Sonu DERKEN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "derken" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu derken ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında derken olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde derken olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DERKEN

Dendiği hâlde. Tam o sırada... diye düşünürken. Hemen sonrasında.

  -   -   -  

Anlamında DERKEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DERKEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİMYAT

Seyrek ve yuvarlak taneli bir tür üzüm. "Aşırı hırs göstererek elindekini de yitirmek" anlamındaki Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak deyiminde geçen bir söz.

FAKİRHANE

Düşkünler yurdu. Alçak gönüllülük göstermek için kendi evinden bahsederken kullanılan bir söz.

YENGE

Bir kimsenin kardeşinin, dayısının veya amcasının karısı. Düğünde geline kılavuzluk eden kadın. Bir erkeğin kendi karısından söz ederken kullandığı ad. Kadınlar için söylenen bir seslenme sözü.

AKANYILDIZ

Güneş dizgesine bağlı, kesin yörüngeleri bulunmayan ve bu nedenle havayuvarının üst katmanlarına girince ateş külçesi durumuna dönüşen küçük gökcismi. Yer'in havayuvarına girince sürtünmeden dolayı akkor duruma gelen ve ardından bir ışık çizgisi bırakarak geçen meteor. Güneş sistemi içinde hareket ederken dünya atmosferinin üst katmanlarına girip sürtünme sonucu ateş külçesi durumuna dönüşen küçük nesne.

DEYKEN

Derken: Memet'le gonuşuyduk, deyken Ahmet geldi.

GÖZETMEK

Korumak, bakmak, özen göstermek, himaye etmek. Kayırmak. Bir sonuca giderken bütün ayrıntı ve etkenleri dikkate almak. Kollamak, beklemek. Önem vermek, göz önünde bulundurmak, ayrı tutmak.

ÇIKACAK

Hamamlarda dışarıya çıkıp giyinme yerine giderken kurulanmak üzere verilen havlu, çıkma.

VINLAMAK

Dönerken veya düz bir doğrultuda hızla hareket ederken "vın" diye ses çıkarmak.

ÇARIK

İşlenmemiş sığır derisinden yapılmış olan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı. Çene. Araba yokuş aşağı giderken tekerleği frenlemek için altına sürülen demir levha. Para cüzdanı.

DAVLUM

Çarık yapmak için uzunlamasına kesilen ham deri. Sürülmek, ekilmek için dikdörtgen şeklinde ayrılmış toprak parçası. Tarla sürülmeye başlanırken pulluk ya da sapanla ilk açılan çizgi. Toprak tabakası. Bir araziyi köy halkına pay ederken eşit parçalara ayıran çizgiler.

BİZİMKİ

Bizim olan, bizimle ilgili olan. Kadınların kocalarından, kocaların karılarından söz ederken kullandıkları söz. Yakın çevremizde olan bir kimseden söz ederken kullanılan bir söz.

ARDALAMAK

Geriye kalmak, beklemek, arkada kalmak: Onlarla giderken ardala, seninle konuşacaklarım var. Tartmak, okkalamak: Şu torbadaki mısırı ardala, bak ne kadar gelir. Torba, heybe ve benzerleri yükü eşeğe ya da bir yere dengeli olarak yüklemek, asmak.

TÜREV

Türemiş ya da üretilmiş şey. Değişken artması sıfıra giderken, fonksiyonun artmasının değişken artmasına oranının limiti. Yapım ekiyle kurulmuş kelime, müştak: Sev-gi, sev-in-mek, göz-lük gibi. Bir madde üzerinde yapılmış olan kimyasal işlemler sonucu elde edilen bir başka madde.

DERDEMEZ

Elbette. Derken, hemen sonra.

İSA

"İyilik edeyim derken kimseyi memnun edemedi" anlamındaki İsa'yı küstürdü, Muhammed'i memnun edemedi atasözünde geçen bir söz.

DİGELMEK

İşe giderken ya da iş yaparken onunla bununla meşgul olarak sallanan, boş vakit geçiren (kimse).

AMBEL

Daha, çok, beter: İyilik yapayım derken ambel kötü oldu.

DIŞARLIK

Taşra. Yaşadığı yerden başka bir yere giderken giyilen kıyafet.

BİNDİRGEÇ

Kadınların örtündüğü örtü, çarşaf. Kadınların yakın bir yere giderken baş ve vücutlarını örttükleri kara bir örtü. (Uşak).

ÇIKMA

Çıkmak işi. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak. Çıkmış. Desteklemek amacıyla verilen para. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, çıkıntı, derkenar. Eski, kullanılmış. Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon.