astsubay kıdemli başçavuşa kadar rütbesi olan asker, gedikli.

ASINTI

Bir işi hemen yapmayıp bekleterek geri bırakma, tehir, tavik. Sırnaşan, tebelleş olan kimse. Birini tedirgin edecek kadar üzerine düşme.

ARAPSAÇI

Küçük, yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan, uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi. Çözümlenemeyecek kadar karışık durum. Bir yerleşim planında genel olarak yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılmış olan bir tür tarama biçimi.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

ARIŞ

Kolun dirsekten parmaklara kadar olan bölümü. Çözgü.

AYDINLANMA

Aydınlanmak işi ya da durumu. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinme, tenevvür. Bir yüzeyin, karşısına konulan eşit ışık kaynaklarının sayısı ile orantılı olarak aydınlık görünmesi.

ATARAKSİYA

Hiçbir heyecan veya zihin etkisiyle uyarılmayan ruh dinginliği, acıya olduğu kadar kıvanca karşı da ilgisizlik.

ANCA

O kadar. Ancak. Böylece, bu biçimde.

ASKER

Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi ya da ödevi. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.

ASILMAK

Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.

AY

Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme veya sevinç anlatan bir söz. Dünya'nın uydusu olan gök cismi, kamer, mah, meh. Yılın on iki bölümünden her biri. Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre. Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

ANALIK

Anne olma durumu. Üvey ana. Anne yerini tutan veya anne kadar yakınlık gösteren kadın. Anaca davranış. Anne olma duygusu.

ATIK

Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.

AYDIN

Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı). Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.