Sonu KIL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kıl" olan, toplam 50 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kıl ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kıl olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

BAKTERİYOLOJİKIL

14 harfli kelimeler

ÇALIOBAAKÇAKIL

9 harfli kelimeler

MAVRAŞKIL

8 harfli kelimeler

SPİRAKIL, ÇIMÇIKIL, SARDAKIL

7 harfli kelimeler

ASABKIL, KARAKIL, BİNAKIL, AKÇAKIL, GEDAKIL, ZAYAKIL, DEDEKIL

6 harfli kelimeler

SIYKIL, KILKIL, KIRKIL, MINKIL, MANKIL, FISKIL, SAÇKIL, PAÇKIL, PISKIL, PINKIL, PIRKIL, HIRKIL, FIŞKIL, FIRKIL, ÇANKIL, ÇAKKIL, CINKIL, CATKIL, CAKKIL, YAYKIL, SARKIL, ZIKKIL

5 harfli kelimeler

ŞIKIL, TAKIL, KAKIL, TIKIL, PAKIL, NAKIL, KIKIL, IRKIL, GAKIL, CAKIL, ANKIL, ÇAKIL

4 harfli kelimeler

OKIL, AKIL

3 harfli kelimeler

KIL

Bazı kelimelerin anlamları

KIL

Bazı hayvanların derisinde, insan vücudunun belli yerlerinde çıkan, üst deri ürünü olan ipliksi uzantı. Keçi tüyü. Huysuz, geçimsiz (kimse). Bitkilerde görülen, genellikle silindirimsi, içi boş, çok ince uzantı. Keçi tüyünden yapılmış veya dokunmuş olan.

GEDAKIL

Boyunduruğu sabana tutturmak için saban okunun ucundaki deliğe sokulan ağaç çivi.

ZAYAKIL

Baygın.

ÇIMÇIKIL

Çok, bol: Bizim erik ağacı çımçıkıl, dallar eriği tartmıyor. Açık, aydınlık hava.

BAKTERİYOLOJİKIL

Bakteriyolojik.

ASABKIL

Yorgunluktan aptal olan.

KILKIL

Sürahi büyüklüğünde boğazı süzgeçli testi. Mısır. Küçük testi.

ÇALIOBAAKÇAKIL

Çanakkale şehri, Evciler nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

BİNAKIL

Bir kere.

DEDEKIL

Sapanda okun ucundaki deliğe geçirilerek boyunduruk ve sapanı birbirine bağlayan kayış halkaya geçirilen ağaç çivi.

SARDAKIL

Takılma, çatma, sataşma.

SIYKIL

Düz, parlak, cilalı.

AKÇAKIL

Beyaz çakıl.

KARAKIL

Kilis ili, Polateli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

MAVRAŞKIL

Kefale benzer, yassı, pullu bir çeşit balık.

SPİRAKIL

Solunum deliği.

  -   -   -  

Anlamında KIL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AGANTA

Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.

AKILLANDIRMA

Akıllandırmak işi.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

ADIMSAYAR

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AKGÜNLÜK

Tütsü olarak yakılan bir ağaç sakızı türü.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AKBALIK

Sazangillerden, eti kılçıklı, yumurtası ile tarama yapılmış olan bir balık (Leuciscus). Akya balığı.

ACIKILMA

Acıkılmak işi.

AÇKILANMA

Açkılanmak işi.

AÇKILATMA

Açkılatmak işi.

AĞDACI

Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.

AHMAKLIK

Zekâsı az gelişmiş olma durumu, budalalık, anlayışsızlık, akılsızlık.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

AKILLANMA

Akıllanmak durumu.

AÇKILAMA

Açkılamak işi.

AÇIT

Bir duvarda kapı, pencere, kemerleme vb. bölümler için bırakılmış açıklık.

AKILCI

Akılcılıktan yana olan, usçu, rasyonalist (kimse). Akılcılıkla ilgili.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.