Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sar" olan, toplam 132 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ŞEREFLİKOÇHİSAR, KÜÇÜKKIZILHİSAR
AFYONKARAHİSAR, ŞEBİNKARAHİSAR, HAMAMKARAHİSAR, UYGULAYIMTASAR
ESKİKARAHİSAR, KÜÇÜKTUZHİSAR, YENİKARAHİSAR, YERBÖLÜMTASAR
AYRINTITASAR, GÜZELCEHİSAR
ALACASANSAR, ÇAVDARHİSAR, SEFERİHİSAR, SULTANHİSAR, DAMALITASAR, GERDEKHİSAR, GÖMLEKHİSAR, KARACAHİSAR, MAHMUTHİSAR, TOPRAKHİSAR, YAPRAKHİSAR, YENİCEHİSAR
ALTUNHİSAR, DOĞANHİSAR, KOYULHİSAR, PINARHİSAR, SERİNHİSAR, SİVRİHİSAR, YEŞİLHİSAR, BALIKHİSAR, BALLIHİSAR, ÇAYIRHİSAR, ÇİZİMTASAR, DEMİRHİSAR, DÜZENTASAR, GÜZELHİSAR, KEMERHİSAR, KEPİRHİSAR, KIZILHİSAR, KONUMTASAR, KOYUNHİSAR, KÖPRÜHİSAR, YOĞUNHİSAR
İSCEHİSAR, AĞAÇHİSAR, AHIRHİSAR, AKÇAHİSAR, ATLIHİSAR, ÇİFTHİSAR, DANAHİSAR, EKİNHİSAR, EMİRHİSAR, ESKİHİSAR, İSLİHİSAR, KALEHİSAR, KARAHİSAR, KAYAHİSAR, KOCAHİSAR, ORTAHİSAR, YAPITASAR, YAZIHİSAR, YENİHİSAR, YÜCEHİSAR
GÖLHİSAR, İSTİFSAR, KAÇIMSAR, KARAMSAR, MUHTASAR, DİLBASAR, ADAHİSAR, ÇAYHİSAR, ÇİNHİSAR, DİPHİSAR, GOŞHESAR, KOÇHİSAR, NARHİSAR, SERMASAR, TOPHİSAR, TUZHİSAR, YANBASAR, YANKASAR, YARHİSAR, YOLBASAR, YÖNTASAR
AKHİSAR, İHTİSAR, İNHİSAR, İNKİSAR, SUBASAR, ALHİSAR, GARESAR, HOPISAR, KARASAR, NOLUSAR, SANKSAR, UÇHİSAR
NİKSAR, SANSAR, SİMSAR, GÜNSAR, HAFSAR, HOPSAR, KANSAR, KAPSAR, MAKSAR, RUHSAR, SAMSAR, SIMSAR, YASSAR
AYSAR, BASAR, ÇASAR, ENSAR, HASAR, HİSAR, TASAR, APSAR, GASAR, HESAR, KASAR, MASAR, MESAR, OKSAR, OPSAR, OYSAR, PISAR, PİSAR, YASAR
ASAR
SAR
SAR
1.Sahillerde yetişen, kerestesi çürük bir çeşit çam. 2.Ağaçtan elde edilen odun. Sağır. Zar, yufka deri. Sevindiren, sevinç veren.
ALACASANSAR
Benekli bir tür sansar.
KÜÇÜKKIZILHİSAR
Gaziantep kenti, Şahinbey ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
AYRINTITASAR
Büyük ölçekli düzentasarın, bir toprak parçasında, bugünkü ve gelecek için önerilmiş yapıları ve bayındırlık etkinliklerini, taşınmazların sınırlarını, sokak ve anayol çizgilerini, ağaçları ve ağaç kümelerini gösteren, küçük ölçekteki özeti.
HAMAMKARAHİSAR
Eskişehir ili, Sivrihisar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
YENİKARAHİSAR
Sivas ilinde, Ulaş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
SEFERİHİSAR
İzmir iline bağlı ilçelerden biri.
UYGULAYIMTASAR
Bir kent ya da kasabanın düzentasarı çerçevesinde, ona uygun olarak çizilen ve yolların, yapı adacıklarının, bölgelerin ayrıntılarını, tasarlanan yapı düzenini ve uygulama için gerekli bilgileri içeren daha büyük ölçekli tasar.
ŞEREFLİKOÇHİSAR
Ankara iline bağlı ilçelerden biri.
ŞEBİNKARAHİSAR
Giresun iline bağlı ilçelerden biri.
YERBÖLÜMTASAR
Bir kentin ya da kasabanın tümünde ya da bir bölümünde, yerbölümlemenin hangi ilkelere bağlı olarak yapılacağını, yerbölümlerin yerini ve sınırlarını gösteren harita.
KÜÇÜKTUZHİSAR
Sivas şehri, Gemerek ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
AFYONKARAHİSAR
Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
ESKİKARAHİSAR
Sivas kenti, Ulaş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ÇAVDARHİSAR
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri.
GÜZELCEHİSAR
Bartın şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALÇILI
İçinde alçı bulunan. Alçı ile sarılmış olan.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ALİNAZİK
Közlenmiş patlıcan, sarımsaklı yoğurt ve kıyma ile yapılmış olan bir yemek türü.
AMBERBARİS
Sarıçalı.
ACEMİ
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
AFT
Ağız mukozasında görülen ufak, kirli sarı lekeler.
AKASMA
Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).
AĞMAK
Sarkmak, aşağıya inmek. Yük vb. şeyler bir yana eğilmek. Yükselmek, yukarı doğru çıkmak.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
AMBALAJ
Eşyayı sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
ACUR
Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).
ALKOLLÜ
Alkolden yapılmış. Sarhoş, içki içmiş (kimse).
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
AĞAÇÖREN
Aksaray iline bağlı ilçelerden biri.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ALTUNİ
Altın sarısı. Bu renkte olan.
AKABE
Tehlikeli, sarp ve zor geçit.
ALTINOLUK
İşlemeli kadın şalvarı. Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit. Altın sırma veya kılaptanla işlenmiş çizgili ipek kumaş. Bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar.