Kelimeler arşivi içinde; sonunda "emre" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu emre ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında emre olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde emre olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PEMBEGEMRE
YUNUSEMRE
ALGEMRE, DİLEMRE
CEMRE, KEMRE, ÇEMRE, DEMRE, GEMRE, ŞEMRE, TEMRE
EMRE
EMRE
Kardeş. Âşık, müptelâ. Âşık, tutkun. Halk şairi. Arkadaş. Balıkesir şehrinde, Bandırma belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzurum ili, Köprüköy ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Manisa kenti, Gökçeören nahiyesine bağlı bir bölge. Sivas ilinde, Hafik ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
PEMBEGEMRE
Genellikle Akdeniz ve Ege bölgelerinde yetişen, taneleri iri, kalın kabuklu, salkımı konik biçimde olan bir tür üzüm.
ŞEMRE
Yüz.
DEMRE
Temriye, egzama.
ALGEMRE
Güvez renkte, dayanıklı bir çeşit üzüm.
GEMRE
Son turfanda yetişen, sert kabuklu, siyah bir çeşit üzüm. Gübre. Son turfanda yetişen sert kabuklu, siyah bir çeşit üzüm. Su yollarına döşenen ağaç boru.
YUNUSEMRE
Eskişehir şehrinde, Mihalıççık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Giresun şehri, Piraziz belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
CEMRE
Şubat ayında birer hafta arayla havada, suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi.
TEMRE
Bir çeşit deri hastalığı. Bir çeşit deri hastalığı, temriye. Bir çeşit deri hastalığı; bk. ayrıca demirevi. Bir tek hurma.
ÇEMRE
Çehre.
KEMRE
Gübre, tezek. Deride kalınlaşmış kir tabakası. Başta olan kepek.
DİLEMRE
Ana diline tutkun, dilini çok seven kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAŞAK
Arpa, buğday, yulaf ve benzerleri ekinlerin tanelerini taşıyan kılçıklı başı. Tarlalarda, bağlarda dökülmüş veya tek tük kalmış olan ürün. Zodyak üzerinde Aslan ile Terazi arasında bulunan takımyıldızın adı. Merdiven, el merdiveni, merdiven basamağı, iskele. Tahıl ve meyveleri devşirdikten sonra geriye kalan döküntüler: Zavallı ihtiyar kadın, ömrünü başak toplamakla geçirir. Sigara izmariti: Tütün alacak parası yok ki başak toplayıp içiyor. Ana eksen üzerindeki çiçekleri sapsız olan çiçek durumu. Spika. Mahsûl devşirildikten sonra dal ve sap üzerinde kalmış olan artıklar. Demren, okun ucundaki sivri demir. İstanbul şehri, Karacaköy bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Malatya ilinde, Hasançelebi bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Mardin kenti, Kızıltepe belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şırnak şehri, Silopi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bir takımyıldızın ve bir burcun adı; Başak takımyıldızı, Başak burcu.
ÇEMRENME
Çemrenmek işi.
DERMEN
Yelek, önü işlemeli bir çeşit yelek. Değirmen. İlaç. Değirmen, karşılığı d'armen, davermen. Demren.
KEMRELEME
Kemrelemek işi.
LEBBEYK
"Buyurun efendim, emredin" anlamlarında bir seslenme sözü.
EMREYLEMEK
Buyurmak, emretmek.
DERMATOFİTOZİS
Deri ve eklentilerinin keratinli tabakalarının patojen dermatofit türü mantarlardan biriyle yüzeysel, çok bulaşıcı ve insanlara da bulaşabilen enfeksiyonu, epidermofitozis, Halk dilinde demregü, dermem. Tanı anamneze, klinik bulgu, deri kazıntılarının ve kılların mikroskobik incelemesine, kılların morötesi ışık altında muayenesine, deri biopsilerine ve mantar kültürlerine dayanır.
GÜBRE
Verimini artırmak için toprağa dökülen her türlü hayvan dışkısı, kimyasal veya bitkisel madde, kemre.
ÇEMİRLENMEK
Kolunu veya paçalarını sıvamak, eteğini toplamak. İşe girişmek; cemrenmek.
BONO
Belirli bir sürenin sonunda, belirli bir paranın, belirli bir kimseye ödeneceğini belirten senet, emre muharrer senet.
OTORİTE
Yaptırma, yasak etme, emretme, itaat ettirme hakkı ya da gücü, yetke, sulta, velayet. Çalışmalarıyla kendini kabul ettirmiş, başarılı kimse. Siyasi veya idari güç.
BUYURMAK
Bir şeyin yapılmasını veya yapılmamasını kesin olarak söylemek, emretmek. Söylemek, demek, düşüncesini bildirmek. Etmek, eylemek. Almak. Gelmek, gitmek, geçmek, girmek.
BAŞKALDIRI
Herhangi bir amaçla kurulu düzene veya devlet güçlerine karşı gelme, başkaldırma, ayaklanma, isyan. Bir düzene veya emre boyun eğmeme, uymama, itaat etmeme.
BUYRUKÇU
Buyuran, emreden kimse.
GÜBRELİK
Gübre konulan yer, kemrelik.
BUYURULMAK
Emir almak, emredilmek.
ÇEMİRLEMEK
Kolunu veya paçalarını sıvamak, eteğini toplamak. Etekleri toplamak, paçaları sıvamak, hazırlanmak. Cemremek; çemrelemek; sıvamak.
EMRETME
Emretmek işi.
EMREYLEME
Emreylemek işi.
ÇEMREME
Çemremek işi.