Kelimeler arşivi içinde; sonunda "avı" olan, toplam 45 adet kelime bulunmaktadır. Sonu avı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında avı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde avı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PAŞAPİLAVI, BOHSURSAVI, BULGURTAVI, ÇINGIRLAVI
ARTIKLAVI, YILANKAVI, TEHENNAVI
KÖPİLAVI, DÜNEKAVI, CARATAVI
HİNDAVI, BAKLAVI, PAKLAVI, KUMSAVI, APULAVI, ŞELLAVI, TAVTAVI, AYAKAVI, CAKKAVI, UCARAVI, UÇARAVI
TATAVI, YILAVI, TADAVI, TETAVI, SALAVI, SAKAVI, PATAVI, CIDAVI, OKLAVI, OHLAVI, HORAVI, GIRAVI, DİLAVI, CITAVI
ELAVI
MAVI, SAVI, KAVI, HAVI, TAVI, DAVI, ÇAVI, YAVI
AVI
AVI
Yabani zakkum. Avlu. Tırtıl. Zehir, ağı. Ayı.
YILANKAVI
Yılanın soyulmuş derisi.
TEHENNAVI
Çok tatlı bir çeşit üzüm.
DÜNEKAVI
Bir yere gizlenmek suretiyle yapılan av. (Yakaköy Gelendost Isparta).
KUMSAVI
Kuma benzer bir çeşit toprak.
APULAVI
İşte takip edilen sıra.
ARTIKLAVI
Fazla.
PAŞAPİLAVI
Soğanla pişirilmiş yumurta yemeği.
KÖPİLAVI
Köy pilavı.
CARATAVI
Şubat ve mart aylarında yapılan ekim. (Körküler Yalvaç Isparta).
BOHSURSAVI
Boksör gibi.
HİNDAVI
Demir fıçı.
BAKLAVI
Baklava.
PAKLAVI
Baklava.
ÇINGIRLAVI
Çocuk oyuncağı.
BULGURTAVI
Tarlanın, tohum ekilebilecek hali.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DURUM
Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
APORT
Avın veya kendisine gösterilen şeyin üzerine atılıp getirmesi için köpeğe verilen buyruk sözü.
ANAKONDA
Boğagillerden, tropikal Güney Amerika'da yaşayan, 8-10 metre uzunluğunda, avını sararak ve sıkarak öldüren bir tür yılan (Eunectes murinus).
FİNAL
Bir işin sonu. Dönem sonu sınavı. Bitiş. Elemeli yarışmalarda sonucu belirten karşılaşma.
BÜTÜNLEME
Tamamlama, tam duruma getirme, ikmal. Bütünleme sınavı.
EDALI
Herhangi bir biçim ve görünüşlü olan. Tavırları hoş olan, nazlı, işveli.
FERMA
Av köpeğinin gizlendiği yerden avı gözetlemesi.
EDA
Davranış, tavır. Verme, ödeme, yerine getirme. Naz, işve. Anlatış biçimi, tarzı.
AVLAK
Avı çok olan yer, av yeri.
DİZİ
Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri. Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma. Dizi film.
BLÖF
İskambil oyunlarında elindeki kâğıtları olduğundan başka gösterme davranışı. Kazanda yoğunlaşan suyu dışarı atma. Karşısında kişiyi yanıltarak veya yıldırarak bir işten caydırmak için söylenen asılsız söz veya takınılan aldatıcı tavır, kurusıkı.
ÇAKIRCI
Kuş avında çakırdoğanı tutan kimse.
BAKALORYA
Üniversitelere girebilmek için lise öğreniminden sonra verilen olgunluk sınavı.
GÖZETMEN
Sınavın kurallara uygun bir biçimde yapılmasını sağlayan kimse, gözcü. Film çalışmalarında yapımcı adına filmin sanat, teknik ve para yönünü düzenleyen kimse.
AVLAMAK
Bir avı diri veya ölü olarak ele geçirmek. Tuzağa düşürmek, kurnazlıkla kandırmak.
GÖMÜLTÜ
Avcının avını beklerken içine saklandığı çukur.
BÜTÜNLEMELİ
Bütünleme sınavına girmesi gereken (öğrenci).
DOĞAN
Kartalgillerden, sırtı kül rengi ve enine çizgili, küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus).
AVCI
Avı kendine iş edinen kimse. Bir şeyi büyük bir istekle izleyen ve bulup ortaya çıkaran, tanıtan kimse. Gökyüzünün güneyinde bulunan bir takımyıldız, Cebbar, Orion. Başka hayvanları yakalamakta usta olan (hayvan).
DAVRANMAK
Bir kimseye veya bir şeye karşı belli tavır takınmak. Bir şeye el atmak, girişmek. Bir işi yapmaya hazır olmak, hazırlanmak.