Sonu ETE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ete" olan, toplam 70 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ete ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ete olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ete olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

ANKSİYETE

8 harfli kelimeler

PLANÇETE, ÇADIRETE, GAVELETE, KİREMETE, PARAKETE, VARİYETE

7 harfli kelimeler

FİRKETE, KALÇETE, SOSYETE, VARYETE, DÖRNETE, GÖKMETE, HAYMETE, HELBETE, İLEMETE, İLİMETE, KALLETE, KURŞETE, ÖTEBETE, ŞERVETE, ŞİRVETE, ŞİVRETE

6 harfli kelimeler

ERKETE, GAZETE, İSKETE, PEÇETE, REÇETE, AHSETE, AMMETE, AYMETE, BERETE, CİMETE, ÇEMETE, EMMETE, GAFETE, GALETE, GANETE, GAVETE, GELETE, GOBETE, KAFETE, KELETE, KERETE, KOBETE, KULETE, NİMETE, NÜMETE, ŞİBETE, ŞİLETE, TOMETE, VELETE, YEMETE, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

AMETE, EMETE, İMETE, VİETE

4 harfli kelimeler

ÇETE, KETE, FETE, HETE, METE, PETE, RETE, SETE, ŞETE, TETE, YETE

3 harfli kelimeler

ETE

Bazı kelimelerin anlamları

ETE

Hala. Öte. Öte, uzak.

VARYETE

Şarkı, dans, hokkabazlık, temsil gibi aralarında ilişki bulunmayan farklı oyunlardan oluşan gösteri. Varyasyon.

PARAKETE

Geminin saatteki hızını anlamak için kullanılan araç.

FİRKETE

Kadınların saçlarını tutturmak için kullandıkları U biçimindeki naylon veya telden saç tokası.

DÖRNETE

Derinin kırışığını gidermek için kullanılan bir araç. (Bor Niğde).

ÇADIRETE

Beyaz çiçekli ot.

PLANÇETE

Harita çıkarmaya yarayan bir alet.

HAYMETE

Doğruluk, gerçeklik belirtir: Haymete ki o adam delidir.

SOSYETE

Bir topluluktaki gelir düzeyi yüksek ve kendilerine özgü yaşama biçimleri olan topluluk. Topluluk, toplum, cemiyet.

KALÇETE

Elle örülerek yapılmış olan yassı halat.

ANKSİYETE

Canlının içinde bulunduğu sıkıntılı duruma bağlı olarak gelişen psikonöretik bozukluk.

KİREMETE

Bağ çubuğu kömürü.

VARİYETE

Ait olduğu türden çok ufak farklarla ayrılan birey, ait olduğu belirli bir grup organizmadan görev ve yapı karakterleri bakımından ayrılan bir organizma. Ait olduğu türden çok ufak farklarla ayrılan birey; ait olduğu belirli bir grup organizmadan görev ve yapı karakterleri bakımından ayrılan bir organizma.

GAVELETE

Dabaklıkta üzerinde deri kazınan kütük. (Yalvaç Isparta).

HELBETE

Elbet.

GÖKMETE

Mavi gözlü hükümdar.

  -   -   -  

Anlamında ETE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ETE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANSIZIN

Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.

ALEYHTARLIK

Bir işe, harekete veya düşünceye karşı olma, karşıtçılık.

ASALETEN

Bir görevde temelli olarak, asıl olarak, vekâleten karşıtı. Kendi adına hareket ederek.

AFETZEDE

Afete uğramış, afet görmüş kimse.

ALTERNATÖR

Dalgalı akım üreteci.

ARAŞTIRMACI

Araştırma yapan, inceleyen kimse, araştırıcı, araştırman, mütetebbi.

ARDİYECİ

Ardiye işleten kimse. Ardiyeye bakan kimse.

AKSAKAL

Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.

ADALETSİZLİK

Adalete aykırı olma durumu.

APTALLAŞMAK

Zekâsını işletemez olmak, alıklaşmak, ahmaklaşmak.

ANTREPOCU

Antrepo işleten kimse. Antrepoya bakan kimse.

ALESTA

Harekete hazır, tetikte.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

ALMAÇ

Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör.

ADALETSİZ

Adalete aykırı düşen (şey). Adaleti olmayan (kimse).

ALIRLIK

Duygusal uyarımları alabilme yeteneği, idrak kabiliyeti.

ARITICI

Arıtma özelliği olan (şey). Deterjan. Özleştirici, sadeleştirici kimse.

ACINDIRMAK

Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.

ANLAYIŞ

Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.

ARAMAK

Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.