ŞEL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "şel" olan, toplam 60 adet kelime bulunmaktadır. şel ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu şel ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

ŞELATLAŞTIRICILAR

13 harfli kelimeler

ŞELELENDİRMEK

12 harfli kelimeler

ŞELİYOPLASTİ

11 harfli kelimeler

ŞELİYOGRAFİ, ŞELEKLENMEK, ŞELİYECTOMİ, ŞELATOMETRİ

10 harfli kelimeler

ŞELATLAŞMA, ŞELELENMEK, ŞELLOBELLO, ŞELEKLEMEK, ŞELİGNATUS

8 harfli kelimeler

ŞELPEŞÜK, ŞELASYON, ŞELLOĞCU

7 harfli kelimeler

ŞELEMEN, ŞELEKÇİ, ŞELLAVİ, ŞELEVLE, ŞELEVRE, ŞELLAVI, ŞELLEVİ, ŞELİSER, ŞELLELE, ŞELİTİS, ŞELATİN

6 harfli kelimeler

ŞELLEF, ŞELLAL, ŞELİME, ŞELLAV, ŞELLAK, ŞELLEK, ŞELFİN, ŞELEYH, ŞELEPE, ŞELEME, ŞELEFİ, ŞELEFE, ŞELÇEK, ŞELALE, ŞELTEK

5 harfli kelimeler

ŞELME, ŞELPE, ŞELTE, ŞELVE, ŞELİT, ŞELİM, ŞELİH, ŞELHE, ŞELFE, ŞELET, ŞELEP, ŞELEM, ŞELEK, ŞELEG

4 harfli kelimeler

ŞELİ, ŞELF, ŞELE, ŞELA

3 harfli kelimeler

ŞEL

Bazı kelimelerin anlamları

ŞEL

1.İnme. 2.İnmeli. Sıkışmış, iri toprak parçası.

ŞELELENDİRMEK

Abartmak.

ŞELLOBELLO

Değersiz kişi : Sere de şello bellolarla gezersen, sen de oldun onnar kimi.

ŞELEKLEMEK

Suçu başkasına yüklemek, suç atmak. Suç atmak, suç yüklemek. Yükü sırtlamak.

ŞELELENMEK

Arkasına yük yüklenmek.

ŞELEKLENMEK

1.Kendi sırtına yük vurmak. 2.Suçu üstlenmek.

ŞELATLAŞMA

Bir metal iyonu ile şelatlaştırıcı arasındaki tepkime.

ŞELİYOGRAFİ

Pozitif veya negatif kontrast maddenin karın boşluğuna enjekte edilmesinden sonra radyografi alınması.

ŞELPEŞÜK

Karışık, bulanık.

ŞELİYOPLASTİ

Dudaklardaki biçim bozukluklarının ameliyatla düzeltilmesi.

ŞELATLAŞTIRICILAR

Metal iyonları ile koordinasyon bağı yapabilecek çok sayıda merkeze sahip ve bağlanma sonucu genellikle beşli veya altılı halkalar oluşturan maddeler.

ŞELASYON

Metal iyonlarının bağlayıcı maddelerle halka oluşturarak bağlanması.

ŞELLOĞCU

Düzenci.

ŞELİGNATUS

Üst dudak ve üst çene diş eti bölgesinin doğuştan yarık olması.

ŞELATOMETRİ

Kompleksometrik titrasyon.

ŞELİYECTOMİ

Dudağın bir kısmının veya tümünün ameliyatla çıkarılması.

  -   -   -  

Anlamında ŞEL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AŞOZ

Ahşap gemilerin omurgalarının uzunluğunca ve iki yanında borda kaplamalarının en dar yüzünü yerleştirmek için açılan keskin, sivri köşeli yuva.

EĞLENTİ

Neşeli ve hoşça vakit geçirilen toplantı.

CANLILIK

Canlı olma durumu. Neşelilik, hareketlilik.

CİVELEK

Canlı, neşeli ve sokulgan. Yeniçeri Ocağına yeni girmiş delikanlı.

BURÇ

Kale duvarlarından daha yüksek, yuvarlak, dört köşe veya çok köşeli kale çıkıntısı. Zodyak üzerinde yer alan on iki takımyıldıza verilen ortak ad. Demir aksamın birbirine değmesini engellemek, boşlukları doldurmak amacıyla sarı, karbon, plastik vb.nden yapılmış olan bir motor parçası. Ökse otu.

ÇAĞLAYAN

Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer, küçük şelale, çağlar.

ÇAVLAN

Şelale.

BALON

Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.

AGU

Süt çocuklarının neşelendikleri zaman çıkardıkları ses.

EĞLENME

Eğlenmek işi. Oyalanma. Neşeli, hoşça vakit geçirme. Alay etme.

DEŞELEME

Deşelemek işi.

ALLEGRO

Canlı, neşeli ve hızlı bir biçimde (çalınarak).

EĞLENCE

Eğlenme işi, sefahat. Neşeli ve hoşça vakit geçirten şey veya kimse.

ÇÖKERTME

Çökertmek işi ya da durumu. Deniz dibine indirilerek üstüne balıklar geldiğinde köşelerinden çekilip kaldırılan ağ. Muğla yöresine ait bir tür halk oyunu ve halk türküsü. Cep.

EĞLENMEK

Neşeli, hoşça vakit geçirmek. Bir kimsenin herhangi bir kusuru veya zayıf noktası ile alay etmek. Bir yerde durmak, beklemek, tevakkuf etmek. Oyalanmak.

BALALAYKA

Üç köşeli, üç teli olan Rus çalgısı.

AYRAÇ

Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimde işaret, parantez. Kalınan sayfayı belirlemek amacıyla kitapların arasına konulan ince, uzun karton parçası, bellik.

ARP

Dik tutularak parmakla çalınan, üç köşeli, telli çalgı.

AÇACAK

Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.

BENZERLİK

Benzer olma durumu. İki üçgende köşelerinin eşlenmesine göre karşılıklı açıların eş ve karşılıklı kenarların orantısından doğan durum.