Kelimeler arşivi içinde; başında "oruç" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. oruç ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu oruç ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde oruç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ORUÇBEYLİ, ORUÇPINAR
ORUÇGAZİ, ORUÇOĞLU
ORUÇBEY, ORUÇLAR, ORUÇLUK, ORUÇSUZ
ORUÇLU
ORUÇ
ORUÇ
Tanrı'ya ibadet amacıyla yeme, içme vb. şeylerden belli bir süre kendini alıkoyma. Çok sevilen veya istenen şeylerden uzak durma.
ORUÇLAR
İzmir şehri, Turanlı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ORUÇOĞLU
İstanbul kenti, Yeşilvadi nahiyesine bağlı bir bölge. Kayseri şehrinde, Pazarören nahiyesine bağlı bir yer.
ORUÇBEY
Giresun ili, Yağlıdere ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Osmaniye ili, Kadirli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ORUÇSUZ
Oruç tutmayan (kimse).
ORUÇBEYLİ
Bayburt şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Tekirdağ ilinde, İnecik bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ORUÇLUK
Ramazan ayı.
ORUÇLU
Oruç tutan (kimse), niyetli, ağzı kilitli.
ORUÇGAZİ
Osmaniye şehrinde, Kaypak bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ORUÇPINAR
Çorum şehri, Bucağı merkez. Kahramanmaraş şehri, Çağlayancerit belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ORUÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EMEGÜL
Oruç.
NİYETLENMEK
Niyet etmek, tasarlamak. Oruç tutmaya karar vermek.
KEFARET
Bir günahı Tanrı'ya bağışlatmak umuduyla verilen sadaka veya tutulan oruç. Diyet.
NİYET
Bir şeyi yapmayı önceden isteyip düşünme, maksat. Fal gibi kullanılmak amacıyla içine mâni yazılıp katlanmış veya şekerlere sarılmış kâğıt parçası. Namaz kılmaya, oruç tutmaya ve abdest almaya karar verip başlama.
SAHUR
Ramazan ayında oruç tutanların gün doğmadan önce belirli saatte yedikleri yemek. Bu yemeğin yendiği vakit.
İFTARLIK
Oruç açmak için hazırlanan yiyecek. İftarda yenmeye elverişli. Oruç tutan kişi için alınan hediye, yiyecek veya çerez.
PERHİZ
Diyet. Hristiyanların ve Yahudilerin belli günlerde et, yağ vb. yiyecekleri yemeden tuttukları oruç.
FİLİÇ
Oruç tutmayan adam.
GÖNDÜRME
Ayakta çıkan bir çeşit çıban: Hasan ayağında çıkan göndürmeden yürüyemiyor. Ramazan bayramından sonra tutulan altı günlük oruç.
NİYETSİZ
Niyeti olmayan, niyet etmeyen. Oruç tutmayan.
GÖNDÜME
Ramazan bayramından sonra tutulan altı günlük oruç.
ISKAT
Düşürme, aşağı atma. Düşürülme. Ölenlerin kılınmamış namazları ve tutulmamış oruçları için verilen sadaka.
İFTAR
Oruç açma, oruç bozma. İftar vakti. Ramazanda akşam yemeği.
RAMAZAN
Ay takviminin dokuzuncu ayı, üç ayların sonuncusu, oruç tutulan ay.
BEŞERLEME
Tarlada biçilen ekinin, susamın destelenerek bir araya toplanması. Atın dörtnala koşusu. Ramazanın yalnız başında, ortasında ve sonunda oruç tutma. Elinden iş gelme, becerme.
NAFİLE
Yararsız. Boşuna, boş yere. Fazladan kılınan namaz veya tutulan oruç.
NİYETLİ
Niyeti olan, niyet eden. Oruç tutmakta olan (kimse).
EMEGÜLÜ
Oruç.
GÖNDÜRÜ
Uğurlama. Ramazan bayramından sonra tutulan altı günlük oruç.
EMEKÜLÜS
Oruç.