Kelimeler arşivi içinde; başında "yağa" olan, toplam 42 adet kelime bulunmaktadır. yağa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yağa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yağa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YAĞADILANMAK
YAĞARDILLIK
YAĞABİLMEK, YAĞANNAMAK, YAĞANDIRIK
YAĞABİLME, YAĞANAKLI
YAĞAZLIK, YAĞAZINA, YAĞAŞLIK, YAĞARSAK, YAĞARLIK, YAĞARDIÇ, YAĞANMAK, YAĞALMAK, YAĞADILI
YAĞALTI, YAĞAŞAK, YAĞARTI, YAĞADAR, YAĞARNI, YAĞARLI, YAĞARIN, YAĞADIR, YAĞARAK, YAĞANNI, YAĞAĞAN, YAĞALAK, YAĞANAK, YAĞALUR
YAĞADI, YAĞADA, YAĞAŞI
YAĞAN, YAĞAÇ, YAĞAZ, YAĞAŞ, YAĞAS, YAĞAR, YAĞAL, YAĞAK
YAĞA
YAĞA
Boş gezen.
YAĞADILANMAK
Yağ bulaşığı olmak, yağlı kir birikmek. Yağlı, kirli hale gelmek.
YAĞAZLIK
Terslik, huysuzluk.
YAĞANAKLI
Şiddetli, sağanaklı.
YAĞARSAK
Sığırlarda görülen bir hastalık.
YAĞANNAMAK
Yapmayı tasarladığı davranışı orda burda söylemek, atıp tutmak.
YAĞARDIÇ
Güzel kokulu, yağlı bir ardıç çeşidi.
YAĞABİLME
Yağabilmek işi.
YAĞAŞLIK
Sürekli yağmurlu, yağışlı.
YAĞAZINA
Tersine.
YAĞALMAK
Yanılmak, kandırılmak: Senin sözlerin beni yağalttı; yoksa o tarlayı satmazdım. Yanılmak.
YAĞANDIRIK
Kağnıda, boyunduruğu oka tutturan kayış parçası.
YAĞABİLMEK
Yağma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAĞARLIK
Sürekli yağmurlu, yağışlı.
YAĞARDILLIK
Sürekli yağmurlu, yağışlı.
YAĞANMAK
Yapmayı tasarladığı kötülüğü şurda burda söylemek, atıp tutmak. Dalkavukluk yapmak. Kin bağlamak, düşmanlık duymak, husumet beslemek. Horozlanmak, kafa tutmak, atıp tutmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAĞA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KARGIN
Eriyen karların oluşturduğu akarsu. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. Marangozlukta kullanılan bir tür büyük rende. Karla karışık yağan yağmur.
ÇORAP
Pamuk, yün vb.nden örülen, ayağa giyilen giyecek.
DİNELMEK
Ayakta durmak. Ayağa kalkmak, dik durmak. Karşı koymak, kafa tutmak.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
AHMAKISLATAN
Yavaş yavaş ve ince ince yağan yağmur, çisenti.
AYAKLANMAK
Çocuk yürümeye başlamak. Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek. Ayağa kalkıp gitmeye davranmak. Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek, başkaldırmak, isyan etmek. Uyanmak, uyanıp kalkmak.
GEZMEK
Hava alma, hoş vakit geçirme vb. amaçlarla bir yere gitmek, seyran etmek. Bir yerde dolaşmak, yürümek. Hasta ayağa kalkmak. Herhangi bir biçimde gezinmek. Bulunmak. Bir yerde gezi yapmak. Gitmek, başvurmak. Bir yeri görüp incelemek.
BULGUR
Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday. Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru.
EBEBULGURU
Bulgur iriliğinde yağan kar.
GRANÜLİT
Kuvars, feldspat, granit, Moskof camı vb. maddelerden birleşmiş billur kayağan taş kütlesi.
KAYPAK
Kayağan, kaygan. Dönek.
AYAKTA
Ayağa kalkmış durumda. Telaşlı, heyecanlı bir biçimde.
BALATA
Soğuk ve sıcakta büyük bir sürtünme katsayısına sahip olan, suya ve yağa dayanıklı, yavaş aşınan madde. Motorlu araçlarda fren yapmayı sağlayan, tekerlek mili üzerine yerleştirilmiş yarım ay biçimindeki alet.
İPTİZAL
Bayağılaşma, ayağa düşme. Bir şeyi sürekli olarak kullanma.
KARLI
Üstünde kar bulunan. Kar yağan.
ARDUVAZ
Kayağan taş.
KAYAĞANLIK
Kayağan olma durumu.
KAYAK
Kar, su veya çim üzerinde kaymak için ayağa takılan araç, ski. Bu aracı kullanarak yapılmış olan spor.
ÇİSENTİ
Toza benzer biçimde ince ince yağan şey.
İKAME
Yerine koyma, yerine kullanma. Ortaya koyma. Ayağa kaldırma, ayakta durdurma. Yerine konulan, yerine geçen.