Kelimeler arşivi içinde; sonunda "deri" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. Sonu deri ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında deri olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde deri olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ŞEPEMİNDERİ
KALENDERİ
HEREDERİ
GÖNDERİ, ARIDERİ, KÜŞDERİ, MÖŞDERİ, YURDERİ
GÜDERİ, ÇİDERİ, GEDERİ, KEDERİ, KÜDERİ, ÖZDERİ
DERİ
DERİ
İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.
HEREDERİ
İnce saplı oduncu baltası.
GÖNDERİ
Bir yerden bir yere özellikle posta ile gönderilen paket, telgraf, mektup vb. Yolcu etme, uğurlama.
ŞEPEMİNDERİ
İçinde az yün ya da pamuk olan ince minder.
KALENDERİ
Bir halk şiiri türü. Bu şiirin, halk şairleri tarafından yapılmış bestesi. (Halk edebiyatı terimi) Saz şairleri mef'ûlü mefâilü mefâilü feûlün tartısında düzdükleri gazellere bu adı verirler. Tekke ozanlarının, düşüncelerini, dünya görüşlerini, tarikat yollarını dile getirmek amacıyla, hece ya da aruzla söyledikleri, biçimce değişik olabilen koşuklar. Saz ozanlarının "mef-ûlü mefâilü mefâilü feûlün" ölçüsünü kullanarak gazel, murabba, muhammes, müseddes biçimlerinde yazdıkları, kendine özgü bir ezgi ile okunan koşuklara halk yazınında verile ad.
KÜDERİ
Güderi.
GEDERİ
Bağ çubuklarını toprağa daldırarak çoğaltma yolu, çelikleme. Bağ dikmek için uzunlamasına açılan çukur. Yolcu.
ÖZDERİ
Özleri, kendileri.
ÇİDERİ
At kösteği.
GÜDERİ
Genellikle geyik veya keçi derisinden yapılmış yumuşak ve mat meşin. Bu meşinden yapılmış.
ARIDERİ
Kireç çukurundan çıkarılan deri. (Yalvaç Isparta).
MÖŞDERİ
Arapça kökenli müşteri: müşteri.
KEDERİ
Kadar : Senin kederi yalancı görmedim.
YURDERİ
Mardin şehri, Kızıltepe ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KÜŞDERİ
Tahta rendesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DERİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKNE
Yağ bezlerinin deri üzerinde oluşturduğu iltihaplı sivilce.
ALLAME
Çok ve derin bilgisi olan, çok bilgili.
ANTİLOP
Antiloplardan, sıcak ülkelerde yaşayan, çok hızlı koşan, boynuzlu bir hayvan (Anthilopus). Bu hayvanın derisinden yapılmış.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
ALGORİTMA
Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmi yolu.
ALAZLANMAK
Alazlama işine konu olmak. İnsan derisinin üstünde kızıllık veya kızıl lekeler belirmek.
APRELEMEK
Kumaş veya deriyi cilalamak, perdahlamak.
ABİS
Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.
ALICI
Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.
AYAKKABILIK
Ayakkabı konulan yer, ayakkabı dolabı. Ayakkabı yapmaya elverişli olan (deri, kösele vb.).
ASTAR
Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.
AKINKAYASI
Kaya balığıgiller familyasından derin ve uzaklarda yaşayan ince, uzun bir tür balık.
ANTROK
Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.
APRE
Kumaş ya da derinin cilalanması, perdahlanması. Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde.
AYDINLATMAK
Karanlığı giderip görünür duruma getirmek, ışıklandırmak. Bir sorun üzerine bilgi vermek.
ANAHTARLIK
Anahtarların kaybolmasını önlemek ve kolayca kullanılmasını sağlamak için takıldığı maden, deri vb.nden yapılmış olan halka veya kılıf.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
AKSEPTANS
Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi. Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama, kabul.
AKŞIN
Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.