Kelimeler arşivi içinde; başında "sap" olan, toplam 204 adet kelime bulunmaktadır. sap ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sap ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sap olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SAPANLIURGANCILAR
SAPKARIŞTIRMAK, SAPONİFİKASYON
SAPLANABİLMEK, SAPLANIVERMEK, SAPLAYABİLMEK, SAPLAYIVERMEK, SAPLICADİNDON, SAPLICATİNTON, SAPROLEGNİYAZ, SAPTANABİLMEK, SAPTANIMCILIK, SAPTAYABİLMEK, SAPTIRABİLMEK
SAPITMAAĞACI, SAPKINTAŞLAR, SAPLANABİLME, SAPLANIVERME, SAPLAYABİLME, SAPLAYIVERME, SAPTANABİLME, SAPTAYABİLME, SAPTIRABİLME, SAPTIRICILIK
SAPIKLAŞMAK, SAPINLAŞMAK, SAPIRDANMAK, SAPIŞTIRMAK, SAPITTIRMAK, SAPLANTISIZ, SAPLIHLAMAK, SAPLITİNTON, SAPOTGİLLER, SAPTIRILMAK
SAPABİLMEK, SAPAKPINAR, SAPANCALIH, SAPANLAMAK, SAPARABASI, SAPASAĞLAM, SAPIKLAŞMA, SAPIRDAMAK, SAPITTIRMA, SAPIVERMEK, SAPKAĞNISI, SAPLANTILI, SAPLIKARGA, SAPROFİLÖZ, SAPROFİTİK, SAPTANIMCI, SAPTIRILMA, SAPTIRTMAK
SAPABİLME, SAPAKONAK, SAPALAMAK, SAPANKAYA, SAPILAMAK, SAPINTILI, SAPIRTLAH, SAPIRTMAÇ, SAPIRTMAK, SAPISALIK, SAPISİLİK, SAPIVERME, SAPKINLIK, SAPLANMAK, SAPLAŞMAK, SAPLATMAK, SAPLEMENT, SAPRATMAK, SAPROTROF, SAPROZOİK, SAPTAKIMI, SAPTANMAK, SAPTAYICI, SAPTIRICI, SAPTIRMAK, SAPTIRTMA
SAPADERE, SAPAKLIK, SAPANÖZÜ, SAPANSIZ, SAPETMEK, SAPIKARA, SAPIKLIK, SAPILMAK, SAPIRTMA, SAPISARI, SAPIŞMAK, SAPITMAK, SAPIUZUN, SAPLACIK, SAPLAMAH, SAPLAMAK, SAPLANIŞ, SAPLANMA, SAPLANTI, SAPLATMA, SAPLAYAK, SAPLAYIŞ, SAPLICAN, SAPLIYAK, SAPLİYAK, SAPLİYEK, SAPMALIK, SAPPILİK, SAPRAMAK, SAPROBES, Devamını Oku »»
SAPAKAL, SAPAKAR, SAPAKEL, SAPALAÇ, SAPALAN, SAPANCA, SAPANGA, SAPANĞA, SAPANLI, SAPARAN, SAPARNA, SAPARTA, SAPATMA, SAPIKÇA, SAPILCA, SAPILCE, SAPILÇA, SAPILMA, SAPITIŞ, SAPITMA, SAPİLİK, SAPLAMA, SAPONİN, SAPREMİ, SAPSARI, SAPSTOK, SAPTAMA, SAPTANI, SAPUZUN, SAPYANT
SAPACA, SAPANT, SAPBAN, SAPÇAK, SAPÇIK, SAPENK, SAPGIN, SAPINÇ, SAPİYH, SAPKIN, SAPKÖY, SAPLAÇ, SAPLAH, SAPLAK, SAPLAM, SAPLIH, SAPLIK, SAPLIM, SAPLUM, SAPMAH, SAPMAK, SAPMAZ, SAPPET, SAPRAŞ, SAPRUJ, SAPSIZ, SAPŞAK, SAPTAM
SAPAĞ, SAPAH, SAPAK, SAPAN, SAPAR, SAPCI, SAPÇA, SAPIK, SAPIN, SAPIŞ, SAPİH, SAPKA, SAPKI, SAPLA, SAPLI, SAPLİ, SAPLU, SAPMA, SAPUH, SAPUK, SAPUN
SAPA, SAPI
SAP
SAP
Bitkinin dal, yaprak, çiçek vb. bölümlerini taşıyan, ağaçlarda odunlaşarak gövde durumunu alan bölüm. Bir aracı tutmaya yarayan bölüm. Demet durumundaki ekinler. Çiçek veya meyveyi dala bağlayan ince bölüm, sak. Kabza. İplik, tire, ibrişim vb. şeylerde iğneye geçirilen bir dikişlik iplik. Erkek.
