Kelimeler arşivi içinde; başında "ders" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. ders ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ders ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ders olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DERSHANECİLİK
DERSHANECİ
DERSBAŞI, DERSHANE
DERSİAM, DERSLİK
DERS
DERS
Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi. Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz, öğüt, ibret. Öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi. Bu bilgi aktarımı için ayrılan süre.
DERSHANECİLİK
Dershanecinin yaptığı iş.
DERSLİK
Öğrencilerin, bir öğretmenin gözetimi altında, anlatma, araştırma, küme çalışması vb. yollarla ve türlü eğitim araç ve gereçlerinden de yararlanarak ders yaptıkları yer, sınıf, dershane. Ders saati süresine uygun.
DERSİAM
Osmanlılar döneminde müderrislerin camilerde verdikleri ders. Bu dersi veren müderrislerin unvanı.
DERSBAŞI
Öğrencilerin tatil sonrası yeni öğretime başlaması.
DERSHANECİ
Dershane işleten kimse.
DERSHANE
Derslik. Öğrencilere okul dışında para ile ders veren özel kuruluş.
Bu bölümde tanımı içerisinde DERS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAHTSIZ
Bahtı kötü olan, mutsuz, talihsiz, kadersiz, kötü talihli, bibaht.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
EZBER
Bir metni veya bir sözü eksiksiz tekrarlayabilecek biçimde akılda tutma. Ezber edilecek ders. Ezberleme ve akılda tutma yeteneği.
FEYZALMAK
Etkilenmek, olgunlaşmak, ders almak.
ANAYASACI
Anayasayı savunan, anayasadan yana olan (kimse). Anayasa dersi veren öğretim üyesi.
ETÜT
Herhangi bir konuda yapılmış olan inceleme, araştırma. Belli bir konuyu inceleyen, araştıran eser veya yazı. Ön çalışma. Öğrencilerin, bir belletmenin gözetimi, denetimi altında ders çalışmaları, mütalaa, müzakere.
FENCİ
Fenle uğraşan kimse. Fen konularında ders veren öğretmen.
ACISIZ
Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.
DİNLEYİCİ
Söylenen veya çalınan bir şeyi dinleyen kimse. Kayıtlı olmadığı hâlde derslere dışarıdan devam eden kimse.
DESTURUN
İğrenç veya ayıp bir söz söylemek zorunda kalındığında "affedersiniz" anlamında kullanılan bir söz.
ÇÖMEZ
Medreselerde müderrisin hizmetine bakan ve ondan ders alan öğrenci. Acemi. Birinin kendi işini öğreterek yetiştirmeye başladığı kimse.
BEKLEMELİ
Sınıfta kalıp derslere devam etmeyen (öğrenci).
ANATOMİCİ
Anatomi uzmanı. Anatomi dersi veren öğretim üyesi.
EDEBİYATÇI
Edebiyatla uğraşan kimse, yazıncı, yazın eri. Edebiyat dersi okutan öğretmen.
BİYOLOJİCİ
Okulda biyoloji dersini veren öğretmen.
FABL
Kahramanları çoklukla hayvanlardan seçilen, sonunda ders verme amacı güden, genellikle manzum hikâye, öykünce.
EZBERCİ
Dersini veya herhangi bir konuyu anlamadan kelime kelime belleğinde tutan kimse.
AŞK
Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.
AMFİ
Amfiteatr. Sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen büyük derslik.
EKLESİL
Üniversitelerde öğrencilerin ders seçme veya bırakma işlemi.