Kelimeler arşivi içinde; başında "şıl" olan, toplam 41 adet kelime bulunmaktadır. şıl ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu şıl ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ŞILLIHLANMAK
ŞILLAKBÖCEK
ŞILLETMEK, ŞILTANMAK
ŞILATMAK, ŞILDIRLI, ŞILGINLI, ŞILIKKAN, ŞILDIKLI, ŞILIKMAK, ŞILLAMAK, ŞILARMAK, ŞILTAKÇI, ŞILAPONA
ŞILABIK, ŞILIPPO, ŞILKANA, ŞILLIHI, ŞILAVLI, ŞILAPKA, ŞILAMAK
ŞILLIH, ŞILLIK, ŞILLAN, ŞILTAH, ŞILTAK, ŞILTİK, ŞILKAK, ŞILGIN, ŞILGAR, ŞILDIR, ŞILDIN, ŞILDIK
ŞIL
1.Yaş, yeşil, taze : Bu dalı kesme daha şıldır. 2.Nemli. Çirkin, aşağılık. Çok kötü; çirkin.
ŞILIKKAN
Şımarık.
ŞILGINLI
Gözünden sürekli yaş akan.
ŞILARMAK
Işıldamak, parıldamak.
ŞILDIKLI
Eski giysili.
ŞILABIK
Işıklı, aydınlık, parlak.
ŞILIKMAK
Yaramazlık yapmak.
ŞILTAKÇI
Yaygaracı.
ŞILTANMAK
Onurlanmak, yüreklenmek. İnek boğasamak. Yaltaklanmak, sokulmak.
ŞILAPONA
İri damlalarla yağan yağmur.
ŞILATMAK
Aydınlatmak, parlatmak.
ŞILLIHLANMAK
Yaranmak istemek.
ŞILDIRLI
Kötü giyimli, bakımsız.
ŞILLETMEK
Kötü bir davranışı yersiz olarak tekrarlamak; işin tadını kaçırmak.
ŞILLAMAK
Parlamak, ışıldamak.
ŞILLAKBÖCEK
Ateşböceği.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACUBE
Tuhaf kimse. Tuhaf, alışılmadık, garip şey.
AKILLANMAK
Karşılaşılan olayların sonuçlarından yararlanarak davranmak. Uslanmak.
AĞIRLAMA
Ağırlamak işi, ikram, izaz. Gelin veya güveyi karşılanırken çalınan kıvrak bir hava.
AKICI
Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.
ACİBE
Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.
AKONT
Bir borca karşılık, hesabı daha sonra görülmek üzere yapılmış olan kısmi ödeme.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
AFFETMEK
Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.
AHRETLİK
Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri. Öbür dünyada karşılığı görüleceğine inanarak yapılmış olan (iş veya iyilik). Besleme kız, beslek.
ALAMET
Belirti, işaret, iz, nişan. Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
AĞDALI
Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
AKPAS
Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).
AÇIKÇA
Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
AİDAT
Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.