Kelimeler arşivi içinde; sonunda "oruç" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu oruç ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında oruç olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde oruç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MELEKŞEORUÇ
ÇUKURDORUÇ
BORUÇ, DORUÇ, YORUÇ
ORUÇ
ORUÇ
Tanrı'ya ibadet amacıyla yeme, içme vb. şeylerden belli bir süre kendini alıkoyma. Çok sevilen veya istenen şeylerden uzak durma.
ÇUKURDORUÇ
Şanlıurfa ilinde, Çamlıdere bucağına bağlı bir bölge.
DORUÇ
Şanlıurfa ilinde, Harran belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
BORUÇ
Çam ağacı veya topraktan yapılmış küçük testi, yuvarlak, kulpsuz testi.
YORUÇ
Kumandan. Komutan, kumandan.
MELEKŞEORUÇ
Sakarya şehri, Geyve ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde ORUÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
NAFİLE
Yararsız. Boşuna, boş yere. Fazladan kılınan namaz veya tutulan oruç.
KEFARET
Bir günahı Tanrı'ya bağışlatmak umuduyla verilen sadaka veya tutulan oruç. Diyet.
ORUÇLU
Oruç tutan (kimse), niyetli, ağzı kilitli.
İFTARLIK
Oruç açmak için hazırlanan yiyecek. İftarda yenmeye elverişli. Oruç tutan kişi için alınan hediye, yiyecek veya çerez.
NİYETLİ
Niyeti olan, niyet eden. Oruç tutmakta olan (kimse).
SAHUR
Ramazan ayında oruç tutanların gün doğmadan önce belirli saatte yedikleri yemek. Bu yemeğin yendiği vakit.
NİYETLENMEK
Niyet etmek, tasarlamak. Oruç tutmaya karar vermek.
EMEGÜL
Oruç.
GÖNDÜME
Ramazan bayramından sonra tutulan altı günlük oruç.
BEŞERLEME
Tarlada biçilen ekinin, susamın destelenerek bir araya toplanması. Atın dörtnala koşusu. Ramazanın yalnız başında, ortasında ve sonunda oruç tutma. Elinden iş gelme, becerme.
RAMAZAN
Ay takviminin dokuzuncu ayı, üç ayların sonuncusu, oruç tutulan ay.
FİLİÇ
Oruç tutmayan adam.
EMEGÜLÜ
Oruç.
EMEKÜLÜS
Oruç.
ISKAT
Düşürme, aşağı atma. Düşürülme. Ölenlerin kılınmamış namazları ve tutulmamış oruçları için verilen sadaka.
ORUÇSUZ
Oruç tutmayan (kimse).
PERHİZ
Diyet. Hristiyanların ve Yahudilerin belli günlerde et, yağ vb. yiyecekleri yemeden tuttukları oruç.
NİYET
Bir şeyi yapmayı önceden isteyip düşünme, maksat. Fal gibi kullanılmak amacıyla içine mâni yazılıp katlanmış veya şekerlere sarılmış kâğıt parçası. Namaz kılmaya, oruç tutmaya ve abdest almaya karar verip başlama.
İFTAR
Oruç açma, oruç bozma. İftar vakti. Ramazanda akşam yemeği.
NİYETSİZ
Niyeti olmayan, niyet etmeyen. Oruç tutmayan.