Sonu MASI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ması" olan, toplam 48 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ması ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ması olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ması olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

MAASUSAELMASI, ALAMANKAZMASI, TAVUŞANALMASI, DUMANLITAMASI

12 harfli kelimeler

SUBAYSIRMASI, MAĞZİNELMASI, MASUSAELMASI, MISIRBASMASI, MİSKİÇELMASI, PAMUKÇATMASI, SAÇKAVURMASI, SÜZEKYAPMASI, TAVŞANELMASI, TONGARELMASI, YAYLABASMASI

11 harfli kelimeler

TÜRKKIYMASI, SAROBURMASI, TATLIELMASI, OĞLANELMASI, NİNEMELMASI, NAZİKELMASI, TEKERELMASI, YEROYNAMASI, LİMONELMASI, AYTUTULMASI, GELİNELMASI, GÜNDOLAMASI, HANIMYAMASI

10 harfli kelimeler

ADEMELMASI, YERKAYMASI, DEVEELMASI, ÇONYARMASI, TAŞBASMASI, KARKARMASI, KARKATMASI, KAYAELMASI

9 harfli kelimeler

İÇKATMASI, PEÇELMASI, İÇRASMASI, İPBURMASI, ELYAZMASI, DAĞALMASI, BEYELMASI, KUŞAÇMASI, YERALMASI, YERELMASI, KÜPELMASI

4 harfli kelimeler

MASI

Bazı kelimelerin anlamları

MASI

Küf kokusu. Tatlı su balığı.

SUBAYSIRMASI

Bir yazma oyası. (Yalvaç Isparta).

SÜZEKYAPMASI

Süzgeçte buğuyla pişirilen et ve bulgurdan yapılan yemek.

MISIRBASMASI

İçi cevizli, mısır unundan yapılan bir çeşit çörek.

YAYLABASMASI

Yazdan küleklere basılmış, az tuzlu yağ.

MAĞZİNELMASI

Orta büyüklükte ve oval biçimli, temmuz ortalarında olgunlaşan bir çeşit elma.

TAVŞANELMASI

Al, ufak meyveleri olan, çalı süpürgesi yapmaya elverişli, küçük boyda bir çeşit ağaç.

DUMANLITAMASI

Bir erik çeşidi.

TONGARELMASI

Bir tanesi yarım kilo gelecek kadar büyük, bir yanı kırmızı olan bir çeşit elma.

TAVUŞANALMASI

Al, ufak meyveleri olan, çalı süpürgesi yapmaya elverişli, küçük boyda bir çeşit ağaç.

SAÇKAVURMASI

Saçta içyağ ile kızartılan ve üstüne yoğurt dökülerek yapılan et yemeği.

PAMUKÇATMASI

Dört çocuğun birbirlerinin üstlerine binerek oynadıkları bir çeşit oyun.

MAASUSAELMASI

Kışın yetişen, kırmızı renkli, dayanıklı, ekşi bir çeşit elma.

MASUSAELMASI

Bir elma çeşidi.

MİSKİÇELMASI

Küçük, tatlı, güzel kokulu, sarı bir çeşit elma.

ALAMANKAZMASI

Başının bir ucu sivri, diğer ucu keskin taş kırmak ve kuyu açmakta kullanılan kazma. (Yukarıbozkuyu Kadirli Adana).

  -   -   -  

Anlamında MASI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MASI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACIMASIZCA

Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.

AÇIKLAMALI

Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.

ABORDA

Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.

AÇILIŞ

Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ABARTISIZ

Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.

ACINDIRMAK

Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.

ACIKTIRMAK

Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.

AÇILAMA

Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.

AÇIKLATMAK

Açıklamasını sağlamak.

ACITMAK

Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.

AÇIKGÖZ

Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).

ABANDIRMAK

Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AÇIKLANAN

Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

AÇINIM

Açınma işi, inkişaf. Bir cismin yüzeylerinin açılıp bir düzlem üzerine yayılması, inkişaf.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

ACİL

Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.