Kelimeler arşivi içinde; başında "ot" olan, toplam 363 adet kelime bulunmaktadır. ot ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ot ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ot olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
OTOMATİKLEŞTİRMEK
OTOENTOKSİKASYON, OTOMATİKLEŞTİRME
OTOMUKORMİKOZİS, OTURAKFASULYESİ, OTURAKLAŞTIRMAK, OTURULABİLİRLİK
OTOENSEFALİTİS, OTOMATİKLEŞMEK, OTRAKLAŞTIRMAK
OTOBİYOGRAFİK, OTOENFEKSİYON, OTOHEMOTERAPİ, OTOMATİKLEŞME, OTOMOBİLCİLİK, OTOMOTİLASYON, OTOOKSİDASYON, OTOPİYOTERAPİ, OTORADYOGRAFİ, OTOTRANSPLANT, OTURULABİLMEK
OTLATABİLMEK, OTOAKARYOZİS, OTOBİYOGRAFİ, OTOFAGOSİTOZ, OTOFLORESANS, OTOLİTİYAZİS, OTOPARKÇILIK, OTOPOLİPLOİT, OTORADYOGRAF, OTOSTOPÇULUK, OTURAKHAVASI, OTURTABİLMEK, OTURULABİLME, OTURURGAHMAZ, OTURUŞTURMAK
OTLAKBALIĞI, OTLATABİLME, OTOANALİZÖR, OTOBÜSÇÜLÜK, OTOİMMÜNİTE, OTOJESTİYON, OTOMATİKLİK, OTOMATİKMAN, OTOPROTOLİZ, OTORİZASYON, OTTITTIRMAK, OTURABİLMEK, OTURAKALMAK, OTURAKLILIK, OTURAVARMAK, OTURBALTASI, OTURTABİLME, OTURTTURMAK, OTURUDÜŞMEK, OTURUVERMEK
OTHEMORAJİ, OTKABARTAN, OTLAKÇILIK, OTLATILMAK, OTLUKLAMAK, OTOANTİJEN, OTOANTİKOR, OTOBİYOZİS, OTOEKOLOJİ, OTOEROTİZM, OTOFAGOZOM, OTOKATALİZ, OTOKONTROL, OTOLİZOZOM, OTOMİKOZİS, OTOMİMİKRİ, OTOMİYAZİS, OTOMOBİLCİ, OTOMORFİZM, OTOPOTAMİK, OTOTROPİZM, OTURABİLME, OTURAHYERİ, OTURAKALMA, OTURAKYERİ, OTURAMAKLI, OTURMUŞLUK, OTURTIRMAK, OTURTMALIK, OTURTTURMA, Devamını Oku »»
OTAĞCILIK, OTALANMAK, OTALAYICI, OTELCİLİK, OTELGARNİ, OTHEMATOM, OTLAKBAŞI, OTLATILMA, OTLUBAHÇE, OTLUBAYIR, OTLUKALAN, OTLUKBELİ, OTLUKDERE, OTLUKKAPI, OTMANALAN, OTOBURLAR, OTODECTES, OTODEKTİK, OTODİDAKT, OTOKOLONİ, OTOKRİTİK, OTOMASYON, OTOMATİZM, OTOMİKSİS, OTOPARKÇI, OTOPLASTİ, OTOPODYUM, OTOPORTRE, OTORİTELİ, OTOSANSÜR, Devamını Oku »»
OTACILIK, OTALAMAK, OTAMATİK, OTARMUDU, OTBİÇİMİ, OTÇULLAR, OTDANMAH, OTDEMİRİ, OTEKTOMİ, OTLAKİYE, OTLANGIÇ, OTLANMAH, OTLANMAK, OTLATMAK, OTLUKAYA, OTLUOĞLU, OTLUTEPE, OTLUYAZI, OTMANLAR, OTOBÜSÇÜ, OTOFOKUS, OTOGENEZ, OTOGNATİ, OTOGRAFİ, OTOGREFT, OTOİMMÜN, OTOJENİK, OTOKRASİ, OTOLİTİK, OTOLİZİN, Devamını Oku »»
OTABERİ, OTALAMA, OTANTİK, OTARMAH, OTARMAK, OTBİÇEN, OTDAHCI, OTERİĞİ, OTIRMAK, OTİRMAK, OTİSTİK, OTLAĞAN, OTLAKÇI, OTLAMAH, OTLAMAK, OTLANMA, OTLATMA, OTLESKİ, OTMANLI, OTODRAG, OTOFAJİ, OTOGAMİ, OTOGRAF, OTOJENİ, OTOKARP, OTOKİST, OTOKLAV, OTOKRAT, OTOKTON, OTOLOJİ, Devamını Oku »»
OTAĞCI, OTAĞLI, OTAKÇI, OTALAK, OTALJİ, OTAMAK, OTAMIŞ, OTARAN, OTARMA, OTARSİ, OTARŞİ, OTEGÜN, OTELCİ, OTESGİ, OTIRIŞ, OTİKUS, OTİTİS, OTKÖKÜ, OTLAMA, OTLUCA, OTOBAN, OTOBİT, OTOBOS, OTOBOZ, OTOBUR, OTOBÜS, OTOBÜZ, OTOFAJ, OTOGAR, OTOKAR, Devamını Oku »»
OTACI, OTAÇI, OTAĞA, OTAKİ, OTAMA, OTAYI, OTCAM, OTÇAM, OTÇUL, OTDUH, OTDUN, OTDUZ, OTEKİ, OTİST, OTİZM, OTKÖK, OTLAÇ, OTLAK, OTLUH, OTLUK, OTMAK, OTMUŞ, OTOİK, OTOKO, OTOMA, OTORT, OTRAĞ, OTRAK, OTSUL, OTSUZ, Devamını Oku »»
