Kelimeler arşivi içinde; başında "şel" olan, toplam 60 adet kelime bulunmaktadır. şel ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu şel ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ŞELATLAŞTIRICILAR
ŞELELENDİRMEK
ŞELİYOPLASTİ
ŞELİYOGRAFİ, ŞELEKLENMEK, ŞELİYECTOMİ, ŞELATOMETRİ
ŞELATLAŞMA, ŞELELENMEK, ŞELLOBELLO, ŞELEKLEMEK, ŞELİGNATUS
ŞELPEŞÜK, ŞELASYON, ŞELLOĞCU
ŞELEMEN, ŞELEKÇİ, ŞELLAVİ, ŞELEVLE, ŞELEVRE, ŞELLAVI, ŞELLEVİ, ŞELİSER, ŞELLELE, ŞELİTİS, ŞELATİN
ŞELLEF, ŞELLAL, ŞELİME, ŞELLAV, ŞELLAK, ŞELLEK, ŞELFİN, ŞELEYH, ŞELEPE, ŞELEME, ŞELEFİ, ŞELEFE, ŞELÇEK, ŞELALE, ŞELTEK
ŞELME, ŞELPE, ŞELTE, ŞELVE, ŞELİT, ŞELİM, ŞELİH, ŞELHE, ŞELFE, ŞELET, ŞELEP, ŞELEM, ŞELEK, ŞELEG
ŞELİ, ŞELF, ŞELE, ŞELA
ŞEL
ŞEL
1.İnme. 2.İnmeli. Sıkışmış, iri toprak parçası.
ŞELATLAŞTIRICILAR
Metal iyonları ile koordinasyon bağı yapabilecek çok sayıda merkeze sahip ve bağlanma sonucu genellikle beşli veya altılı halkalar oluşturan maddeler.
ŞELİYOPLASTİ
Dudaklardaki biçim bozukluklarının ameliyatla düzeltilmesi.
ŞELEKLEMEK
Suçu başkasına yüklemek, suç atmak. Suç atmak, suç yüklemek. Yükü sırtlamak.
ŞELLOĞCU
Düzenci.
ŞELLOBELLO
Değersiz kişi : Sere de şello bellolarla gezersen, sen de oldun onnar kimi.
ŞELELENMEK
Arkasına yük yüklenmek.
ŞELATLAŞMA
Bir metal iyonu ile şelatlaştırıcı arasındaki tepkime.
ŞELEKLENMEK
1.Kendi sırtına yük vurmak. 2.Suçu üstlenmek.
ŞELASYON
Metal iyonlarının bağlayıcı maddelerle halka oluşturarak bağlanması.
ŞELPEŞÜK
Karışık, bulanık.
ŞELİYOGRAFİ
Pozitif veya negatif kontrast maddenin karın boşluğuna enjekte edilmesinden sonra radyografi alınması.
ŞELELENDİRMEK
Abartmak.
ŞELİYECTOMİ
Dudağın bir kısmının veya tümünün ameliyatla çıkarılması.
ŞELATOMETRİ
Kompleksometrik titrasyon.
ŞELİGNATUS
Üst dudak ve üst çene diş eti bölgesinin doğuştan yarık olması.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BALALAYKA
Üç köşeli, üç teli olan Rus çalgısı.
ÇAĞLAYAN
Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer, küçük şelale, çağlar.
ÇAVLAN
Şelale.
CANLILIK
Canlı olma durumu. Neşelilik, hareketlilik.
BURÇ
Kale duvarlarından daha yüksek, yuvarlak, dört köşe veya çok köşeli kale çıkıntısı. Zodyak üzerinde yer alan on iki takımyıldıza verilen ortak ad. Demir aksamın birbirine değmesini engellemek, boşlukları doldurmak amacıyla sarı, karbon, plastik vb.nden yapılmış olan bir motor parçası. Ökse otu.
AGU
Süt çocuklarının neşelendikleri zaman çıkardıkları ses.
CİVELEK
Canlı, neşeli ve sokulgan. Yeniçeri Ocağına yeni girmiş delikanlı.
BALON
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.
DEŞELEME
Deşelemek işi.
EĞLENCE
Eğlenme işi, sefahat. Neşeli ve hoşça vakit geçirten şey veya kimse.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
AŞOZ
Ahşap gemilerin omurgalarının uzunluğunca ve iki yanında borda kaplamalarının en dar yüzünü yerleştirmek için açılan keskin, sivri köşeli yuva.
EĞLENMEK
Neşeli, hoşça vakit geçirmek. Bir kimsenin herhangi bir kusuru veya zayıf noktası ile alay etmek. Bir yerde durmak, beklemek, tevakkuf etmek. Oyalanmak.
ÇÖKERTME
Çökertmek işi ya da durumu. Deniz dibine indirilerek üstüne balıklar geldiğinde köşelerinden çekilip kaldırılan ağ. Muğla yöresine ait bir tür halk oyunu ve halk türküsü. Cep.
BENZERLİK
Benzer olma durumu. İki üçgende köşelerinin eşlenmesine göre karşılıklı açıların eş ve karşılıklı kenarların orantısından doğan durum.
EĞLENTİ
Neşeli ve hoşça vakit geçirilen toplantı.
ARP
Dik tutularak parmakla çalınan, üç köşeli, telli çalgı.
AYRAÇ
Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimde işaret, parantez. Kalınan sayfayı belirlemek amacıyla kitapların arasına konulan ince, uzun karton parçası, bellik.
ALLEGRO
Canlı, neşeli ve hızlı bir biçimde (çalınarak).
EĞLENME
Eğlenmek işi. Oyalanma. Neşeli, hoşça vakit geçirme. Alay etme.