Sonu ELA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ela" olan, toplam 51 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ela ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ela olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ela olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

ZARZUYELA, İNKEVVELA, SPİRODELA, İSKARPELA

8 harfli kelimeler

KALUBELA, PROSTELA, MANİVELA, DEFİBELA, KARAVELA, KARAMELA, HİMİYELA, CİYAKELA, ZARZUELA

7 harfli kelimeler

HELHELA, HORDELA, VARDELA, ERŞİELA, GORDELA, RONDELA, MÜPTELA, MEŞMELA, MÖPDELA, KARTELA, KANDELA

6 harfli kelimeler

HOKELA, PEPELA, SİPELA, HABELA, ŞUHELA, GÜVELA, BEPELA, KAVELA, CÜHELA, ÇAVELA, EVVELA, KAPELA, MESELA, TABELA, VÜKELA, BADELA

5 harfli kelimeler

EVELA, ABELA

4 harfli kelimeler

TELA, KELA, SELA, HELA, ŞELA, VELA, BELA, DELA

3 harfli kelimeler

ELA

Bazı kelimelerin anlamları

ELA

Gözde sarıya çalan kestane rengi. Bu renkte olan.

KARAMELA

Karamel.

HORDELA

Gırtlak.

HELHELA

Evecen kimse: Ne helhelasın.

HİMİYELA

Yemiyorlar.

PROSTELA

Önlük.

MANİVELA

Bir ucunun bağlı bulunduğu bir nokta çevresinde dönen kol. Kaldıraç.

İSKARPELA

Tahta, metal veya taşı işlemeye yarayan çelik araç.

KARAVELA

Büyük deniz teknesi. Gemilerde denizcilik kurallarına aykırı durum.

ZARZUYELA

Klasik, İspanyol müzikli oyununa verilen ad. Bu tür oyunları yazanlar arasında Lope de Vega ve Calderon gibi ünlü ispanyol yazarları da vardır.

SPİRODELA

İri su mercimekleri.

CİYAKELA

Solucan: Ciyakela has toprahta olur.

ZARZUELA

İspanyol klasik müzikli oyununa verilen ad.

KALUBELA

İslam inancına göre, ruhlar yaratıldığında Allah'ın "Ben sizin Tanrı'nız değil miyim?" sorusuna ruhların verdikleri "evet" cevabı. Çok eski zaman.

DEFİBELA

Başa gelen belayı savma.

İNKEVVELA

En evvel, ilk önce.

  -   -   -  

Anlamında ELA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ELA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ATROPİN

Güzelavrat otundan çıkarılıp hekimlikte kullanılan zehirli bir madde.

BAYAĞI

Aşağılık, pespaye. Gerçekten. Herhangi bir özelliği olmayan, sıradan, alelade. (ba'yağı) Hemen hemen, âdeta. Basit, adi, amiyane, banal. Oldukça, epey.

BAĞIMLI

Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

ALABORA

Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.

BAYAĞILIK

Bayağı olma durumu, sıradanlık, aleladelik.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

AVARIZ

Kazalar, belalar. Engebe. Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak halktan toplanan vergi.

ACELECİ

Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.

AKICILIK

Akıcı olma durumu. Söz, yazı ve anlatımın akıcı olma özelliği, selaset.

AKI

Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.

ATEŞ

Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.

BAĞINTI

Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.

AMA

Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.

AGARAGAR

Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.

AYAKTA

Ayağa kalkmış durumda. Telaşlı, heyecanlı bir biçimde.

ALELADELİK

Alelade olma durumu. Bayağılık.

ALIKLIK

Alık olma durumu, belahet.

ALA

Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).

ANLAYIŞ

Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.

BELAGATLİ

Belagati olan.