Sonu ARSAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "arsak" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu arsak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında arsak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde arsak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ALABAĞARSAK

10 harfli kelimeler

TÜRKKARSAK, ESKİKARSAK

8 harfli kelimeler

BONARSAK, YAĞARSAK, BUĞARSAK, BUGARSAK, BOĞARSAK, BAĞARSAK

7 harfli kelimeler

BAARSAK

6 harfli kelimeler

KARSAK, BARSAK, FARSAK, GARSAK, VARSAK, SARSAK

5 harfli kelimeler

ARSAK

Bazı kelimelerin anlamları

ARSAK

İplik makarası.

BUĞARSAK

Boğaya gelmiş, boğa isteyen inek, dana. Obur, pisboğaz. Boğasak ineklerin arkasına düşen boğa.

ALABAĞARSAK

Gizli dert, sır, üzüntü: Ustaca konuşursan, o sana alabağarsağını dökecektir.

BONARSAK

Boğaya gelmiş, boğa isteyen inek, dana.

BAĞARSAK

Bağırsak.

GARSAK

Kendini beğenmiş.

BAARSAK

Bağırsak.

BOĞARSAK

Bağırsak. Boğaya gelmiş, boğa isteyen inek, dana. Obur, pisboğaz.

VARSAK

Bir Türk boyu, kabilesi. Eski harp aletlerinden bir çeşit yatağan, kısa kılıç. Taşçıların taş kırdıkları büyük çekiç. Antalya şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ESKİKARSAK

Ankara şehri, Polatlı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

BUGARSAK

Boğaya gelmiş, boğa isteyen inek, dana. Boğasak ineklerin arkasına düşen boğa.

YAĞARSAK

Sığırlarda görülen bir hastalık.

BARSAK

Ekinlerin başak tutma zamanı: Bu sene barsak çok geç oldu. Kedilerin çiftleşme zamanı. Koyunlara dadanan zehirli bir böcek: Benim oğlanı dün köyde barsak sokmuş, ayran bekmezle kurtarıncaya kadar ne çektim. Ekinlerin başak verme zamanı.

TÜRKKARSAK

Ankara ili, Polatlı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

KARSAK

Köpekgillerden, soluk kahverengi, karnı beyaz tüylü, kısa kulaklı, postundan kürk yapılmış olan bir tür memeli (Vulpes corsac).

FARSAK

Akılsız, delişmen kişi. Dağ köylüsü. Elinden iş gelmeyen, deli dolu kız. Balıkesir şehrinde, Balya ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Osmaniye şehrinde, Düziçi ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında ARSAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARSAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MAYLAK

Kendine sahip olamayan, sarsak. Deve yavrusu.

BAĞARSIK

Bağırsak. Çorap ve başka örgülerdeki başlangıç. Bağırsak, barsak.

AVİL

Sarsak, aptal. Bayağı, âdi, açıkgöz. Ahmak, bön.

LAKTAZ

Süt şekerini üzüm şekerine çeviren bir bağırsak enzimi. Barsak öz suyunda laktozu glukoza çeviren enzim. İnce bağırsak ve pankreastan salgılanan ve süt şekerinin glikoz ve galaktoza parçalanmasında görev yapan enzim. Süt şekerini (laktoz) üzüm şekerine (glukoz) çeviren bir bağırsak enzimi. Süt şekerini (laktoz) üzüm şekerine (glikoz) çeviren ve bağırsakta bulunan bir enzim.

ARDALA

Etin işe yaramıyan parçası. Etin işe yarıyan kısmı. Kesim hayvanlarının karaciğer, böbrek, barsak ve işkembesinin toptan adı, sakatat. Sığırın kaburga kemikleri. İneğin bacak elleri. İriyarı, kocaman. Kaba gövdeli, aptal, işe yaramaz. Yaşlı, zayıf hayvan. Issız, arkada kalmış, sessiz yer. Dolaşık. Arkadan, gıyaben. Kervanın en sonundaki deveye takılan büyük çan. At ve eşeklerin boynuna takılan zil. Düşük değerli kasaplık hayvan.

BARSAH

Barsak.

GENGİLDEK

Çok zayıf ve sarsak kişi.

SARSAKLIK

Sarsak olma durumu.

AĞDIRIKLI

Dengesiz, eğik, bir yana devrik (yük). Aksak, sarsak, topallıyarak yürüyüş. Yüklenmiş yükün bir yanının daha ağır olması.

KUMBARI

İçi temizlenmiş ince barsak kızartması. (Poyra Eskişehir) (kumbar) : (Çukurhisar Eskişehir).

LAPŞAT

Aptal, sersem, sarsak.

VARSAĞI

Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayan Varsak Türklerinin söyledikleri koşma.

SARSAKÇA

Sarsak bir biçimde, titreyerek.

GENGÜLDEMEK

İhtiyarlamak, zayıflamak, sarsaklaşmak. İşe yaramaz hale gelmek.

GULDURAMAK

Açlıktan ya da üşümekten barsaklar ses çıkarmak, guruldamak.

BUBAŞTAN

Hemen, yakınca: Yola, bubaştan çıkarsak serinde yürürüz.

LAPBASAN

Ağır-kanlı, şişman (insan ya da hayvan). Dengesiz, sarsak yürüyüşlü kişi. Düztaban kişi. Seyrek basıp ağır ağır yürüyen kişi. Patavatsız.

DUŞUL

Sarsak kişi.

BÖCÜK

Orta büyüklükte manda yavrusu, yeni doğmuş manda yavrusu. Bit. Kurt. Yılan. Barsak kurdu, solucan. Tazı. Kötü kadın. Dirilik, canlılık. Şans. Buzağı. Eski türkçe bög-cek: Böcek (Erzincan Merkez). Böcek. ET bög+cek. Böcek, bağırsak solucanı, parazit. Böcek.

GENGÜLDEK

Çok zayıf ve sarsak kişi.