Kelimeler arşivi içinde; başında "avı" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. avı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu avı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde avı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AVIRTLAMAK, AVIKTIRMAK, AVINDIRMAK
AVIRTLAK, AVIRTDAK
AVIHMAH, AVIKKIN, AVIKMAK, AVITMAK, AVILMAK, AVINMAK, AVIRMAK
AVINAK, AVIYIT
AVIRT
AVIT, AVIZ, AVIR, AVIL, AVIÇ
AVI
AVI
Yabani zakkum. Avlu. Tırtıl. Zehir, ağı. Ayı.
AVIRTLAMAK
Ağzına almak, doldurmak.
AVILMAK
Yüreği ezilmek. El ile oğulup un gibi, toz gibi olmak.
AVIKKIN
Erkek istiyen, kızgın dişi hayvan. Ava alışkın hayvan, köpek.
AVIRMAK
Ağırmak.
AVIRTLAK
Avurdu yumru, sarkık olan insan veya hayvan. Başak tutmak üzere olan ekin. Akdeniz bölgesinde, üzüm mevsiminde sarı çiçek açan, geniş yapraklı bir ot.
AVITMAK
Avutmak. Avutmak, oyalamak.
AVIKTIRMAK
Alıştırmak, cesaretlendirmek.
AVINDIRMAK
Hayvanları çiftleştirip döl almak, gebe bırakmak: Kısrağı avındırdınız mı ?.
AVIRTDAK
Avurdu yumru, sarkık olan insan veya hayvan.
AVIRT
Avurt, yüz. Başak tutmak üzere olan ekin. Ağız içi, avurt.
AVINAK
Avanak.
AVIKMAK
Örselemek, hırpalamak, ansızın altına almak.
AVIYIT
Hediyeye karşılık olarak gönderilen hediye.
AVINMAK
Dişi hayvan gebe kalmak, döl tutmak. Avunmak. Soğukta üşüyüp kendinden geçmek: Ali pazardan gelirken kırda avınmış kalmış. Hayvan gebe kalmak. Avunmak, teselli bulmak.
AVIHMAH
Av köpeği yavruları ava alışmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AVCI
Avı kendine iş edinen kimse. Bir şeyi büyük bir istekle izleyen ve bulup ortaya çıkaran, tanıtan kimse. Gökyüzünün güneyinde bulunan bir takımyıldız, Cebbar, Orion. Başka hayvanları yakalamakta usta olan (hayvan).
EDA
Davranış, tavır. Verme, ödeme, yerine getirme. Naz, işve. Anlatış biçimi, tarzı.
GÖMÜLTÜ
Avcının avını beklerken içine saklandığı çukur.
FİNAL
Bir işin sonu. Dönem sonu sınavı. Bitiş. Elemeli yarışmalarda sonucu belirten karşılaşma.
AVLAK
Avı çok olan yer, av yeri.
DOĞAN
Kartalgillerden, sırtı kül rengi ve enine çizgili, küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus).
BÜTÜNLEMELİ
Bütünleme sınavına girmesi gereken (öğrenci).
DURUM
Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
ANAKONDA
Boğagillerden, tropikal Güney Amerika'da yaşayan, 8-10 metre uzunluğunda, avını sararak ve sıkarak öldüren bir tür yılan (Eunectes murinus).
BAKALORYA
Üniversitelere girebilmek için lise öğreniminden sonra verilen olgunluk sınavı.
BLÖF
İskambil oyunlarında elindeki kâğıtları olduğundan başka gösterme davranışı. Kazanda yoğunlaşan suyu dışarı atma. Karşısında kişiyi yanıltarak veya yıldırarak bir işten caydırmak için söylenen asılsız söz veya takınılan aldatıcı tavır, kurusıkı.
DAVRANMAK
Bir kimseye veya bir şeye karşı belli tavır takınmak. Bir şeye el atmak, girişmek. Bir işi yapmaya hazır olmak, hazırlanmak.
BÜTÜNLEME
Tamamlama, tam duruma getirme, ikmal. Bütünleme sınavı.
APORT
Avın veya kendisine gösterilen şeyin üzerine atılıp getirmesi için köpeğe verilen buyruk sözü.
AVLAMAK
Bir avı diri veya ölü olarak ele geçirmek. Tuzağa düşürmek, kurnazlıkla kandırmak.
FERMA
Av köpeğinin gizlendiği yerden avı gözetlemesi.
GÖZETMEN
Sınavın kurallara uygun bir biçimde yapılmasını sağlayan kimse, gözcü. Film çalışmalarında yapımcı adına filmin sanat, teknik ve para yönünü düzenleyen kimse.
ÇAKIRCI
Kuş avında çakırdoğanı tutan kimse.
EDALI
Herhangi bir biçim ve görünüşlü olan. Tavırları hoş olan, nazlı, işveli.
DİZİ
Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri. Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma. Dizi film.