Kelimeler arşivi içinde; başında "kire" olan, toplam 59 adet kelime bulunmaktadır. kire ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kire ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kire olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KİREÇSİZLEŞTİRMEK
KİREÇSİZLEŞTİRME
KİREMİTÇİSALİH
KİREÇÇİFTLİĞİ, KİREÇSİZLENME
KİREMİTÇİLİK, KİREÇSİLEMEK
KİRENÇUKURU, KİREÇLEŞMEK, KİREÇLENMEK, KİREMİTHANE, KİREÇSİLEME
KİREÇOCAĞI, KİREÇLEŞME, KİREÇLENME, KİREÇLEMEK, KİREÇÇİLİK, KİREMİTLİK, KİREÇYEREN
KİREÇSÜTÜ, KİREÇTAŞI, KİRELEMEK, KİREMİTÇİ, KİREÇLEME, KİREÇKÖYÜ, KİREÇHANE, KİREMİTLİ, KİRECİMSİ
KİREMETE, KİRENCİK, KİRENLİK, KİRERMEK, KİRELLİK, KİRELİYH, KİREBELİ, KİREÇLİK, KİREBOLU, KİREÇÇİL, KİREÇKÖY, KİREÇSİZ
KİRESEP, KİREMİT, KİREÇSİ, KİREÇLİ, KİREVET, KİRELİK, KİREÇÇİ, KİREBET, KİRENCİ, KİRENLİ, KİREVİT
KİRELİ, KİREDİ, KİREĞİ
KİREÇ, KİREN, KİREK, KİREZ
KİRE
KİRE
Altında killi ve kireçli tabaka bulunan yerler. Bağ yetiştirilen beyaz topraklı yerler. Taşlı yerler. Para ile ormandan odun taşımak : Uşaklara söyle sabah kireye gideceğiz. Kır.
KİREÇSİLEMEK
Isı yardımıyla kirece çevirmek. Yüksek ısı ile kurutmak.
KİREÇLENME
Kireçlenmek işi. Organik dokuların içinde kireç birikmesi durumu. Organik dokularda kalsiyum tuzlarının birikmesi sonucu biçimlenen sertleşme, kalsifikasyon.
KİREMİTHANE
Kiremit yapılmış olan yer.
KİREÇLENMEK
Kireç dökülmek ya da saçılmak. Bitkilerin hücre zarlarında kalsiyum karbonat, kalsiyum oksalat vb. kalsiyum tuzları toplanmak. Kireç sürülmek. Kireç bulaşmak. Organik dokularda, dokunun görevine engel olacak derecede kalsiyum tuzları birikmek.
KİREÇÇİFTLİĞİ
Kütahya ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KİRENÇUKURU
Sinop ilinde, Gerze belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sinop ili, Kabalı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KİREÇLEŞMEK
Kireç durumuna gelmek, kireçlenmek, kalkerleşmek.
KİREÇLEŞME
Kireçleşmek işi.
KİREMİTÇİLİK
Kiremitçinin yaptığı iş.
KİREÇSİZLEŞTİRMEK
Kireçsiz duruma getirmek.
KİREÇOCAĞI
Adana kenti, Seyhan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Çorum ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KİREMİTÇİSALİH
Edirne şehrinde, Uzunköprü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KİREÇSİZLENME
Kayaçların içinde bulunan kalsiyum karbon tuzunun sularla eritilerek alınması. Kayaçların içinde bulunan kalsiyum karbon tuzunun, sularla eritilerek alınması.
KİREÇSİZLEŞTİRME
Kireçten arıtma.
KİREÇSİLEME
Kireçsilemek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KİRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HARTAMA
Kiremit yerine kullanılan veya kiremit altına konulan ince tahta.
BİNDİRME
Bindirmek işi. Birbiri üzerine gelerek eklenen levha, kiremit, ahşap parçalarının durumu. Çıkarma harekâtına katılacak birliklerin, çıkarma yerine gitmek için kendilerine ayrılan deniz araçlarına binmeleri.
ANGUT
Ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir yaban kuşu (Casarca ferruginea). Ahmak, kaba saba.
HARÇ
Harcanan para, masraf. Yapıda tuğla veya taşların örgüsünü sağlamlaştırmak, duvarları sıvamak için kullanılan, toprak, saman, kum, kireç, çimento vb. şeyleri su ile kararak yapılmış olan karışım. Resmî işlerde devlet veznesine ödenen para. Yükseköğrenim öğrencilerinin ödemek zorunda olduğu katkı payı. Bir yemeğin yapılmasında kullanılan ve tat veren maddelerin bütünü. Bahçıvanlıkta değişik nitelikteki toprak vb. maddelerin karıştırılmasıyla hazırlanmış toprak. Giysiler dikilirken kullanılan tamamlayıcı veya süsleyici şeyler.
FAKİRANE
Fakir gibi, fakire uygun düşen.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
BADANALAMAK
Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.
BADANA
Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya.
BAKİRELİK
Bakire olma durumu, erdenlik.
FRESK
Yaş duvar sıvası üzerine kireç suyunda eritilmiş madenî boyalarla resim yapma yöntemi. Bu yöntemle yapılmış duvar resmi.
DERE
Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol. İki dağ arasındaki uzun çukur.
HORASAN
Kiremit ve tuğla tozlarının kireç ve su ile karıştırılmasından elde edilen bir harç türü. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.
ERDEN
Bakire. Bakire olarak, bakire bir biçimde.
DAM
Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılmış olan çoğu kiremit kaplı bölüm. Dansta kavalyenin eşi. Tutukevi. Ahır. İskambil kâğıtlarında kız. Üzeri toprak kaplı ev, küçük ev, köy evi.
FAKİRCE
Yoksul. (faki'rce) Fakire benzer bir biçimde.
DÜDEN
Kireçli bölgelerde kirecin erimesi veya yer altındaki karstlı bir çukur tavanın çökmesiyle oluşan doğal kuyu.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
DİKİT
Mağaralarda tavandan damlayan kireçli suların katılaşmasıyla tabandan yukarıya doğru oluşan kalker birikintisi, stalagmit.
ÇEKİ
Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.
EDİ
İş yapma. Yapılan iş. Birbiriyle iyi anlaşan iki yaşlının baş başa kalışını anlatan Edi ile Büdü, Şakire Dudu deyiminde geçen bir söz.