ŞIP ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "şıp" olan, toplam 43 adet kelime bulunmaktadır. şıp ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu şıp ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şıp olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ŞIPSEVDİLİK, ŞIPIRTDAMAH, ŞIPIRDATMAK

10 harfli kelimeler

ŞIPPIDANAK, ŞIPILATMAH, ŞIPIRDIMSU, ŞIPIRDAMAK

9 harfli kelimeler

ŞIPIRTTAK, ŞIPIRTDAK, ŞIPIRDAMA

8 harfli kelimeler

ŞIPTANTI, ŞIPSEVDİ, ŞIPPIDAK, ŞIPPADAK, ŞIPNADAK, ŞIPIRDAK, ŞIPILDAK, ŞIPDÜŞEN, ŞIPDÜŞTÜ, ŞIPBILTI, ŞIPBADAK

7 harfli kelimeler

ŞIPŞIPI, ŞIPŞİBİ, ŞIPITIK, ŞIPIŞAH, ŞIPIDAK, ŞIPIRTI, ŞIPIDEK, ŞIPIDIK, ŞIPIRIK

6 harfli kelimeler

ŞIPŞAK, ŞIPANA, ŞIPŞIK, ŞIPŞIP, ŞIPLUK, ŞIPLIK, ŞIPLAK, ŞIPKIN, ŞIPIRT

5 harfli kelimeler

ŞIPIR, ŞIPÇA, ŞIPKA

3 harfli kelimeler

ŞIP

Bazı kelimelerin anlamları

ŞIP

Düşen su damlasının çıkardığı ses.

ŞIPPIDANAK

Birdenbire.

ŞIPSEVDİ

Görür görmez seven, âşık olan kimse.

ŞIPIRDAMAK

Su vb. ara vermeksizin, damla damla akarken "şıp" sesi çıkarmak.

ŞIPSEVDİLİK

Şıpsevdi olma durumu.

ŞIPPIDAK

Çabucak. Birdenbire.

ŞIPNADAK

Çabucak.

ŞIPTANTI

Pekmez tortusu.

ŞIPILATMAH

Güçlü tokat vurmak. Duyduğu sözü ivedilikle yerine ulaştırmak, söz taşımak.

ŞIPIRDIMSU

Derinliği bir karışı geçmeyen gölcük.

ŞIPIRDATMAK

Yemek yerken ses çıkarmak, şapırdatmak.

ŞIPPADAK

Birdenbire ve beklenmeyen bir zamanda.

ŞIPIRTTAK

Çabucak.

ŞIPIRTDAMAH

Birdenbire vurmak, dövmek.

ŞIPIRDAMA

Şıpırdamak işi.

ŞIPIRTDAK

Çabucak.

  -   -   -  

Anlamında ŞIP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞIP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İHTİLAT

Karmaşıklık. Karşılaşıp görüşme.

ALIKLAŞMAK

Alık duruma gelmek, bir şey karşısında aptallaşıp şaşırmak, şaşkınlaşmak, aptallaşmak.

ÇATIŞMA

Çatışmak işi. Savaş maksadıyla düşmana karşı ilerleyen bir birliğin karşı tarafın keşif ve güvenlik kollarıyla arasındaki ilk silahlı vuruşma. Türlü yönlerden uzanan kıvrımlı dağ sıralarının, bir yerde dar bir açı ile birbirine yaklaşıp kaynaşması veya düğümlenmesi. Silahlı büyük kavga, arbede.

ÇEVİRME

Çevirmek işi, tedvir. Çevrilmiş, tercüme edilmiş. Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi. Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar. Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.

DEBELENMEK

Bir acının etkisiyle veya bir baskıdan kurtulmak için çırpınmak. Boşuna uğraşıp durmak. Çırpınmak, tepinmek, kımıldanmak.

ÇAMUR

Su ile karışıp bulaşır ve içine batılır duruma gelmiş toprak, balçık. Sataşkan, çevresini tedirgin eden, sulu, arsız (kimse). Yapı işlerinde kullanılan çeşitli malzemeden oluşmuş harç.

ESNEMEK

Uykulu, sıkıntılı veya yorgunluk duyulan bir anda ağzı genişçe açarak soluk alıp vermek. Bir cisim bir etki ile biçim değiştirmek. Bollaşıp genişlemek.

ÇİMENTO

Killi kalkerleri özel fırınlarda pişirip ezmekle elde edilen, çamuru çarçabuk katılaşıp sertleşen ve yapılarda harç malzemesi olarak kullanılan kül renginde veya beyaz toz.

COŞKU

Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu. Bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme, ruhun kendini aşıp yücelmesi, heyecan. Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan. Salgı bezleri ve dinamik etkinliklerle kendine özgü ilişkileri bulunan iç veya dış uyaranların kamçıladığı güçlü duygu durumu.

DİDİNTİ

Güçlük içinde ve sürekli olarak çalışıp çabalama, didişme.

DÖNELEMEK

Dolaşmak, dolaşıp durmak.

GOLFSTRİM

Atlas Okyanusu'nda, Meksika Körfezi'nden başlayarak Britanya ve İskandinavya kıyılarına kadar ulaşıp Avrupa Rusyası'nın kuzey kıyılarına kadar gelen ve Batı Avrupa'nın deniz iklimini yumuşatan sıcak su akıntısı.

ÇAPARIZ

İçinden çıkılamayacak kadar güç olan, karışık iş. Demir zincirlerinin birbirine dolaşıp karışması.

ÇAKILDAK

Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça. Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik. Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı.

CEHDETMEK

Çalışıp çabalamak.

ÇEPELLENMEK

Çepelli duruma gelmek. Karışıp bozulmak.

DALAŞ

Kavga, gürültülü bağrışıp çağrışma.

DOLU

Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü. Çok olan (iş, uğraş, olay vb.). İçi boş olmayan, dolmuş, meşbu, pür, boş karşıtı. İçki doldurulmuş bardak. Boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan. Boş vakti olmayan, meşgul. İçinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar). Tornacılıkta delik açılmamış (gereç). Bir yerde sayıca çok. Bir duygunun güçlü etkisinde olan.

KIYIŞMAK

Karşılıklı sözleşmek, anlaşıp karar vermek. Yüreklilik göstermek, cesaret etmek. Biriyle yarışmaya kalkmak.

ÇALYAKA

Yakasına yapışıp sıkıca tutarak.