Kelimeler arşivi içinde; başında "zine" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. zine ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu zine ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde zine olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ZİNE
Yaramaz, şımarık çocuk. Merdiven. Az ıslak toprak.
ZİNET
Arapça kökenli zinet: ziynet. Süs, bezek.
ZİNEL
Taze ağaç dallarından bükülerek yapılan zincir.
ZİNEB
Zeynep.
ZİNEBİT
Sarı çiçekli, yapışkan yapraklı, genellikle deniz kıyılarında biten, kötü kokulu bir ot.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZİNE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PİKOLO
Büyüklüğü 5 milimetreden küçük fındık içi. Normal bir flütün bir oktav tizine ayarlanmış küçük flüt.
GROSA
On iki düzine.
ENDERUN
Saraylarda harem ve hazine dairelerinin bulunduğu yer. Devlet görevlilerini yetiştiren okul. Büyük sarayların iç bölümü.
ÇEŞME
Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı, pınar. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.
SÜVARİLİK
Süvari olma durumu. Pantolonun dizine ve arkasına konulan parça.
AKÇAKEÇİLİ
Çanakkale ilinde, Ezine ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
BENZİNLEMEK
Benzin dökerek yakmak. Bir nesneyi benzine bulamak.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
ALTILIK
Altısı bir arada, altı taneden oluşmuş. Düzinenin yarısı. Altı tane alabilen.
HAZİNEDAR
Bir hazineyi bekleyen, yöneten kimse.
KESİM
Kesme işi. Pazarlık, anlaşma. Boy bos, endam. Bölüm, parça, kısım, sektör. Hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel karşılığı keseneğe verilmesi, mukataa. Kesme zamanı. İşaretlenmiş belli yer. Bölge. Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim verme işi, fason.
DALAK
Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ. Omurgalı hayvanlarda lenf bezine benzeyen ve kan damarları çok olan bir organ. Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri. Bal peteği.
HAZİNEDARLIK
Hazinedarın yaptığı iş.
ALEMŞAH
Hükümdar nişanı. Tüm dünyanın hükümdarı. Çanakkale kenti, Ezine belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
AYDINCA
Aydına yaraşır bir biçimde. Amasya ilinde, Ezinepazarı bucağına bağlı bir bölge. Batman ilinde, Gercüş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Tokat şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
AŞAR
Tarım ürünlerinden alınan onda bir oranındaki vergiler. Ondalık. Boyanacak iplik veya kumaşı asıl rengine boyamadan önce başka renge boyama. Yıkanacak çamaşırları önceden küllü suda bekletme. Aşağı, aşağıya. Toprak mahsullerinden hazine için alınan onda bir nispetindeki vergi. Türkiye'de 1925 yılına kadar tarımsal ürünün onda biri oranında ayni olarak alınan vergi. karşılığı ayni vergi.
FİSKAL
Hazineye ilişkin. Vergiye ilişkin.
DAKTİLOSKOPİ
Parmak izine dayanarak kimlik belirleme yöntemi.
HAZNE
Hazine. Döl yatağı. Bir şeyin toplandığı, biriktirildiği yer, depo.
BEYTÜLMAL
Devletin hazinesi.