Kelimeler arşivinde; içinde "dik" olan, toplam 667 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dik bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dik ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dik olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TASDİKLETTİRİLMEK
SENDİKALAŞTIRMAK, FOTOPERİYODİKLİK, RADİKALLEŞTİRMEK, RADİKULONÖROPATİ, TASDİKLETEBİLMEK, TASDİKLETTİRİLME, TASDİKLEYEBİLMEK, YUKARISEVİNDİKLİ
RADİKALLEŞTİRME, SENDİKALAŞTIRMA, DİDİKLEYEBİLMEK, DİKİZLEYEBİLMEK, KONTRENDİKASYON, PERPENDİKULARİS, POLİRADİKULİTİS, TASDİKLETEBİLME, TASDİKLETTİRMEK, TASDİKLEYEBİLME, ULAŞILABİLİRDİK, YUKARIAKÇAGEDİK, YUKARIBELEMEDİK
AŞAĞIAKÇAGEDİK, AŞAĞIBELEMEDİK, ÇUVALDIZDİKENİ, DİKİZLEYEBİLME, DİKROSÖLİYOZİS, KABALDIZDİKENİ, TASDİKLETİLMEK, TASDİKLETTİRME, YUKARIDİKENCİK
DEDİKODUCULUK, RADİKALLEŞMEK, SENDİKALAŞMAK, SENDİKASIZLIK, ÇAKIRDİKENLİK, YEDİKIZKARDEŞ, ANTİSPAZMODİK, AŞAĞIDİKENCİK, BİYOİNDİKATÖR, ÇAĞLAYANGEDİK, DİKLEŞEBİLMEK, EFENDİKÖPRÜSÜ, GEDİKSATILMIŞ, PREMEDİKASYON, SEVİNDİKALANI, SIYIRMADİKENİ, TASDİKLETİLME, YEDİKARDAŞLAR, YEDİKARDEŞLER, ZERDALİDİKENİ
ANSİKLOPEDİK, ÇİMDİKLENMEK, DİKKAFALILIK, DİKKATSİZLİK, DİKLEŞTİRMEK, NAZARIDİKKAT, PEDİKÜRCÜLÜK, RADİKALLEŞME, SENDİKACILIK, SENDİKALAŞMA, SENDİKALILIK, ANTİPERİODİK, AYAKGEDİKLER, CİMCİKDİKENİ, DANDİKLEŞMEK, DİKİLEBİLMEK, DİKİLİVERMEK, DİKLEŞEBİLME, GEDİKHASANLI, KANGALDİKENİ, KIZILCAGEDİK, ORTAGEDİKLER, PANCARDİKELİ, SİDİKLİBASMA, SİSTİDİKOLOZ, TASDİKLENMEK, TASDİKLETMEK, YUKARIDİKMEN
BADİKLEŞMEK, BEKLENMEDİK, BİYOMEDİKAL, ÇİMDİKLEMEK, ÇİMDİKLENME, DİDİKLENMEK, DİKBAŞLILIK, DİKENLEŞMEK, DİKLEMESİNE, DİKLEŞTİRME, DİKTATÖRLÜK, ERADİKASYON, HADDİKİFAYE, PREDİKSİYON, SENDİKALİST, SENDİKALİZM, AŞAĞIDİKMEN, BANDİKLEMEK, BAŞGEDİKLER, BEĞENDİKLER, BÜYÜKDİKİLİ, ÇENDİKLEMEK, DANDİKLEMEK, DANDİKLEŞME, DEDİKODUSUZ, DEMİRDİKENİ, DİDİKLETMEK, DİKENSİZLER, DİKEYLEŞMEK, DİKİLEBİLME, Devamını Oku »»
BADİKLEMEK, BAŞGEDİKLİ, BİLİNMEDİK, ÇAKIRDİKEN, DEDİKODUCU, DİDİKLEMEK, DİKDÖRTGEN, DİKENCİKLİ, DİKİŞÇİLİK, DİKİZLEMEK, DİKTİRTMEK, MERDİKIPTİ, RADİKALİZM, SENDİKASIZ, TASDİKNAME, YEDİKARDEŞ, AKDİKMELER, ALTINGEDİK, AŞAĞIDİKME, BADİKLEŞME, ÇILIDİKENİ, ÇUBUKDİKEN, DALANDİKEN, DEDİKODULU, DİDİKLAMAK, DİDİKLENİŞ, DİDİKLENME, DİDİKLETME, DİDİKLEYİŞ, DİKENLEŞME, Devamını Oku »»
BADİKLEME, BİLDİKLİK, DİDİKLEME, DİKENLİCE, DİKİCİLİK, DİKİMHANE, DİKİZLEME, DİKKAFALI, DİKKATSİZ, DİKKUYRUK, DİKLENMEK, DİKLEŞMEK, DİKTİRMEK, DİKTİRTME, İNDİKATÖR, MADİKLEME, ORTOPEDİK, PEDİKÜRCÜ, PERİYODİK, PÜRDİKKAT, SARIDİKEN, SENDİKACI, SENDİKALI, TASDİKSİZ, AHMEDİKLİ, AKÇEGEDİK, ARPAGEDİK, BELEMEDİK, BİDİKİCİK, ÇÖNBİLDİK, Devamını Oku »»
BİLİNDİK, DEDİKODU, DİKBAŞLI, DİKELMEK, DİKENCİK, DİKENLİK, DİKENSİZ, DİKİLMEK, DİKİŞSİZ, DİKİZLİK, DİKKATLİ, DİKLENME, DİKLEŞME, DİKMELİK, DİKSİYON, DİKTAFON, DİKTATÖR, DİKTİRME, HANDİKAP, SADİKLİK, SENDİKAL, SİDİKLİK, TASDİKLİ, DİKİMEVİ, ALADİKME, ALİGEDİK, APENDİKS, BANDİKUT, BEGENDİK, BEĞENDİK, Devamını Oku »»
