SOL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sol" olan, toplam 130 adet kelime bulunmaktadır. sol ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sol ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sol olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

SOLUCANYILANLARI, SOLUKBURGUMSULAR

14 harfli kelimeler

SOLUKLANDIRMAK

13 harfli kelimeler

SOLLAYABİLMEK, SOLUKLANDIRMA, SOLUKSUZLAŞMA

12 harfli kelimeler

SOLARİZASYON, SOLGUNLAŞMAK, SOLLAYABİLME, SOLUKBURGUCA, SOLUYABİLMEK

11 harfli kelimeler

SOLAKDEMİRİ, SOLGARİPLER, SOLGUNLAŞMA, SOLMAZGÜZEL, SOLUKLANMAK, SOLUKLAŞMAK, SOLUKSUZLUK, SOLUYABİLME

10 harfli kelimeler

SOLAKLAMAK, SOLAKUŞAĞI, SOLİDARİST, SOLİDARİZM, SOLİTARYUS, SOLUCANLAR, SOLUCANOTU, SOLUGANLIK, SOLUĞANLAR, SOLUĞANLIK, SOLUKLAMAK, SOLUKLANMA, SOLUKLAŞMA, SOLUKSUZAT

9 harfli kelimeler

SOLAKAŞIK, SOLAKBAŞI, SOLAKLAMA, SOLDURMAK, SOLENOFAJ, SOLENOSİT, SOLGUNLUK, SOLİPSİZM, SOLİSTLİK, SOLOCULUK, SOLUKLAMA

8 harfli kelimeler

SOLAKKÖY, SOLAKLAR, SOLAKLIK, SOLARYUM, SOLCULUK, SOLDURMA, SOLKİLİT, SOLLAMAK, SOLLAYIŞ, SOLUHLUH, SOLUKGAN, SOLUKLUK, SOLUKSUZ, SOLUNCAN, SOLUNGAÇ, SOLUNMAK, SOLURGAN, SOLUSYON, SOLUTGAN, SOLUTMAK, SOLÜSYON, SOLVOLİZ

7 harfli kelimeler

SOLAĞAN, SOLAKGA, SOLAKLI, SOLAMAK, SOLANGA, SOLANİN, SOLARİS, SOLEMEK, SOLİTER, SOLKAPI, SOLLAMA, SOLOGAN, SOLOİNG, SOLUCAN, SOLUGAN, SOLUĞAN, SOLUKLU, SOLUMAK, SOLUMAZ, SOLUNMA, SOLUNUM, SOLUTMA, SOLUYUŞ, SOLÜMEK, SOLVENT

6 harfli kelimeler

SOLAMA, SOLAPA, SOLATA, SOLDAN, SOLDİÇ, SOLDUŞ, SOLFEJ, SOLGAZ, SOLGUN, SOLHAN, SOLHUM, SOLHUN, SOLİST, SOLLUK, SOLMAK, SOLMAZ, SOLOCU, SOLUMA

5 harfli kelimeler

SOLAF, SOLAH, SOLAK, SOLAR, SOLAZ, SOLCU, SOLEÇ, SOLGU, SOLİÇ, SOLİD, SOLİK, SOLKU, SOLMA, SOLUH, SOLUK, SOLUM, SOLUŞ

4 harfli kelimeler

SOLA, SOLE, SOLO

3 harfli kelimeler

SOL

Bazı kelimelerin anlamları

SOL

Vücutta kalbin bulunduğu tarafta olan, sağ karşıtı. Gam dizisinde fa ile la arasındaki ses. Sosyalizme yakın görüşte olan grup. Boksta sol yumrukla vuruş. Bu taraftaki yön. Peru para birimi. Bu sesi gösteren nota işareti.

SOLUCANYILANLARI

(Opoterodonta), Omurgalı hayvanlardan sürüngenler (Reptilia) sınıfının pullu-sürüngenler (Squamata) takımının yılanlar (Ophidia) alt-takımına giren bir bölümü. Ağızları dardır. Kuyrukları kalın olur. Gözleri körelmiştir. Küçük boyludurlar. Zararsızdırlar. Toprakta çukur kazarlar. Kör-yılangiller (Typhlopidae) ve darağızlı-yılangiller (Glauconiidae) familyalarını içine alır.

SOLLAYABİLMEK

Sollama imkânı veya olasılığı bulunmak.

SOLUKSUZLAŞMA

Soluklu bir abanığın soluksuz olması (SOLUKSUZLAŞMIŞ, Désaspiré).

SOLUKLANDIRMAK

Soluklanma işini yaptırmak.

SOLGUNLAŞMAK

Solgun duruma gelmek.

SOLGUNLAŞMA

Solgunlaşmak işi.

SOLAKDEMİRİ

Arka tekerlekleri arabaya bağlayan demir. (Amasya).

SOLARİZASYON

Güneş ışınlarına maruz kalma. Vücudu güneş ışınlarına maruz bırakmak suretiyle uygulanan tedavi yöntemi.

SOLUKBURGUMSULAR

İnce, büklümleri sık ve iki ucu sivri kıvrımkılsılar soyu.

SOLUKBURGUCA

Solukburgumsulardan ileri gelen hastalıkların genel adı.

SOLUKLANDIRMA

Soluklandırmak işi.

SOLMAZGÜZEL

Hanımdüğmesi de denilen bir çiçek.

SOLUYABİLMEK

Soluma imkânı veya olasılığı bulunmak, solumaya gücü yetmek.

SOLGARİPLER

Kapıkulu süvarisinin, görevi sadrazama bağlı sancak gözetçiliği yapmak ve ordunun sol kesiminde yedek kuvvet olarak beklemek olan bölüğü.

SOLLAYABİLME

Sollayabilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında SOL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SOL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALMAŞIK

İki veya daha çok şeyin sıralanmasında karşılıklı değil, aralıklı olarak sağda ve solda yerleşmiş olan. Almaşlı olarak işleyen, mütenavip, alternatif.

AYIBACAĞI

Çift yan yelkenlerden birini sağdan, birini soldan kullanma biçimi.

AKCİĞER

Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.

BABAKÖŞ

Ayaksız olduğu için yılan sanılan, solucanla beslenen bir tür kertenkele (Anguis fragilis).

ASİT

Turnusolün mavi rengini kırmızıya çevirmek özelliğinde olan ve birleşimindeki hidrojenin yerine maden alarak tuz oluşturan hidrojenli birleşik, hamız.

AĞARIK

Beyazlaşmış. Rengi solmuş.

ATARDAMAR

Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından vücudun diğer bölümlerine kan taşıyan damar, şiryan, arter.

AKCİĞERLİLER

Karından bacaklı yumuşakçaların tek ciğerle soluk alan bir takımı.

AKSIRMAK

Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.

ARYA

Operalarda solistlerden birinin orkestra eşliğinde söylediği, genellikle kendi içinde bütünlüğü olan parça.

AYVADANA

Yüksekliği 15-70 santimetre, sık tüylü, soluk sarı çiçekli, çok yıllık ve otsu bir bitki (Achillea nobilis).

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

BADİKLEŞMEK

Ördek gibi sağa sol yalpa vurarak yürüme eğilimi göstermek.

ASKARİT

Bağırsak solucanı.

ARIZA

Aksama, aksaklık, bozulma. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı. Engebe.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

ABLİ

Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.

ASSOLİSTLİK

Assolist olma durumu.

AĞARMAK

Beyazlaşmak. Rengi solmak. Aydınlanmak.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.