Sonu ADAŞ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "adaş" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. Sonu adaş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında adaş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde adaş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

MANKADAŞ, GUSSADAŞ, AĞADADAŞ

7 harfli kelimeler

ARKADAŞ, TAYADAŞ, SABADAŞ, GIRADAŞ, ARHADAŞ, ARGADAŞ, KAFADAŞ

6 harfli kelimeler

AKADAŞ, AGADAŞ

5 harfli kelimeler

BADAŞ, GADAŞ, KADAŞ, DADAŞ, SADAŞ

4 harfli kelimeler

ADAŞ

Bazı kelimelerin anlamları

ADAŞ

Adları aynı olanlardan her biri.

AĞADADAŞ

Ağabey, büyük erkek kardeş.

GUSSADAŞ

Dert ortağı.

ARHADAŞ

Arkadaş. Arkadaş, karşılığı argadaş. Arkadaş, bk. ârhadaş. Arkadaş, ahbap.

BADAŞ

Arkadaş, okul arkadaşı, bir arada bulunan, birlikte iş yapan insanlar, ortak.

MANKADAŞ

Manka arkadaşı.

SABADAŞ

Arkadaş.

AKADAŞ

Arkadaş, bk. âgıdeş, âkıdeş, arkıdeş, arhadaş.

AGADAŞ

Büyük ağabey. Arkadaş.

GIRADAŞ

Köy adı (büyük gıradaş, küçük gıradaş).

TAYADAŞ

Eş, denk, yaşıt.

KAFADAŞ

Kafadar.

ARKADAŞ

Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yâren, yoldaş. Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik.

KADAŞ

Kardeş. Takma ad, lakap.

ARGADAŞ

Arkadaş, karşılığı arhadaş.

GADAŞ

Kardeş. Arkadaş. Kardeş, bk. gâdeş.

  -   -   -  

Anlamında ADAŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ADAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DUBLAJ

Seslendirme. Voleybolda blok yapan arkadaşının arkasında bıraktığı boşluğu doldurma. Yabancı dildeki filmlerin başka bir dile çevrilmesi işi.

ADAŞLIK

Adaş olma, aynı adı taşıma durumu.

KAFADAR

Görüş ve anlayışları birbirine uyan kimselerden her biri, kafadaş, kafa dengi, büzüktaş.

GÖTÜRMEK

Taşımak, ulaştırmak ya da koymak. Öldürmek. Herhangi bir yiyeceği tek başına ve hızlı bir biçimde yemek. Dayanmak, katlanmak, tahammül etmek. Kaybolmasına, yok olmasına yol açmak. Tümüyle sahip olmak. Yerinden ayırıp uzağa atmak veya yok etmek. Haksız kazanç sağlamak, mal veya para sahibi olmak. Bir sonuca vardırmak. Birinin yanında yürüyüp ona bir yere kadar arkadaşlık etmek. Bir kimseyi bir yere kadar yanında yürütmek.

KOLDAŞLIK

İş arkadaşlığı.

KAVALYE

Kadına, dansta eş olan veya bir yerde, toplantıda arkadaşlık eden erkek. Kibar erkek.

GÖRMEK

Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek. Çok değer vermek. Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak. Karşılaşmak, rastlaşmak. Bir işleme uğramak. Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak. Yanına gidip konuşmak. Gezmek. Almak. Anlamak, kavramak, sezmek. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek. Ziyaret etmek. Saymak, herhangi bir şey gibi görmek. Vermek. Bir şeye erişmek. Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak. Sahne olmak, geçirmek. Yapmak, etmek. Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak.

ARKADAŞLIK

Arkadaş olma durumu, arkadaşa yakışır davranış, omuzdaşlık, ünsiyet.

ARKADAŞÇA

Arkadaş olarak. İçtenlikle, dostça.

ELEBAŞI

Kötü, olumsuz iş veya hareketlerde önder olan kimse, sergerde. Oyunda arkadaşlarına baş olan çocuk.

BİRADER

Erkek kardeş. "Ey dost, arkadaş" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Masonların birbirlerine verdikleri ad.

ALIŞKANLIK

Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.

BAĞDAŞMAK

Anlaşmak, uzlaşmak, uymak, imtizaç etmek. Bağdaş kurup oturmak. Çocuk oyunlarında arkadaş olmak.

CİLVELEŞMEK

Karşılıklı cilve yapmak. Birbirine çok yakın arkadaşmış gibi takılmak.

İHVAN

Yakın dostlar, arkadaşlar. Aynı okul veya tarikattan olan kimseler.

BACANAK

Eşleri kardeş olan erkeklerin birbirine göre durumu. Dost, arkadaş.

DADAŞLIK

Dadaş olma durumu.

CENTİLMEN

İyi arkadaşlık eden, saygılı, görgülü, kibar (erkek).

DOST

Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi anlaşılan kimse, düşman karşıtı. Sahibine sevgi gösteren hayvan. İyi geçinen, aralarında iyi ilişki bulunan. Erkek veya kadının evlilik dışı ilişki kurduğu kimse, zamazingo. Bir şeye aşırı ilgi duyan, koruyan kimse.

KOLDAŞ

İş arkadaşı.