OTAÇ, OTAĞ, OTAH, OTAK, OTAR, OTAY, OTCU, OTÇU, OTDU, OTEL, OTIZ, OTLİ, OTLU, OTSU, OTUK, OTUN, OTUS, OTUZ
OTA, OTE, OTU
OT
OT
Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan, ilkbaharda bitip bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkiler. Esrar. Bu bitkilerle yapılmış veya bu bitkilerle doldurulmuş. Zehir. İlaç.
OTURULABİLİRLİK
Bir konutun ya da bir yerleşim yerinin insanların yerleşmesine ve yaşamlarını sürdürmesine elverişli nitelikler taşıması.
OTOMOBİLCİLİK
Otomobilcinin işi.
OTOMUKORMİKOZİS
Mucor, Rhizopus ve Absidia cinsi fırsatçı mantarların sebep olduğu kulak enfeksiyonu.
OTOBİYOGRAFİK
Öz yaşam öyküsüne dayalı.
OTOHEMOTERAPİ
Hastanın damarından alınan kanın hemen aynı hastaya şırınga edilmesiyle uygulanan tedavi yöntemi.
OTOENSEFALİTİS
Orta kulak yangısının ilerlemesiyle oluşan beyin yangısı.
OTOMATİKLEŞTİRMEK
Otomatikleşme işini yaptırmak.
OTRAKLAŞTIRMAK
Yurtlandırmak, yerleştirmek.
OTURAKFASULYESİ
Bir çeşit fasulye.
OTOMATİKLEŞTİRME
Otomatikleştirmek işi.
OTOENTOKSİKASYON
Kendi vücudunda meydana gelen zehirli maddeden zehirlenme, organizmanın toksik metabolik artıklarla zehirlenmesi.
OTOMATİKLEŞME
Otomatikleşmek işi.
OTOMATİKLEŞMEK
Otomatik duruma gelmek.
OTURAKLAŞTIRMAK
Yurtlandırmak, yerleştirmek.
OTOENFEKSİYON
Vücut içinde önceden bulunan herhangi bir bakteri veya virüsün yayılmasıyla gelişen enfeksiyon. Parazit konağı terk etmeden, parazitin genç formlarının oluşturduğu reenfeksiyon. Cryptosporidium türleri, Strongyloides, Hymenolepidae, Taenia solium, Enterobius vermicularis türlerinde görülmektedir.
Bu bölümde tanımı içerisinde OT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALÇALMA
Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.
AKTARIM
Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.
AKPAS
Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).
ALBÜM
Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Uzunçalar.
AĞAÇKESEN
Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
ALAKART
Seçmeli yemek, tabildot karşıtı.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ADRES
Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.
AKTİNİT
Aktinyum, toryum, protaktinyum, tulyum, plütonyum, amerikyum, küriyum ve berkelyum radyoaktif elementlerinin ortak adı.
ADAMKÖKÜ
Adamotu.
AKARYAKIT
Benzin, gaz yağı, mazot vb. sıvı yakıt.
AJANDA
Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç.
AKŞAMSEFASI
İki çeneklilerden, gece açan küçük kokulu çiçekleri olan, otsu bir bitki, gecesefası (Mirabilis jalapa).
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ACEM
Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.
ALBÜMİN
Bitkilerin, hayvanların doku ve sıvılarında bulunan, birleşimi karbon, oksijen, azot, hidrojen ve kükürt olan, suda eriyen, beyaza yakın renkte, yapışkan özellikte bir protein.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
AKONİTİN
Boğan otundan çıkarılan ve hekimlikte kullanılan zehirli bir madde.