Sonu TAS ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tas" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tas ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tas olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tas olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

EKSTREMİTAS, TUBEROSİTAS

10 harfli kelimeler

DUPLİKİTAS

9 harfli kelimeler

KATKATTAS

8 harfli kelimeler

VASİSTAS, GAYIHTAS, PUBERTAS

7 harfli kelimeler

AVUSTAS, KAVİTAS

6 harfli kelimeler

KISTAS, KOLTAS

5 harfli kelimeler

POTAS, FİTAS, PATAS

3 harfli kelimeler

TAS

Bazı kelimelerin anlamları

TAS

Genellikle içine sulu şeyler konulan metal vb.nden yapılmış kap. Bu kabın alacağı miktarda olan. Başa giyilen metal koruyucu.

KOLTAS

Uzun saplı ve büyük bir çeşit tas. Saplı büyük tas.

KAVİTAS

Oyuk, boşluk, kavite.

KISTAS

Ölçüt.

AVUSTAS

Ağustos ayı.

PUBERTAS

Ergenlik.

FİTAS

Kadınların başlarına örttükleri yazma.

EKSTREMİTAS

Kol-bacak, taraf, uç, en dış uç.

GAYIHTAS

Kayık biçiminde bakır tas.

PATAS

Avuç.

POTAS

Potasyum birleşiklerine verilen genel ad.

KATKATTAS

Sefertası.

DUPLİKİTAS

Çift olma, iki misli bulunma.

TUBEROSİTAS

Çıkıntılı olan, tümsekli olan, tümsekleri çok olan, pürüzlü kemik çıkıntısı.

VASİSTAS

Pencere veya kapının üst yanında bulunan ve oda havasının değiştirilmesine yarayan, açılır kapanır bölüm.

  -   -   -  

Anlamında TAS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TAS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARAÇSIZ

Doğrudan doğruya yapılmış olan veya olan, vasıtasız, bilavasıta. Araç olmaksızın, vasıtasız bir biçimde, bilavasıta, doğrudan doğruya.

ARACILIĞIYLA

-le bağlantı kurularak, -nın yardımıyla, vasıtasıyla, eliyle, yoluyla, marifetiyle, tarafından.

ARTIRIM

Bir şeyi idareli harcayarak onun bir bölümünü artırma işi, tasarruf. Müzayedede artırma.

ANADOLU

Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Rum.

ALKOL

Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.

ANLAM

Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

ASTASIM

Öncüllerinden biri önceki tasımın vargısı durumunda olan bir ek tasım.

ABANOZ

Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.

AKBALIK

Sazangillerden, eti kılçıklı, yumurtası ile tarama yapılmış olan bir balık (Leuciscus). Akya balığı.

AĞIRŞAK

Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).

AKÇAAĞAÇ

Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç, isfendan (Acer).

ACEM

Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.

ARITMAK

Temizlemek, temiz duruma getirmek, paklamak. Katışıksız duruma getirmek, tasfiye etmek.

AĞRISIZ

Ağrısı olmayan. Dertsiz, tasasız. Ağrı olmaksızın.

AÇIMLAMAK

Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

APSİS

Yönlü bir eksen üzerinde bir noktanın, başlangıç noktasına olan uzaklığının cebirsel değeri. Koordinat.

ARTIRMAK

Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.

ARITIMEVİ

Şeker, petrol vb. maddelerin arıtıldığı yer, tasfiyehane, rafineri.