Kelimeler arşivi içinde; sonunda "san" olan, toplam 195 adet kelime bulunmaktadır. Sonu san ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında san olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde san olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DOĞANLIKARAHASAN, YUKARIMOLLAHASAN
İMMÜNOFLÜORESAN
İMMÜNOFLORESAN
APİKOMPLEKSAN, UTERORELAKSAN
NEOSTİLBOSAN
AKÇALIBASAN, DERVİŞHASAN, KARACAHASAN, SİKLOHEKSAN
SÜRÇÜLİSAN, ABDALHASAN, AĞDIRHASAN, BÜYÜKHASAN, ÇALIKHASAN, ÇOBANHASAN, DESTEBASAN, KIZILHASAN, KÜÇÜKHASAN, MOLLAHASAN, ONBİRNİSAN, SEYİTHASAN, TOPALHASAN, TROMBOKSAN, YAKUPHASAN
ENTERESAN, KARABASAN, ARKABASAN, BEZYERSAN, ÇALIBASAN, DEDEHASAN, EĞRİBASAN, GARABASAN, HACIHASAN, HOCAHASAN, KARAHASAN, KÖSEHASAN, SARIHASAN, ŞEYHHASAN, TRİKLOSAN, USTAHASAN, YAĞIBASAN, YAVIHASAN
DALYASAN, FLORESAN, KRUVASAN, BALKUSAN, BAYHASAN, BELLİSAN, BULHASAN, CIRTASAN, ÇİKHASAN, DALBASAN, DAMBASAN, DURHASAN, GÖBBASAN, GÖKHASAN, KARBASAN, KELHASAN, KILBASAN, KIRHASAN, KÖPBASAN, KÖRHASAN, LAPBASAN, NARKOSAN, OPALESAN, ÖZALPSAN, PİRHASAN, SIRBASAN, TALYASAN, TAPBASAN, TARBASAN, TAYLASAN, Devamını Oku »»
HORASAN, AKERSAN, ALKASAN, AYBASAN, BERKSAN, DİNÇSAN, DOKUSAN, DURUSAN, ELBASAN, ERAKSAN, GOCESAN, GOFASAN, HARASAN, HOROSAN, İLBASAN, KARASAN, KOCASAN, ONURSAN, ÖNBASAN, SÜERSAN, TALASAN, TÜRKSAN, UĞURSAN, YURTSAN, YÜCESAN
DOKSAN, KORSAN, NOKSAN, YEKSAN, ALASAN, ARISAN, ATASAN, BALSAN, BARSAN, BEKSAN, BEYSAN, BİRSAN, DOHSAN, ERKSAN, ESASAN, FERSAN, GARSAN, GORSAN, GÖKSAN, GÜÇSAN, GÜLSAN, HARSAN, HİNSAN, HORSAN, İLASAN, İYİSAN, KAPSAN, KARSAN, KERSAN, KÖKSAN, Devamını Oku »»
AKSAN, İHSAN, İNSAN, LİSAN, NİSAN, ARSAN, AYSAN, ÇISAN, ÇİSAN, EĞSAN, EHSAN, EKSAN, ENSAN, ERSAN, ESSAN, EVSAN, EYSAN, FASAN, HASAN, HOSAN, IHSAN, İYSAN, KASAN, KESAN, LASAN, OLSAN, OYSAN, ÖRSAN, ÖZSAN, PASAN, Devamını Oku »»
ASAN, ESAN, İSAN, USAN
SAN
SAN
Bir kimsenin işi, mesleği veya toplum içindeki durumu ile ilgili olarak kullanılan ad, unvan, titr. Herhangi bir şeyi, neyse o yapan nitelik, kip karşıtı. Ün.
DERVİŞHASAN
Diyarbakır ili, Mermer bucağına bağlı bir yer.
ABDALHASAN
Kastamonu şehri, Taşköprü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
APİKOMPLEKSAN
Apicomplexa alt şubesinde bulunan protozoonlar. Apicomplexa alt şubesine ait veya Apicomplexa alt şubesiyle ilişkili.
NEOSTİLBOSAN
Stibanilik asidin etilamin tuzuna verilen ad.
İMMÜNOFLÜORESAN
Flüoresan boyayla işaretlenmiş antijen veya antikorun temasa getirildiği dokudaki antikor veya antijenle oluşturduğu antijen-antikor reaksiyonunun flüoresan mikroskopta izlenmesi esasına dayalı, spesifik antijeni belirleme yöntemi.
SÜRÇÜLİSAN
Dil sürçmesi.
AĞDIRHASAN
Samsun ilinde, Havza ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
UTERORELAKSAN
Döl yatağı kaslarının gevşetici, tokolitik ilaçlar.
SİKLOHEKSAN
Yoğunluğu 0,76 g/mL, e.n. 79 °C, k.n. 79 °C olan suda çözünmeyen, renksiz sıvı halde bir hidrokarbon. Doymuş benzen. Heksametilen.
YUKARIMOLLAHASAN
Van ilinde, Özalp ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
BÜYÜKHASAN
Konya ili, Çeltik ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
AKÇALIBASAN
Bir çeşit buğday.
DOĞANLIKARAHASAN
Kahramanmaraş ili, Narlı nahiyesine bağlı bir bölge.
KARACAHASAN
Ankara ilinde, Elmadağ ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
İMMÜNOFLORESAN
Bir doku veya hücredeki belirli antijenleri, floresan boyalarıyla bağlanmış antikorlarla işaretleyerek floresan ışık veren ışık kaynağına sahip mikroskoplarıyla inceleme tekniği.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
ADAMCA
İnsana yaraşır bir biçimde, adamcasına. İnsan sayısı bakımından.
AKADEMİCİ
Kurallara bağlı resim ve heykel çalışması yapan kişi veya sanatçı.
AĞABABA
Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
AKADEMİ
Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AHLAKLILIK
Bir insanın veya bir insan grubunun iyi ve kötü açısından davranış biçimi ve ahlaki düşünüşü. Ahlak kuralları ile uyum içinde olma.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
ADAMCIL
İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.
ADEMOĞLU
İnsan.
AFİŞÇİ
Afiş yapan veya asan kimse.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ADAMLIK
İnsanlık. Yabanlık.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
AHLATIERBAA
İnsanın kişiliğini oluşturduğuna inanılan bedendeki balgam, kan, safra ve sevda ögeleri.
AHİRET
Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.