SAPONİFİKASYON
Sabunlaşma.
SAPANLIURGANCILAR
Bolu şehri, Gerede ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
SAPROLEGNİYAZ
Tatlı ve tuzlu sularda yaşayan veya kültüre edilen balıklarda özellikle alabalıklarda ve kuluçkalama evresindeki yumurtalarda Saprolegnia parasitica ve Saprolegnia invaderis'in neden olduğu, pamuk ipliği gibi üremelerle kendini gösteren epizootik karakterde seyreden bulaşıcı bir mantar hastalığı.
SAPLAYIVERMEK
Çabucak saplamak.
SAPTIRABİLMEK
Saptırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SAPTAYABİLMEK
Saptama imkânı veya olasılığı bulunmak.
SAPLANABİLMEK
Saplanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SAPKARIŞTIRMAK
Üzerinde düven, gezdirilmekte olan ekini zaman zaman alt üst etmek. (Yenikent Aksaray Niğde).
SAPITMAAĞACI
Mezarda, toprağın ölünün üzerine akmamasını sağlayan ağaç. (Yakaköy Gelendost Isparta).
SAPLICATİNTON
1.Patlıcan. 2.Dağ elması.
SAPTANABİLMEK
Saptanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SAPTANIMCILIK
Hayvan türlerinin değişmeyip hep aynı durumda kaldığını ileri süren öğreti, türlerin saptanımı öğretisi.
SAPLICADİNDON
Armut.
SAPLANIVERMEK
Aniden saplanmak.
SAPLAYABİLMEK
Saplama imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANGIÇ
Harman zamanı fazla sap yüklemek için öküz ve at arabalarının iki tarafına takılan parmaklık, kanat.
AKORTSUZLAŞTIRMAK
Ses düzensizliği veya ayarsızlığı meydana getirmek. Radyoda bir ayar frekansında sapma meydana getirmek.
ANTROK
Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.
ANADUT
Ekin ve ot demetlerini arabaya yüklemeye veya harmanı aktarmaya yarayan uzun saplı, üç dişli, ahşap araç.
ANORMAL
Genel olana, alışılmışa ve kurala aykırı olan, normal olmayan, düzgüsüz. Dengesi yerinde olmayan, davranışı bozuk olan, deli, sapık.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AKORTSUZLUK
Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.
ANLAMSIZ
Anlamı olmayan, önemli bir şey anlatmayan, manasız, beyhude, boş, içsiz, yersiz, gıcırı bükme, ipsiz sapsız.
ATKUYRUĞU
Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
AHİRET
Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.
ADİSYON
Hesap.
ALACAK
Bir hesap gereğince daha alınmamış olan para, mal vb. şey, matlup, verecek karşıtı. Alınması gerekli şey.
ASLANKULAĞI
Bir sap üzerinde dizili sarı veya kırmızı çiçekli otsu bir bitki.
ANIZ
Ekin biçildikten sonra tarlada kalan köklü sap. Ekin biçildikten sonra sürülmemiş tarla.
AKTÜER
İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.
ANOMALİ
Sapaklık.
ABERASYON
Sapınç.
ARİTMETİK
Matematiğin, konusu sayılar, bunların özellikleri ve işlemler olan kolu, hesap. Matematikle ilgili.