DERİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "deri" olan, toplam 67 adet kelime bulunmaktadır. deri ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu deri ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde deri olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

DERİNLEŞTİREBİLME

16 harfli kelimeler

DERİNLEŞTİRİLMEK

15 harfli kelimeler

DERİNLEŞEBİLMEK, DERİNLEŞİVERMEK, DERİNLEŞTİRİLME

14 harfli kelimeler

DERİNLEŞEBİLME, DERİNLEŞİVERME, DERİNLEŞTİRMEK

13 harfli kelimeler

DERİNLEMESİNE, DERİKÖSTEBEĞİ, DERİNLİKÖLÇER, DERİNLEŞTİRME

11 harfli kelimeler

DERİŞTİRMEK, DERİNLEŞMEK, DERİNLETMEK, DERİNLİĞİNE, DERİNLİKSİZ

10 harfli kelimeler

DERİNLETME, DERİNLİKLİ, DERİNLEŞME, DERİNPINAR, DERİSİZLİK, DERİŞİKLİK, DERİŞTİRME, DERİVASYON, DERİNGEÇİT, DERİNBASKI, DERİNBOĞAZ

9 harfli kelimeler

DERİNDERE, DERİKANAT, DERİNEMEK, DERİNKUYU, DERİCİLİK, DERİNGÖZE

8 harfli kelimeler

DERİŞMEK, DERİNGÖZ, DERİŞTER, DERİNNİK, DERİNMEK, DERİLMEK, DERİNLİK, DERİMEVİ, DERİMLİK, DERİNKÖK, DERİNKÖY, DERİNCEK, DERİNÇAY, DERİNDEN

7 harfli kelimeler

DERİNSU, DERİNDİ, DERİŞME, DERİŞİM, DERİŞİK, DERİNTÜ, DERİNTİ, DERİMLİ, DERİLGİ, DERİNÖZ, DERİLME, DERİNCE, DERİMEK

6 harfli kelimeler

DERİLİ, DERİCİ

5 harfli kelimeler

DERİK, DERİN, DERİM

4 harfli kelimeler

DERİ

Bazı kelimelerin anlamları

DERİ

İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.

DERİNLEŞTİRİLME

Derinleştirilmek işi.

DERİNLİKÖLÇER

Okyanusun derinliğini ölçmeye yarayan alet, batimetre.

DERİNLEŞMEK

Derin duruma gelmek. Bir konuda köklü, sağlam bilgi edinmek, bilgisini genişletmek. Ses kaynağı uzaklaşarak az duyulur duruma gelmek.

DERİNLETMEK

Derin duruma getirmek.

DERİNLEŞEBİLMEK

Derinleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DERİKÖSTEBEĞİ

Solucan kurtçuklarının, yüzlek deri katlarında meydana getirdiği, belli bir biçimi olmayan, kanlı, yangılı, kabarcıklı ve kaşıntılı değişmeler; çalılık uyuzu, göçmen kurtçuk.

DERİNLEŞTİRİLMEK

Derin duruma getirilmek. Ayrıntılarına kadar incelenmek, derinliğine incelenmek.

DERİNLEŞEBİLME

Derinleşebilmek işi.

DERİNLEŞİVERMEK

Çabucak veya ansızın derinleşmek.

DERİNLEŞTİREBİLME

Derinleştirebilmek işi.

DERİNLEMESİNE

Ayrıntılı olarak, derinliğine.

DERİŞTİRMEK

Derişme işini yaptırmak. Dermek, toplamak.

DERİNLEŞTİRME

Derinleştirmek durumu, tamik.

DERİNLEŞİVERME

Derinleşivermek işi.

DERİNLEŞTİRMEK

Derin duruma getirmek. Ayrıntılarına kadar incelemek, derinliğine incelemek.

  -   -   -  

Anlamında DERİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DERİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALAN

Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

AYDINLATMAK

Karanlığı giderip görünür duruma getirmek, ışıklandırmak. Bir sorun üzerine bilgi vermek.

ANTROK

Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.

ALAZLANMAK

Alazlama işine konu olmak. İnsan derisinin üstünde kızıllık veya kızıl lekeler belirmek.

ALGORİTMA

Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmi yolu.

APRELEMEK

Kumaş veya deriyi cilalamak, perdahlamak.

ALLAME

Çok ve derin bilgisi olan, çok bilgili.

AKNE

Yağ bezlerinin deri üzerinde oluşturduğu iltihaplı sivilce.

APRE

Kumaş ya da derinin cilalanması, perdahlanması. Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde.

ANTİLOP

Antiloplardan, sıcak ülkelerde yaşayan, çok hızlı koşan, boynuzlu bir hayvan (Anthilopus). Bu hayvanın derisinden yapılmış.

ASTAR

Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.

AYAKKABILIK

Ayakkabı konulan yer, ayakkabı dolabı. Ayakkabı yapmaya elverişli olan (deri, kösele vb.).

AKSEPTANS

Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi. Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama, kabul.

ALICI

Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.

AKINKAYASI

Kaya balığıgiller familyasından derin ve uzaklarda yaşayan ince, uzun bir tür balık.

ANAHTARLIK

Anahtarların kaybolmasını önlemek ve kolayca kullanılmasını sağlamak için takıldığı maden, deri vb.nden yapılmış olan halka veya kılıf.

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

AKŞIN

Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.

ABİS

Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.