HAL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "hal" olan, toplam 369 adet kelime bulunmaktadır. hal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu hal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

HALİFEKUYUCAĞI, HALKALIKURTLAR, HALORAGİDACEAE

13 harfli kelimeler

HALARACHNİDAE, HALLEDEBİLMEK, HALLEDİVERMEK, HALOBACTERİUM, HALVALIKULLUK

12 harfli kelimeler

HALDIRDATMAK, HALETİRUHİYE, HALİLBEYOĞLU, HALİPLANKTON, HALİTBEYÖREN, HALKBENCİLİK, HALLEDEBİLME, HALLEDİVERME, HALLETTİRMEK, HALOBACTERİA, HALOJENLENME, HALOJENÜRLER, HALOPLANKTON, HALOTOLERANT, HALSİZLEŞMEK, HALÜSİNASYON

11 harfli kelimeler

HALELLEŞMEK, HALİHAZIRDA, HALİLAĞALAR, HALİLFAKILI, HALİTAĞALAR, HALKAÇAYIRI, HALKALANMAK, HALKBİLGİSİ, HALKBİLİMCİ, HALLETTİRME, HALLOLUNMAK, HALSİZLEŞME, HALTERCİLİK

10 harfli kelimeler

HALAKLAMAK, HALASLAMAK, HALAYIKLIK, HALAZLAMAK, HALBETEKİN, HALBUSANKİ, HALEFİYYET, HALELENMEK, HALHALAMAK, HALHETEKİN, HALIBIÇAĞI, HALIKAPAĞI, HALIKIŞLAK, HALIMAKASI, HALIÖRNEĞİ, HALISAÇAĞI, HALISLAMAK, HALIUZATMA, HALİKGULİK, HALİLBEYLİ, HALİLÇAVUŞ, HALİLKAHYA, HALİLULLAH, HALİLUŞAĞI, HALİSÜDDEM, HALİTPINAR, HALKACILIK, HALKAÇAYIR, HALKAHAVLI, HALKALAMAK, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

HALALAMAK, HALALZADA, HALAŞALIK, HALAYERLİ, HALAYIKLI, HALAYLAMA, HALAZLAMA, HALBUKISA, HALBUKSAM, HALDIRDAK, HALDIRMAK, HALEFOĞLU, HALELENME, HALETİNEZ, HALICILAR, HALICILIK, HALIRESİM, HALİFELER, HALİFELİK, HALİHAZIR, HALİLALAN, HALİLBABA, HALİLBAĞI, HALİLDEDE, HALİLKAYA, HALİLOĞLU, HALİLPAŞA, HALİTPAŞA, HALKAAVLU, HALKALAMA, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

HALAÇÇIK, HALAÇLAR, HALADIZA, HALAPART, HALAPORT, HALAPURT, HALASKAR, HALASTAR, HALASTIR, HALAVURT, HALAYICA, HALAYLIM, HALAYLİM, HALAZADA, HALAZADE, HALBUKİM, HALBUSAM, HALELDAR, HALETMEK, HALEYÇİK, HALEYLİM, HALHALCA, HALHALLI, HALIBERİ, HALIDERE, HALIHANE, HALIMORU, HALINDIR, HALIÖREN, HALISUYU, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

HALAÇÇA, HALAÇKA, HALAÇLI, HALADIZ, HALALCA, HALALIK, HALALOH, HALAMAK, HALAMPA, HALAPOT, HALAPUT, HALASIZ, HALAŞKA, HALAŞLI, HALAŞOR, HALAVET, HALAYIH, HALAYIK, HALAZON, HALBERİ, HALBİSE, HALBUKİ, HALBUKU, HALBUSE, HALEKET, HALENUR, HALEŞEN, HALETİN, HALETME, HALFELİ, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

HALAÇA, HALAÇİ, HALAHA, HALAKA, HALANA, HALAPA, HALASA, HALASU, HALAŞA, HALATA, HALATİ, HALAYA, HALAZA, HALAZI, HALBIR, HALBUR, HALBUŞ, HALÇİK, HALDAŞ, HALDUÇ, HALDUN, HALEBİ, HALELİ, HALEVİ, HALFAT, HALGIN, HALHAL, HALHUT, HALICI, HALIÇA, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

HALAÇ, HALAK, HALAL, HALAN, HALAP, HALAS, HALAT, HALAY, HALAZ, HALÇA, HALÇE, HALDA, HALEF, HALEL, HALEN, HALEP, HALET, HALEY, HALFA, HALFE, HALGU, HALIÇ, HALIK, HALIN, HALIZ, HALİÇ, HALİK, HALİL, HALİM, HALİS, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

HALA, HALE, HALG, HALH, HALI, HALİ, HALK, HALO, HALT, HALU

3 harfli kelimeler

HAL

Bazı kelimelerin anlamları

HAL

Çözme, çözülme. Sebze, meyve, bakliyat vb.nin satıldığı yer. Karışık bir sorunun içinden çıkma, sonuca varma. Çözüm. Eritme. Tahttan indirme.

HALOBACTERİUM

Tuzlanmış ürünlerde pembe, turuncu veya kırmızı renkte pigment oluşturarak bozulmaya neden olan, Gram negatif, çomak biçiminde, yoğun sodyum klorür ortamında yaşayan bakteri cinsi, Halobacteria, Halobacter.

HALLEDİVERMEK

Çabucak halletmek.

HALKALIKURTLAR

(Annelida),en büyük sınıfıdır.

HALLEDEBİLMEK

Halletme imkânı veya olasılığı bulunmak.

HALORAGİDACEAE

Gövdeleri yuvarlak kesitli ve gövde içi ışınsal perdeli olup renkleri yeşilden kırmızı kahverengiye kadar değişen, durgun ve akarsularda gelişen, çok yıllık su bitkileri.

HALİPLANKTON

Tuzlu su planktonu, haloplankton.

HALKBENCİLİK

Kimi halkların kendilerini "insan", başka halkları da "barbar" olarak nitelemeleri; değişik kültürlere bağlı toplumların kendi kültürlerinden olmayanlara karşı takındıkları üstünlük tavrı.

HALETİRUHİYE

Ruhsal durum, ruh durumu.

HALARACHNİDAE

Maymun ve köpeklerde parazitlenen Pneumonyssoides ve Pneumonyssus cinslerini içeren akar ailesi.

HALDIRDATMAK

Gürültü çıkartmak.

HALVALIKULLUK

Bir çeşit ekmek.

HALİFEKUYUCAĞI

Kastamonu kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

HALİLBEYOĞLU

Zonguldak kenti, Devrek ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

HALLEDEBİLME

Halledebilmek işi.

HALİTBEYÖREN

Kayseri şehrinde, Pınarbaşı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında HAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACEMLEŞMEK

Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.

ABAŞO

Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AĞILLANMAK

Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.

AĞIL

Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.

ADALI

Ada halkından olan (kimse).

AKSAKAL

Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

AĞA

Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.

ALA

Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).

ABLİ

Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.

ACAR

Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.

AGANTA

Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.

AKARLAR

Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.

AB

Su. Avrupa Birliği'nin kısaltılmış hali.

AFGAN

Afganistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

AGORA

Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.

AHALİ

Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.