Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eta" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eta ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eta olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eta olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
OLİGOCHAETA
PARAKETA, KUKULETA, SAKULETA, TRİNKETA, CULİSETA
CÜNNETA
FAÇETA, EZHETA, ÇAKETA, AKSETA, VAKETA, SURETA, PESETA, GALETA
ADETA
META, HETA, LETA, BETA, SETA, TETA
ETA
ETA
Öteki.
SURETA
Görünüşe göre, görünüşte. Yalandan.
KUKULETA
Yağmur, soğuk vb. dış etkilere karşı başa geçirilen, giysiye dikili veya ayrı olarak kullanılan başlık.
FAÇETA
Elmasın yontulmuş yüzlerinden her biri.
CÜNNETA
Yorgun bıldırcınların küme halinde düşmesi (hk.).
AKSETA
Alışveriş.
ÇAKETA
Kadınların giydiği astarlı buluz.
PESETA
İspanyol para birimi.
OLİGOCHAETA
Oligoketler.
GALETA
Fırında pişirilerek kurutulmuş yuvarlak ve uzun peksimet.
VAKETA
İnek derisinden bir tür ince meşin.
CULİSETA
Culicinae alt ailesinde bulunan bir cins sivrisinek. Bu cinste bulunan Culex inorata Cache vadisi virüsü ve C. melanura Doğu ve Batı at ensefalomiyelitis virüslerine vektörlük yapmaktadır.
EZHETA
Arapça kökenli ahz ü i'tâ: ahzüita; alış-veriş; ticaret malı.
TRİNKETA
Yelkenli gemilerde pruva direğinin en altta bulunan ana sereni ve bu serene bağlanan yelken.
PARAKETA
Geminin saatteki hızını anlamak için kullanılan araç. Üzerinde yüzlerce iğneli köstek bulunan uzun balık oltası. Birden fazla balığın avcılığında durgun sularda kullanılan, su yüzeyi ile su zemin arasında uygun pozisyonlarda yerleştirilerek avcılık yapan, başı ve sonu şamandıralı, üçlü veya beşli yemli olta takımlarının bir araya gelmesinden oluşan pek çok üniteyi içeren, çok iğneli oltalar, barigat, paragat.
SAKULETA
Silindir biçiminde bir demirin içine çivi, cıvata vb. maddelerin doldurulması ile yapılmış olan bir mermi türü.
Bu bölümde tanımı içerisinde ETA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
ALAŞIMLAMAK
Metale, alaşım elementlerini eriterek katmak.
AYRINTILI
Ayrıntısı olan, teferruatlı, tafsilatlı, detaylı, mufassal, ince, uzun. Ayrıntılara girerek.
ALAŞIM
Bir metalin belli oranlarda bir veya birkaç metalle ergimesiyle oluşan yeni metal, halita.
AYRINTI
Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.
ASETATLI
Birleşimine asetat karıştırılmış.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
AVİZE
Tavana asılan, şamdanlı, lambalı, cam veya metal süslü aydınlatma aracı.
ANTİKATOT
Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genel olarak metal yaprak.
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.
BASTON
Yürürken dayanmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış olan araç. Geminin baş tarafındaki yatık direğin dışarıya doğru uzanan parçası.
ALKALİ
Alkali metallerin hidroksitleriyle amonyum hidroksitin genel adı.
ASA
Bazı ülkelerde, hükümdarların, mareşallerin, din adamlarının güç sembolü olarak törenlerde taşıdıkları bir tür ağaç veya metalden değnek. İhtiyarların baston yerine kullandıkları uzun sopa.
BAŞKALAŞIM
Bir kütlenin fiziki ve kimyasal özelliklerinin değişmesi, istihale, metamorfizm.
AŞAMA
Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye. Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap.
BAĞCI
Bağ yetiştirip ürününü satan kimse. Bağlayan veya soğuk haddehaneden çıkan metal şerit bobinlere bant yapıştıran kimse.
ARSENİK
Atom numarası 33, atom ağırlığı 74,91, yoğunluğu 5,7 olan, atmosfer basıncı altında 450 °C'de süblimleşen, maden filizlerinde çok yaygın bulunan, metal görünümünde basit element, sıçanotu, zırnık (simgesi As).
BARET
Küçük takke, papaz takkesi. İşçilerin başlarına giydikleri, metal veya plastikten yapılmış koruyucu başlık. Bir süs iğnesi türü.
BAR
Anadolu'nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu. Halter sporunda ağırlığı oluşturan kiloları birbirine bağlayan metal çubuk. Danslı, içkili eğlence yeri. Ateşten, mide bozukluğundan, ağızda, dil ve dişlerde meydana gelen acılık, pas. Ayaküstü içki içilen eğlence yeri. Hava basıncı birimi. Amerikan bar.
AMETAL
Metal olmayan element.