Kelimeler arşivi içinde; sonunda "derd" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu derd ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında derd olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde derd olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DERD
Dert.
Bu bölümde tanımı içerisinde DERD geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DERDİKMEK
Dertlenmek, ağlamaklı olmak, derdini anlatmak: Boşuna derdikip durma, senin derdine kim yanacak. İçlenmek, dert edinmek.
DERDİMEK
Derdi tazelenmek, içlenmek.
ÇIRPMAK
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.
PAKETLEMEK
Bir veya birkaç şeyi kâğıda sararak, kutuya koyarak bağlamak. Birini baştan savmak, atlatmak. Yakalamak, ele geçirmek, derdest etmek.
MESAJ
Bir devlet büyüğünün, bir sorumlunun belirli bir olay veya durum dolayısıyla ilgililere gönderdiği bildiri. Yazı veya sözle anlatılması amaçlanan duygu, düşünce. İleti.
YAKALAMAK
Bir kimseyi veya bir şeyi elle tutmak. Aynı düzeye gelmek. Arayarak veya rastlantı sonucu bulup bağlantı kurmak. Bir kimseyi hoşa gitmeyecek bir durumda bulmak, bir kimsenin suçu ortaya çıkmak. Avlamak, tuzakla ele geçirmek. Kaçan kimseyi ele geçirmek, derdest etmek. Birdenbire etkisi altına almak. Tutturmak. Söz, bakış veya işareti fark etmek. Bir kimsenin gitmesini engellemek, durdurmak.
BOHÇALIK
Kız evinin, oğlan ve akrabalarına gönderdiği çamaşır takımı.
BİLEŞTİRİCİ
Ses bileştirme işini yöneten kimse. Düzlükteki çeşitli sestoplarların ve öbür ses kaynaklarının gönderdiği sesleri bileştiren, sesin düzey ve niteliğini denetleyen kimse; ses yönetim odasındaki ses yönetim masasında çalışır.
KATKI
Bir işin yapılmasına, gerçekleşmesine emek, bilgi, para vb. ile katılma, yardım. Düğün günü davetlilerin öğleye kadar gönderdikleri armağan. Bir şeye katılan başka bir madde. Metal ve alaşımların hazırlanması sırasında içlerine katılan değişik nitelikteki maddeler.
SİPARİŞ
Bir şeyin yapılmasını, gönderilmesini, getirilmesini isteme, ısmarlama. Yapılması ısmarlanan şey. Birinin kendi maaşından kesilerek başkasına gönderdiği, ödediği aylık para.
BUYRUMCU
Davet eden, karşılayan: Gapıya iki tane buyrumcu ister. Möhtü 'müftü' efendiye buyrumcu gitti mi?. Çağırıcı: Buyurumcu gönderdik.
DERDEŞİK
Darmadağın, didik didik: Tavuklar bahçeyi derdeşik etmişler.
BOŞALMA
Boşalmak işi. Elektrik yükünün başka bir iletkene geçişi veya sıfıra düşmesi, deşarj. Derdini birine açarak ferahlama, rahatlama, deşarj.
SÜRRE
Osmanlı padişahlarının her yıl Mekke ve Medine'ye gönderdikleri para ve armağanlar.
TASASIZ
Tasası, derdi olmayan, kaygısız. Hiçbir şeyi kendine dert edinmeden. Hiçbir şeyi kendine dert edinmeyen.
AMİR
Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir. Buyuran, buyurucu. Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.
DERTLİ
Derdi olan.
DERTSİZ
Derdi olmayan.
BOYDAN
Göçmen kadınların kışın giydikleri uzun etekli giysi. (Yeniköy, İnönü Eskişehir). Yalnız kolları takma olan giysi. (Yalvaç Isparta). Oğlan evinin geline gönderdiği giysi. (Afşar Gelendost Isparta).
BOŞALMAK
Boş duruma gelmek, içinde bir şey kalmamak, inhilal etmek. Doyuma ulaşmak. Derdini, sıkıntısını birine anlatarak ferahlamak, deşarj olmak. Gevşemek, açılmak. Hayvan, bağından kurtulmak. Dışarıya akmak, dökülmek.