AKSE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "akse" olan, toplam 41 adet kelime bulunmaktadır. akse ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu akse ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde akse olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

AKSETTİREBİLMEK

14 harfli kelimeler

AKSETTİREBİLME

13 harfli kelimeler

AKSESUARCILIK, AKSETTİRİLMEK, AKSELEROMETRE

12 harfli kelimeler

AKSEDEBİLMEK, AKSETTİRİLİŞ, AKSETTİRİLME, AKSELERASYON, AKSELEROGRAF

11 harfli kelimeler

AKSEDEBİLME, AKSESUVARCI, AKSELERATÖR, AKSETTİRMEK

10 harfli kelimeler

AKSELERANS, AKSETTİRİŞ, AKSETTİRME, AKSESORYUS, AKSESUARCI

9 harfli kelimeler

AKSELENDİ, AKSEPTANS, AKSELERİN

8 harfli kelimeler

AKSEPTÖR, AKSETMEK, AKSESUAR, AKSEDERE

7 harfli kelimeler

AKSEVEN, AKSEVİL, AKSETME, AKSENİK, AKSEDİŞ, AKSEDİR

6 harfli kelimeler

AKSETA, AKSESO, AKSERİ, AKSEKİ

5 harfli kelimeler

AKSES, AKSER, AKSEN, AKSEL

4 harfli kelimeler

AKSE

Bazı kelimelerin anlamları

AKSE

Hastalık nöbeti, kriz.

AKSESUVARCI

Aksesuvarı, yani sahne takımlarını hazırlayan görevli kişi (bk. Sahne Donat'ması).

AKSELERANS

Hızlandıran, uyaran.

AKSESUARCILIK

Aksesuarcının yaptığı iş. Aksesuarcı olma durumu.

AKSETTİRMEK

Sesi yankılamak. Işığı yansıtmak. Haberi, durumu ulaştırmak, yaymak, duyurmak.

AKSEDEBİLME

Aksedebilmek işi.

AKSETTİRİLMEK

Aksetmesi sağlanmak.

AKSELERATÖR

Herhangi bir organın çalışmasını veya kimyasal bir olayın hızını artıran ilaç veya madde.

AKSELERASYON

Hızlanma, yükselme.

AKSETTİREBİLME

Aksettirebilmek işi.

AKSETTİRİLME

Aksettirilmek işi.

AKSELEROGRAF

İvmeyazar.

AKSELEROMETRE

İvmeölçer.

AKSETTİREBİLMEK

Aksettirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

AKSETTİRİLİŞ

Aksettirilme işi.

AKSEDEBİLMEK

Aksetme imkânı veya olanağı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında AKSE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKSE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKSESUARCI

Aksesuar satan kimse. Aksesuar kullanmasını seven kimse. Aksesuarı hazırlayan kimse.

YANSITMAK

Işık, ses, görüntü vb.ni geri göndermek, yansımasını sağlamak, aksettirmek. İletmek, duyurmak, aktarmak. Aktarmak, göstermek, aksettirmek.

HAKSEVERLİK

Haksever olma durumu, hakperestlik.

HAKPERESTLİK

Hakseverlik.

YANSIMAK

Işık dalgaları yansıtıcı bir yüzeye çarparak yön değiştirmek, aksetmek. Anlaşılmak, belli olmak. Ulaşmak, duyulmak, yayılmak, aksetmek. Yer almak.

HAKPEREST

Haksever.

KRİZ

Bir organda birdenbire ortaya çıkan fizyolojik bozukluk, akse. Bir kimsenin yaşamında görülen ruhsal bunalım. Çöküntü. Bir ülkede veya ülkeler arasında, toplumun veya bir kuruluşun yaşamında görülen güç dönem, bunalım, buhran. Bir şeyin çok kıt bulunması durumu. Bir şeye duyulan ani ve aşırı istek.

DEKOR

Tiyatro, sinema ve televizyonda sahneye konulan eserin yazıldığı yerin ve geçtiği çağın özelliklerini belirleyen perde, aksesuar vb. ögelerin bütünü. Görünüş, manzara. Bir yere süsleme amacıyla verilen düzen.

İVMEÖLÇER

Bir hareketin ivme niceliğini belirten, taşıtın hızlanmasından doğan sarsıntıları, titreşimleri gösteren araç, akselerometre.

İVMEYAZAR

Bir hareketin ivmesini çizerek belirleyen araç, akselerograf.

AKSETTİRİŞ

Aksettirme işi.

AKSETME

Aksetmek işi.

VURMAK

Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Olumsuz yönde etkilemek. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Takmak, koymak, bağlamak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. İçki içmek. Olduğundan başka biçimde görünmek. Kadeh tokuşturmak. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Silahla yaralamak, öldürmek. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Hızla çarpmak. Çıkmak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Hızla değmek, çarpmak. Uygulamak, basmak, koymak. Manevi olarak yaralamak. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Desteklemek, dayamak. Dokunmak, hasta etmek. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Sürmek. Duyulmak, hissedilmek. Tavla oyununda pulu kırmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Çarpma işlemini yapmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Bağlama, ilişkilendirmek.

AKSELERİN

Kan pıhtısı oluşumu sırasında protrombinin trombine dönüşümünde görev yapan bir yardımcı protein olan proakselerinin aktif durumu.

AKSEDİŞ

Aksetme işi.

BİLEKLİK

Oyunlarda bileğin incinmesini önlemek için bileğe takılan meşin sargı. Aksesuar amacıyla bileğe takılan ince zincir.

YANKILANMAK

Ses vermek, ses çıkarmak, yankı durumunda geri dönmek, aksetmek.

AKSETTİRME

Aksettirmek işi.

KABUL

Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma. Akseptans. Konukları veya işi olanları yanına, katına alma. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama. Bir yere alınma. Sunulan bir şeyi, armağanı alma.

KRAVAT

Bir ucu ince, diğer ucu daha geniş, gömlek yakasının altından geçirilerek önde üçgen biçiminde bağlanan, özel kumaştan yapılmış olan giysi aksesuarı, boyun bağı.