Kelimeler arşivi içinde; sonunda "emri" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu emri ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında emri olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde emri olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EMRİ
Emirle ilgili.
GEMRİ
Son turfanda yetişen sert kabuklu, siyah bir çeşit üzüm.
GELEGEMRİ
Kalın kabuklu bir çeşit üzüm.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMRİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
OLDUBİTTİ
Başkasına karışma fırsatı vermeden bir işi aceleye ve kargaşalığa getirip sonuca bağlama, olupbitti, emrivaki.
BETÜL
Namuslu, temiz kadın. Allah'ın emri. Hazreti Meryem'in ve Hazreti Fatma'nın lakapları. Ana ağaçtan ayrılıp, ayrı kök salan fidan.
KÖLE
Savaşta tutsak alınan, yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan veya başkasından satın alınan kimse, kul, esir. Birinin emri altında bulunan, özgür olmayan kimse. Herhangi bir şeye aşırı derecede bağlı olan kimse.
KITA
Yeryüzündeki altı büyük kara parçasından her biri, ana kara. Dörtlük. Parça, tane. Askerlerin bir komutanın emrinde bir araya gelmesinden oluşan birlik.
ÖLÜM
Bir insan, bir hayvan veya bitkide hayatın tam ve kesin olarak sona ermesi, ahiret yolculuğu, ebedî uyku, emrihak, irtihal, memat, mevt, vefat. İdam cezası. Ölme biçimi. Ölmesi istenen canlı için kullanılan bir söz. Sona erme, yok olma, ortadan kalkma.
POLİÇE
Belirli bir sürenin sonunda belirli bir parayı kendi adına veya bir başkasının emrine ödemesi için alacaklının borçluya yazdığı bildiri. Sigorta senedi.
BELLENGEÇ
Öğrenmek için yapılan iş, alıştırma, temrin. Küçük çocukları yatırmak için yapılan salıncak.
GRUP
Küme. Çeşitli sınıf veya birliklere bağlı elemanların, belirli bir taktik görevi gerçekleştirmek üzere, tek komutanın emri altında birleştirilmesinden oluşan kıta topluluğu. Görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü, ekip. Ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü.
DEMİRÖNÜ
Temriye, egzama.
RAMBURSMAN
Geri ödeme. Ödeme emrini vermesi gereken bankanın talimatına göre akreditif bedelini ödeyen aracı banka.
BELLEMCELİK
Öğrenmek için yapılan iş, alıştırma, temrin.
YAZILA
Devlet dairelerinde yapılmış olan müsveddenin düzeltilmesi yapıldıktan sonra yazılması için verilen "yazılsın" emri.
BUYRUĞINLAYIN
Buyruğuna göre, emri üzere.
DEFÇİ
Türk gölge oyunu'nda perde arkasında, ustanın denetiminde def çalan ve türkü söyleyen kimse. Perde arkasında ustanın emrinde tef çalan; şarkıcı bulunmazsa tef çalarken aynı zamanda şarkı söyleyen kimse.
ORDİNO
Bir poliçenin arkasına ciro edildiği kişiye ödenmesi için yazılan havale emri. Tüccarın malını gümrükten çekebilmesi için vapur kumpanyasından yük konşimentosuna karşılık verilen havale. Denizcilik işletmelerinde gemi adamlarını gemilere atama belgesi.
BELLEMBEÇ
Öğrenmek için yapılan iş, alıştırma, temrin.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
BELLENCELİK
Öğrenmek için yapılan iş, alıştırma, temrin.
TAPULU
Tapusu olan. Emri altında, maiyetinde.
BAŞYAPIMCI
Büyük yapımevlerinde her yıl belirli sayıda filmin yapımından sorumlu olan, emrinde birkaç yapımcı çalıştıran kimse.