Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ave" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ave ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ave olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ave olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BENAVE, OCTAVE
İLAVE
YAVE, DAVE, GAVE, KAVE
AVE
AVE
Abla.
KAVE
Avanak, manyak. Kahvehane (bk: gave). Kahvehane.
BENAVE
Serseri, mantıksız, zevzek.
YAVE
Saçma, saçma sapan söz.
OCTAVE
Biri diğerinin iki katı değerde frekansa sahip olan ve aynı ismi alan iki ses arasındaki 12 yarım seslik mesafe.
İLAVE
Ekleme, ulama. Eklenmiş parça. Ek. Arttırma, büyütme, abartma.
DAVE
Dava. Mesele.
GAVE
Kahve. Kahve (bk. kâve). Kahve, karşılığı gayfe. Kahve (Güllüce köyü).
Bu bölümde tanımı içerisinde AVE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇAVALYE
Çavela.
ÇİRKİN
Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı. Karanlık, dalavereli, şüpheli. Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz).
DALGA
Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genel olarak rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Bir yüzeydeki kıvrım. Geçici sevgili. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Gizli iş, dalavere. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici aşk ilişkisi. Saçların kıvrım genişliği. Dalgınlık. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.
DANIŞ
Önemli bir konuda birkaç kişinin bir arada konuşması, müşavere.
DALAVERECİLİK
Dalavereci olma durumu, taklacılık, kolpoculuk.
BAŞYAVER
Yaverlerin başı olan kimse, seryaver.
ÇAĞIRMAK
Birinin gelmesini kendisine yüksek sesle söylemek, seslenmek. Yüksek sesle şarkı, türkü söylemek. Binmek için bir araç istemek. Herhangi birinin bir yere gelmesini istemek, davet etmek.
ALMAŞ
İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe. Birinin doğru olması ötekinin yanlışlığını gerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem.
ÇAĞRICI
Çağırma işini yapan, çağırmak için giden kimse, davetçi. Mübaşir. Sahnede oyuncuları takdim eden kimse.
DAHASI
Fazlası, ilavesi.
ÇAĞRILIK
Davetiye.
BAŞYAVERLİK
Başyaver olma durumu. Başyaverin makamı. Başyaverin yaptığı iş.
DAVETÇİLİK
Davetçi olma durumu.
BALAST
Demir yollarında traverslerin altına, şoselerde düzeltilmiş toprak üzerine döşenen taş kırıkları. Safra.
DAVETİYE
Bir toplantıya, bir yere çağırmak üzere düzenlenen davet yazısı, çağrılık.
ÇAĞRILI
Bir toplantıya, bir yere veya birinin yanına çağrılmış kimse, davetli.
ÇAĞRI
Birinin bir yere gelmesini isteme, davet. Çağrı cihazı.
DAVETNAME
Yasal bir iş için gönderilen davetiye.
DANIŞMA
Danışmak işi, müşavere, istişare, müzakere, meşveret. Danışılan yer, müracaat, enformasyon.
AFERİST
Dalavereci.