SAN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "san" olan, toplam 321 adet kelime bulunmaktadır. san ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu san ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde san olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

SANCAKLIÇEŞMEBAŞI, SANCAKLIUZUNÇINAR

16 harfli kelimeler

SANAYİLEŞEBİLMEK, SANCAKLIKAYADİBİ, SANSÜRLEYEBİLMEK

15 harfli kelimeler

SANAYİLEŞEBİLME, SANAYİLEŞTİRMEK, SANCAKLIİĞDECİK, SANGUİNİKOLİYAZ, SANSÜRLEYEBİLME

14 harfli kelimeler

SANAYİLEŞTİRME, SANAYİSİZLEŞME, SANCAKLIBOZKÖY, SANGUİNİVORLUK, SANTİMANTALİTE, SANTİMANTALİZM, SANTİMETREKARE

13 harfli kelimeler

SANATSEVERLİK, SANAYİİNEFİSE, SANDALYECİLİK, SANTİLİTRELİK, SANTİMETREKÜP, SANTİMETRELİK, SANTRİFUJLEME

12 harfli kelimeler

SANAYİLEŞMEK, SANCAKLITEPE, SANDALGİLLER, SANDIKLANMAK, SANDIKLIAYAK, SANDVİÇÇİLİK, SANGUİNİCOLA, SANİTİZASYON, SANSARGİLLER, SANSÜRLENMEK, SANTRALCİLİK

11 harfli kelimeler

SANATKARANE, SANATKARLIK, SANATLAŞMAK, SANAYİCİLİK, SANAYİLEŞME, SANCILANMAĞ, SANCILANMAK, SANDALAĞACI, SANDALCILIK, SANDALYELİK, SANDALYESİZ, SANDIKÇILIK, SANDIKLAMAK, SANDIKLANMA, SANSASYONEL, SANSÜRCÜLÜK, SANSÜRLEMEK, SANSÜRLENME, SANTİMANTAL, SANTRİFÜJÖR, SANTURCULUK

10 harfli kelimeler

SANABİLMEK, SANADURMAK, SANATÇILIK, SANATKARCA, SANATLAŞMA, SANATORYUM, SANATSEVER, SANCAKAĞIL, SANCAKBEYİ, SANCAKKALE, SANCAKTEPE, SANCILANMA, SANDALKUŞU, SANDALYECİ, SANDALYELİ, SANDIKLAMA, SANDIRAMAK, SANGILAMAK, SANGIRTMAK, SANGUİNEUS, SANIVERMEK, SANİTASYON, SANRILAMAK, SANSKRİTÇE, SANSÜALİZM, SANSÜRLEME, SANTİLİTRE, SANTİMETRE

9 harfli kelimeler

SANABİLME, SANADAKÇI, SANADURMA, SANCAKKÖY, SANCAKLAR, SANCAKOTU, SANCAKTAR, SANCARHAN, SANCILMAK, SANCIŞMAK, SANÇALMAK, SANÇITNIK, SANDALCIK, SANDALLAR, SANDETMEK, SANDIĞÖNÜ, SANDIKİÇİ, SANDIKKAR, SANDIKÖZÜ, SANDIKTAŞ, SANDIRMAK, SANDURMAK, SANDVİÇÇİ, SANGILAMA, SANGITMAK, SANIDAKÇI, SANIRTMAK, SANIVERME, SANİTİZER, SANİYELİK, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

SANAKALI, SANALMAK, SANASHAL, SANATEVİ, SANATKAR, SANATMAK, SANATSAL, SANAYİCİ, SANCAKLI, SANCARLI, SANCIMAK, SANCINIK, SANCIOTU, SANCISIZ, SANDALCI, SANDALET, SANDALYE, SANDIKÇI, SANDIKLI, SANDIRMA, SANDUĞAÇ, SANDURMA, SANDUVAÇ, SANEMNUR, SANEVBER, SANGADAK, SANGIBEK, SANGIDAK, SANGILIK, SANĞIRAV, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

