Kelimeler arşivi içinde; başında "vat" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. vat ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu vat ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde vat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
VATANLANDURMAK, VATANLAŞTIRMAK, VATANPERVERLİK
VATANSEVERLİK, VATANLAŞTIRMA
VATANSIZLIK, VATANDAŞLIK, VATANPERVER
VATANSEVER
VATANBEZİ
VATANDAŞ, VATANSIZ
VATTİRİ, VATSAAT, VATANER
VATVAT, VATMAN, VATLIK, VATANİ
VATKA, VATOZ, VATAN
VATI, VATO
VAT
VAT
Saniyede bir jullük iş yapan bir motorun güç birimi.
VATANDAŞ
Yurttaş.
VATANER
Vatanın evladı.
VATANLAŞTIRMA
Vatanlaştırmak işi.
VATANLAŞTIRMAK
Vatan durumuna getirmek.
VATTİRİ
Yeğni huylu, gürültücü (kişi).
VATANDAŞLIK
Yurttaşlık.
VATANSEVER
Yurtsever.
VATANPERVER
Yurtsever.
VATANBEZİ
Yemenicilerin kullandıkları küçük yastık.
VATANPERVERLİK
Yurtseverlik.
VATANSIZ
Vatanı olmayan, haymatlos.
VATANLANDURMAK
Yurtlandırmak, yerleştirmek.
VATANSEVERLİK
Yurtseverlik.
VATSAAT
Gücü bir vat olan bir makinenin bir saatte yapacağı iş.
VATANSIZLIK
Vatansız olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde VAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CIVATALAMA
Cıvatalamak işi.
ÇİMENTOLATMAK
Çimento ile sıvatmak, çimento karışımı malzeme ile yaptırmak.
ENLEM
Yer yuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen paralel ile Ekvator arasındaki yay parçasının açısal değeri, arz derecesi.
EŞİTSİZLİK
İki veya daha çok şeyin eşit olmaması durumu, müsavatsızlık.
ALYAN
Cıvataları çıkarıp takmaya yarayan, altıgen kesitli, L biçiminde alet.
BALKANLAR
Hırvatistan, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Slovenya, Arnavutluk, Makedonya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve Trakya'yı içine alan bölge.
ALÇILATMAK
Alçı ile kapattırmak, sıvatmak.
EKVATORAL
Gök cisimlerinin sağ açıklık ve dik açıklıklarını temel alan kurgu. Ekvator'la ilgili, eşleksel.
EŞLEKSEL
Ekvatoral.
EŞİTLİK
İki veya daha çok şeyin eşit olması durumu, denklik, müsavilik, müsavat, muadelet. Bedensel, ruhsal başkalıkları ne olursa olsun, insanlar arasında toplumsal ve siyasi haklar yönünden ayrım bulunmaması durumu. Kanunlar yönünden insanlar arasında ayrım bulunmaması durumu.
EŞİTÇİLİK
İnsanların özellikle hukuk, siyaset ve ekonomi bakımlarından eşitliğini isteyen öğretilerin genel adı, müsavatçılık.
ANGARYA
Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.
ALMANCI
Almanya yanlısı olan kimse. Avrupa'da genellikle de Almanya'da çalışan Türk vatandaşı.
CIVATALAMAK
Cıvata ile tutturmak.
DÜZEN
Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.
DENKLİK
Denk olma durumu, eşitlik, müsavat, akreditasyon.
BAN
Osmanlı Devleti'nde Macaristan ve Hırvatistan'da sancak beylerine ve küçük prenslere verilen unvan.
DÖNENCE
Yerküre üzerinde, güneş ışınlarının yılda iki kez dik açı ile geldiği, sıcak kuşağın kuzey ve güney sınırlarını oluşturan ve Ekvator'un 23° 27' kuzey ve güneyinden geçtiği varsayılan iki çemberden her biri, tropika.
GAF
Yersiz, beceriksiz, zamansız söz veya davranış, patavatsızlık, pot.
ÇAMURLATMAK
Çamur sürdürmek, çamurla sıvatmak.