Kelimeler arşivi içinde; başında "dik" olan, toplam 182 adet kelime bulunmaktadır. dik ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dik ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DİKİZLEYEBİLMEK
DİKİZLEYEBİLME, DİKROSÖLİYOZİS
DİKLEŞEBİLMEK
DİKİLEBİLMEK, DİKİLİVERMEK, DİKKAFALILIK, DİKKATSİZLİK, DİKLEŞEBİLME, DİKLEŞTİRMEK
DİKBAŞLILIK, DİKENLEŞMEK, DİKENSİZLER, DİKEYLEŞMEK, DİKİLEBİLME, DİKİLİVERME, DİKİLTOKMAK, DİKİTTİRMEK, DİKİZLENMEK, DİKİZLETMEK, DİKKATLİLİK, DİKKATSİZCE, DİKLAMİDEİK, DİKLEMESİNE, DİKLEMESİYE, DİKLEŞTİRME, DİKOTİLEDON, DİKROMATİZM, DİKTATÖRLÜK
DİKDÖRTGEN, DİKENCİKLİ, DİKENLEŞME, DİKEYLEŞME, DİKİCİBAŞI, DİKİLİKAYA, DİKİŞÇİLİK, DİKİVERMEK, DİKİZCİLİK, DİKİZLEMEK, DİKİZLENİŞ, DİKİZLENME, DİKİZLETME, DİKİZLEYİŞ, DİKKALAMAK, DİKKATLİCE, DİKKOLALAK, DİKLAZURİL, DİKLORAMİN, DİKLOROFEN, DİKMENKIRI, DİKMESÖĞÜT, DİKTİRTMEK
DİKENLİCE, DİKENTEPE, DİKESABAN, DİKGELMEK, DİKİCİLİK, DİKİLENTİ, DİKİLİTAŞ, DİKİMHANE, DİKİNÜSTÜ, DİKİVERME, DİKİZLEME, DİKKAFALI, DİKKATSİZ, DİKKUYRUK, DİKLENMEK, DİKLEŞMEK, DİKLORVOS, DİKMENCİK, DİKOTOMİK, DİKTİRMEK, DİKTİRTME
DİKBAŞLI, DİKELMEK, DİKENCİK, DİKENCİR, DİKENCÜK, DİKENLİK, DİKENMEK, DİKENÖZÜ, DİKENSİZ, DİKENUCU, DİKEYHIZ, DİKEYLİK, DİKGULUK, DİKİLGEN, DİKİLMEK, DİKİMEVİ, DİKİNMEK, DİKİRGEN, DİKİŞSİZ, DİKİZLİK, DİKKALLİ, DİKKATLE, DİKKATLİ, DİKKONAK, DİKKULAK, DİKLEMEÇ, DİKLEMEK, DİKLENİŞ, DİKLENME, DİKLENTİ, Devamını Oku »»
DİKELME, DİKENCE, DİKENÇE, DİKENLİ, DİKENNİ, DİKENSİ, DİKGAFA, DİKİCİK, DİKİLİK, DİKİLİŞ, DİKİLME, DİKİRAK, DİKİREK, DİKİŞÇİ, DİKİŞLİ, DİKİZCİ, DİKKAYA, DİKKIYI, DİKLEME, DİKMECE, DİKMELİ, DİKTACI
DİKGEN, DİKGÖZ, DİKİCİ, DİKİLİ, DİKİNE, DİKKAT, DİKKEL, DİKKOZ, DİKKÖY, DİKLEM, DİKLİK, DİKLİN, DİKMEK, DİKMEN, DİKOTA, DİKÖZÜ, DİKREN
DİKÇE, DİKEÇ, DİKEL, DİKEN, DİKER, DİKEŞ, DİKEY, DİKGİ, DİKİK, DİKİL, DİKİM, DİKİN, DİKİS, DİKİŞ, DİKİT, DİKİZ, DİKKE, DİKKİ, DİKKO, DİKME, DİKNA, DİKÖN, DİKSE, DİKTA, DİKTE
DİKİ
DİK
DİK
Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan. Sert, kalın, tok (ses). Ters, aksi (söz). Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş. Sert (bakış). Yatık durmayan, sert. Kaba, yersiz (davranış).
DİKLEŞEBİLMEK
Dikleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DİKROSÖLİYOZİS
Dicrocoelium cinsi digenetik trematodların neden olduğu enfeksiyon. Hayvanlarda ve insanlarda safra kanallarında veya kesesinde parazitlenen Dicrocoelium dendriticum'un metaserkerleriyle enfekte karıncaların veya bu karıncalarla bulaşık yeşilliklerin yenilmesi sonucunda oluşan enfeksiyon.
DİKENSİZLER
(Yun, an: sız; akantha: diken) Balıklar (Pisces) sınıfının, tükel ağızlılar (Teleostomi) alt sınıfının, kemikli balıklar (Teleostei) takımından, yüzgeçleri dikensiz, yüzme keseleri kapalı balıklar içine alan bir alt takım. (Anacanthini), Omurgalı hayvanlardan balıklar (Pisces) sınıfının tükel-ağızlılar (Teleostomi) alt-sınıfının kemikli-balıklar (Teleostei) takımının bir alt-takımı. Yüzgeçleri dikensizdir. Yüzme keseleri kapalıdır. Mezgitgiller (Gadidae), uzun-kuyruklu-balıkgiller (Macruridae) gibi familyaları vardır.
DİKBAŞLILIK
Dikbaşlı olma durumu, dikkafalılık.
DİKİZLEYEBİLMEK
Gözetleyebilmek.
DİKLEŞEBİLME
Dikleşebilmek işi.
DİKKATSİZLİK
Dikkatsiz olma durumu, dalgınlık, savrukluk, özensizlik.
DİKEYLEŞMEK
Dikey duruma gelmek.
DİKİLEBİLMEK
Dikilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DİKKAFALILIK
Dikbaşlılık.
DİKLEŞTİRMEK
Dik duruma getirmek. Sert duruma getirmek.
DİKİLİVERMEK
Ansızın veya çabucak dikilmek.
DİKİZLEYEBİLME
Gözetleyebilme.
DİKİLEBİLME
Dikilebilmek işi.
DİKENLEŞMEK
Diken durumu almak, diken gibi olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANDIZ
Yaprakları dikenli olan bir tür ardıç. Kırlarda yetişen yabani bir otun kökü. Servi.
ALGARİNA
Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme.
ALIÇ
Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ALTINTOP
Greyfurt. İki çeneklilerden, uzun dikenli ve kürecikler hâlinde çiçekleri olan bir tür kaktüs (Trollius ranunculoides).
AİDAT
Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.
AMAN
Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AGU
Süt çocuklarının neşelendikleri zaman çıkardıkları ses.
AMELİYAT
Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi, cerrahi müdahale, operasyon. İşler, faaliyetler.
ANIZ
Ekin biçildikten sonra tarlada kalan köklü sap. Ekin biçildikten sonra sürülmemiş tarla.
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
AKÇAAĞAÇ
Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç, isfendan (Acer).
AMUT
Dik durma. Dikme.
ALGI
Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.
AHUDUDU
Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.
ALBASTI
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.
ALABROS
Fırça gibi dik kesilmiş (erkek saçı).
AMUDİ
Dikey.