SANADAK, SANAMAK, SANANAK, SANASIN, SANATÇI, SANATLI, SANAVIR, SANAYIR, SANBERK, SANCILI, SANCIMA, SANCMAK, SANÇMAK, SANDALE, SANDUKA, SANDVİÇ, SANGAMA, SANHİYE, SANIDAK, SANILGI, SANILMA, SANIMAK, SANISIZ, SANİDİN, SANKSAR, SANLICA, SANRAĞA, SANRAĞI, SANRALI, SANŞMAK, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

SANADA, SANAĞU, SANAKA, SANALP, SANANA, SANAVU, SANAYI, SANAYİ, SANBAY, SANCAH, SANCAK, SANCAR, SANCIM, SANCIŞ, SANÇMA, SANDAL, SANDAN, SANDHİ, SANDIH, SANDIK, SANDUÇ, SANDUH, SANDUK, SANDUR, SANGRA, SANIKA, SANIRA, SANİHA, SANİYE, SANKİM, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

SANAÇ, SANAD, SANAK, SANAL, SANAR, SANAT, SANAU, SANAV, SANAY, SANCA, SANCI, SANCİ, SANÇA, SANEM, SANER, SANGA, SANGI, SANGU, SANIÇ, SANIG, SANIK, SANIR, SANIŞ, SANIT, SANIZ, SANİA, SANİH, SANİK, SANKI, SANKİ, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

SANA, SANÇ, SANĞ, SANI, SANİ, SANK, SANT, SANU

3 harfli kelimeler

SAN

Bazı kelimelerin anlamları

SAN

Bir kimsenin işi, mesleği veya toplum içindeki durumu ile ilgili olarak kullanılan ad, unvan, titr. Herhangi bir şeyi, neyse o yapan nitelik, kip karşıtı. Ün.

SANSÜRLEYEBİLME

Sansürleyebilmek işi.

SANAYİLEŞTİRMEK

Sanayileşmesini sağlamak.

SANCAKLIKAYADİBİ

Manisa şehri, Karaoğlanlı nahiyesine bağlı bir bölge.

SANCAKLIİĞDECİK

Manisa ili, Karaoğlanlı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

SANAYİLEŞEBİLMEK

Sanayileşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SANSÜRLEYEBİLMEK

Sansürleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SANTİMANTALİTE

Hassaslık, duygululuk, içtenlik.

SANCAKLIBOZKÖY

Manisa şehri, Karaoğlanlı bucağına bağlı bir bölge.

SANCAKLIÇEŞMEBAŞI

Manisa ili, Karaoğlanlı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

SANGUİNİKOLİYAZ

Balıkların solungaç kılcal damarlarına yerleşen Sanguinicola cinsine ait parazitlerin neden olduğu bir hastalık.

SANAYİSİZLEŞME

Bir ekonomide sanayinin payı düşerken hizmetler kesiminin payının artmasına bağlı olarak ortaya çıkan iktisadi durum. (hollowing-out) Bir ülkenin sanayi kesiminin uluslararası rekabet yüzünden küçülmesi.

SANAYİLEŞTİRME

Sanayileştirmek işi.

SANCAKLIUZUNÇINAR

Manisa şehri, Karaoğlanlı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

SANAYİLEŞEBİLME

Sanayileşebilmek işi.

SANGUİNİVORLUK

Vandellia gibi cüce kedi balıklarında görülen kanla beslenme.

  -   -   -  

Anlamında SAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKADEMİ

Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

ADAMCA

İnsana yaraşır bir biçimde, adamcasına. İnsan sayısı bakımından.

AJİTASYON

Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.

ADAMCIL

İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

AKIM

Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.

AĞABABA

Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

AHLATIERBAA

İnsanın kişiliğini oluşturduğuna inanılan bedendeki balgam, kan, safra ve sevda ögeleri.

AKADEMİCİ

Kurallara bağlı resim ve heykel çalışması yapan kişi veya sanatçı.

AFİŞÇİ

Afiş yapan veya asan kimse.

ADAMLIK

İnsanlık. Yabanlık.

ADAM

İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.

ADEMOĞLU

İnsan.

AĞA

Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.

AHLAKLILIK

Bir insanın veya bir insan grubunun iyi ve kötü açısından davranış biçimi ve ahlaki düşünüşü. Ahlak kuralları ile uyum içinde olma.

AHİRET

Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.