YAĞA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yağa" olan, toplam 42 adet kelime bulunmaktadır. yağa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yağa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yağa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

YAĞADILANMAK

11 harfli kelimeler

YAĞARDILLIK

10 harfli kelimeler

YAĞABİLMEK, YAĞANNAMAK, YAĞANDIRIK

9 harfli kelimeler

YAĞABİLME, YAĞANAKLI

8 harfli kelimeler

YAĞAZLIK, YAĞAZINA, YAĞAŞLIK, YAĞARSAK, YAĞARLIK, YAĞARDIÇ, YAĞANMAK, YAĞALMAK, YAĞADILI

7 harfli kelimeler

YAĞALTI, YAĞAŞAK, YAĞARTI, YAĞADAR, YAĞARNI, YAĞARLI, YAĞARIN, YAĞADIR, YAĞARAK, YAĞANNI, YAĞAĞAN, YAĞALAK, YAĞANAK, YAĞALUR

6 harfli kelimeler

YAĞADI, YAĞADA, YAĞAŞI

5 harfli kelimeler

YAĞAN, YAĞAÇ, YAĞAZ, YAĞAŞ, YAĞAS, YAĞAR, YAĞAL, YAĞAK

4 harfli kelimeler

YAĞA

Bazı kelimelerin anlamları

YAĞA

Boş gezen.

YAĞADILANMAK

Yağ bulaşığı olmak, yağlı kir birikmek. Yağlı, kirli hale gelmek.

YAĞAZLIK

Terslik, huysuzluk.

YAĞANAKLI

Şiddetli, sağanaklı.

YAĞARSAK

Sığırlarda görülen bir hastalık.

YAĞANNAMAK

Yapmayı tasarladığı davranışı orda burda söylemek, atıp tutmak.

YAĞARDIÇ

Güzel kokulu, yağlı bir ardıç çeşidi.

YAĞABİLME

Yağabilmek işi.

YAĞAŞLIK

Sürekli yağmurlu, yağışlı.

YAĞAZINA

Tersine.

YAĞALMAK

Yanılmak, kandırılmak: Senin sözlerin beni yağalttı; yoksa o tarlayı satmazdım. Yanılmak.

YAĞANDIRIK

Kağnıda, boyunduruğu oka tutturan kayış parçası.

YAĞABİLMEK

Yağma imkânı veya olasılığı bulunmak.

YAĞARLIK

Sürekli yağmurlu, yağışlı.

YAĞARDILLIK

Sürekli yağmurlu, yağışlı.

YAĞANMAK

Yapmayı tasarladığı kötülüğü şurda burda söylemek, atıp tutmak. Dalkavukluk yapmak. Kin bağlamak, düşmanlık duymak, husumet beslemek. Horozlanmak, kafa tutmak, atıp tutmak.

  -   -   -  

Anlamında YAĞA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAĞA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KARGIN

Eriyen karların oluşturduğu akarsu. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. Marangozlukta kullanılan bir tür büyük rende. Karla karışık yağan yağmur.

ÇORAP

Pamuk, yün vb.nden örülen, ayağa giyilen giyecek.

DİNELMEK

Ayakta durmak. Ayağa kalkmak, dik durmak. Karşı koymak, kafa tutmak.

ADIMSAYAR

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.

AHMAKISLATAN

Yavaş yavaş ve ince ince yağan yağmur, çisenti.

AYAKLANMAK

Çocuk yürümeye başlamak. Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek. Ayağa kalkıp gitmeye davranmak. Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek, başkaldırmak, isyan etmek. Uyanmak, uyanıp kalkmak.

GEZMEK

Hava alma, hoş vakit geçirme vb. amaçlarla bir yere gitmek, seyran etmek. Bir yerde dolaşmak, yürümek. Hasta ayağa kalkmak. Herhangi bir biçimde gezinmek. Bulunmak. Bir yerde gezi yapmak. Gitmek, başvurmak. Bir yeri görüp incelemek.

BULGUR

Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday. Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru.

EBEBULGURU

Bulgur iriliğinde yağan kar.

GRANÜLİT

Kuvars, feldspat, granit, Moskof camı vb. maddelerden birleşmiş billur kayağan taş kütlesi.

KAYPAK

Kayağan, kaygan. Dönek.

AYAKTA

Ayağa kalkmış durumda. Telaşlı, heyecanlı bir biçimde.

BALATA

Soğuk ve sıcakta büyük bir sürtünme katsayısına sahip olan, suya ve yağa dayanıklı, yavaş aşınan madde. Motorlu araçlarda fren yapmayı sağlayan, tekerlek mili üzerine yerleştirilmiş yarım ay biçimindeki alet.

İPTİZAL

Bayağılaşma, ayağa düşme. Bir şeyi sürekli olarak kullanma.

KARLI

Üstünde kar bulunan. Kar yağan.

ARDUVAZ

Kayağan taş.

KAYAĞANLIK

Kayağan olma durumu.

KAYAK

Kar, su veya çim üzerinde kaymak için ayağa takılan araç, ski. Bu aracı kullanarak yapılmış olan spor.

ÇİSENTİ

Toza benzer biçimde ince ince yağan şey.

İKAME

Yerine koyma, yerine kullanma. Ortaya koyma. Ayağa kaldırma, ayakta durdurma. Yerine konulan, yerine geçen.