ELA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ela" olan, toplam 43 adet kelime bulunmaktadır. ela ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ela ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ela olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

ELAOFORİYAZİS

12 harfli kelimeler

ELASTOFİBROM

11 harfli kelimeler

ELAZIĞLILIK, ELASTİKİYET, ELAOFOROZİS

10 harfli kelimeler

ELAEOPHORA, ELASTİKLİK

9 harfli kelimeler

ELARABASI, ELAMENCİK, ELASTOZİS, ELASTOMER, ELASTİNAZ, ELASTİKUS

8 harfli kelimeler

ELALİBEY, ELASTİKİ, ELAĞIZDA, ELAVAYCI, ELAZIĞLI

7 harfli kelimeler

ELAĞACI, ELASTİN, ELAÇMAZ, ELAŞSIZ, ELASTİK, ELASTAZ, ELAĞUNA

6 harfli kelimeler

ELANUR, ELAGÖZ, ELAMET, ELAMAN, ELAMAK, ELALDI, ELALAN, ELAZIĞ, ELAĞIZ, ELAVAY

5 harfli kelimeler

ELAKA, ELAVI, ELAĞE

4 harfli kelimeler

ELAT, ELAF, ELAÇ, ELAN

3 harfli kelimeler

ELA

Bazı kelimelerin anlamları

ELA

Gözde sarıya çalan kestane rengi. Bu renkte olan.

ELASTİKUS

Elastik, esnek.

ELAOFORİYAZİS

Elaoforozis.

ELASTİKİ

Esnek.

ELASTİKLİK

Bir etki sonucu şekli bozulan cismin, etki ortadan kalktığında tekrar ilk şekline dönebilmesi.

ELAMENCİK

İspinoz kuşu.

ELARABASI

Bisiklet.

ELASTOFİBROM

Elastin ve fibroz bağ doku elemanlarını içeren bir tümör.

ELASTİNAZ

Elastin proteinini hidroliz eden enzim.

ELALİBEY

Sivas kenti, Kavak bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ELAZIĞLILIK

Elâzığlı olma durumu.

ELASTOZİS

Elastik dokunun dejenerasyonu. Dermal bağ dokuda elastotik materyalin artışıyla kendini gösteren dejeneratif değişimler. Dermal bağ dolunun herhangi bir bozukluğu.

ELAEOPHORA

Onchocercidae ailesinde bulunan filarya cinsi. Bu cinste bulunan türler yabani geyiklerde ve koyunlarda beyinde iskemik nekrozlara, körlüğe ve yüzde dermatozise neden olur.

ELASTİKİYET

Esneklik.

ELASTOMER

Çekilince uzayan, çekme mukavemeti yüksek, çabucak eski boyutuna dönebilen, kauçuk benzeri polimer maddelerin genel adı. ("Elastik polimer" teriminin kısaltılmış şekli).

ELAOFOROZİS

Tabanus ve Hybomitra türü at sinekleriyle taşınan, Elaeophora schneideri adlı nematod türünün mikrofilerlerinin geyik ve koyunların yüz ve göz atardamarlarında oluşturduğu, tromboz, deri, burun, ağız ve konjunktiva yangısıyla belirgin enfeksiyonu, elaoforiyazis, filaryal dermatitisi.

  -   -   -  

Anlamında ELA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ELA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAYAĞI

Aşağılık, pespaye. Gerçekten. Herhangi bir özelliği olmayan, sıradan, alelade. (ba'yağı) Hemen hemen, âdeta. Basit, adi, amiyane, banal. Oldukça, epey.

BAĞINTI

Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.

BELAGATLİ

Belagati olan.

BAĞIMLI

Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

ALIKLIK

Alık olma durumu, belahet.

ANLAYIŞ

Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.

AKICILIK

Akıcı olma durumu. Söz, yazı ve anlatımın akıcı olma özelliği, selaset.

AYAKTA

Ayağa kalkmış durumda. Telaşlı, heyecanlı bir biçimde.

BAYAĞILIK

Bayağı olma durumu, sıradanlık, aleladelik.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

ACELECİ

Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.

AGARAGAR

Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.

AMA

Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.

ALELADELİK

Alelade olma durumu. Bayağılık.

AVARIZ

Kazalar, belalar. Engebe. Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak halktan toplanan vergi.

AKI

Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.

ATROPİN

Güzelavrat otundan çıkarılıp hekimlikte kullanılan zehirli bir madde.

ATEŞ

Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.

ALABORA

Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.

ALA

Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).