AKDİKEN, DİKELME, DİKENCE, DİKENLİ, DİKENSİ, DİKİLİŞ, DİKİLME, DİKİŞÇİ, DİKİŞLİ, DİKİZCİ, DİKTACI, GEDİKLİ, MADİKÇİ, MELODİK, METODİK, PEDİKÜR, RADİKAL, SENDİKA, SİDİKLİ, ŞİMDİKİ, ABDİKÖY, ANDİKAS, BİDİDİK, ÇEKİDİK, DİKENÇE, DİKENNİ, DİKGAFA, DİKİCİK, DİKİLİK, DİKİRAK, Devamını Oku »»
BİLDİK, ÇİMDİK, DANDİK, DİKGEN, DİKİCİ, DİKİLİ, DİKİNE, DİKKAT, DİKLİK, DİKMEK, DİKMEN, DİMDİK, PENDİK, RADİKA, SENDİK, TASDİK, ABİDİK, ASİDİK, AVADİK, BANDİK, BITDİK, BIZDİK, BİDDİK, BİDİKİ, BİNDİK, BİZDİK, BONDİK, CISDİK, CIZDİK, CİMDİK, Devamını Oku »»
BADİK, BEDİK, ÇEDİK, DİKÇE, DİKEÇ, DİKEL, DİKEN, DİKEY, DİKİM, DİKİŞ, DİKİT, DİKİZ, DİKME, DİKSE, DİKTA, DİKTE, GEDİK, HEDİK, MADİK, SİDİK, AKDİK, BIDİK, BİDİK, BODİK, ÇIDİK, ÇİDİK, DADİK, DEDİK, DİDİK, DİKER, Devamını Oku »»
EDİK, DİKİ
DİK
DİK
Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan. Sert, kalın, tok (ses). Ters, aksi (söz). Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş. Sert (bakış). Yatık durmayan, sert. Kaba, yersiz (davranış).
TASDİKLETEBİLMEK
Onaylatabilmek.
SENDİKALAŞTIRMAK
Sendika hâlinde teşkilatlandırmak.
DİKİZLEYEBİLMEK
Gözetleyebilmek.
YUKARISEVİNDİKLİ
Tekirdağ şehrinde, Muratlı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
RADİKALLEŞTİRME
Radikalleştirme işi.
FOTOPERİYODİKLİK
Bitkilerin gün ışığına maruz kalmaları neticesinde bileşimlerinde meydana gelen ritmik değişiklikler.
KONTRENDİKASYON
Zıt etki.
RADİKULONÖROPATİ
Sinir kökü ve omurga siniri hastalığı.
SENDİKALAŞTIRMA
Sendikalaştırmak işi.
PERPENDİKULARİS
Dikey, düşey.
DİDİKLEYEBİLMEK
Didikleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
TASDİKLETTİRİLME
Onaylattırılma.
TASDİKLEYEBİLMEK
Onaylayabilmek.
RADİKALLEŞTİRMEK
Radikal duruma getirmek.
TASDİKLETTİRİLMEK
Onaylattırılmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANDIZ
Yaprakları dikenli olan bir tür ardıç. Kırlarda yetişen yabani bir otun kökü. Servi.
ALABROS
Fırça gibi dik kesilmiş (erkek saçı).
ALTINTOP
Greyfurt. İki çeneklilerden, uzun dikenli ve kürecikler hâlinde çiçekleri olan bir tür kaktüs (Trollius ranunculoides).
AGU
Süt çocuklarının neşelendikleri zaman çıkardıkları ses.
ALGARİNA
Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme.
ALIÇ
Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.
AMELİYAT
Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi, cerrahi müdahale, operasyon. İşler, faaliyetler.
AMUDİ
Dikey.
AMAN
Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.
ANIZ
Ekin biçildikten sonra tarlada kalan köklü sap. Ekin biçildikten sonra sürülmemiş tarla.
ALGI
Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.
ALBASTI
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.
AHUDUDU
Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.
AMUT
Dik durma. Dikme.
AKÇAAĞAÇ
Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç, isfendan (Acer).
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
AİDAT
Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.