Kelimeler arşivi içinde; başında "şan" olan, toplam 66 adet kelime bulunmaktadır. şan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu şan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ŞANLIURFALILIK
ŞANINAMAZLAĞA
ŞANGIRDATMAK, ŞANOMASTİGOT
ŞANTAJCILIK, ŞANSÖLYELİK, ŞANGIRDATMA, ŞANGIRDAMAK, ŞANDELLEMEK, ŞANLIURFALI
ŞANLIAVŞAR, ŞANLIKIŞLA, ŞANLIOSMAN, ŞANGIRDAMA, ŞANDELLEME, ŞANSSIZLIK
ŞANLIYURT, ŞANSLILIK, ŞANLIURFA
ŞANSONET, ŞANSÖLYE, ŞANTAFLI, ŞANTAJCI, ŞANLIBAY, ŞANZIMAN, ŞANLATAN, ŞANKALAK, ŞANĞÜRDE, ŞANGIRTI, ŞANGALAK, ŞANGADAK, ŞANDALAZ
ŞANTUNG, ŞANEŞİR, ŞANOSİT, ŞANTİYE, ŞANSSIZ
ŞANSON, ŞANTAF, ŞANDEL, ŞANALP, ŞANTAJ, ŞANŞAR, ŞANŞİN, ŞANAĞI, ŞANACI, ŞANSLI, ŞANSIZ, ŞANSER, ŞANSEL, ŞANSAL, ŞANSAF, ŞANTÖR, ŞANTÖZ, ŞANVER
ŞANER, ŞANAL, ŞANLI, ŞANNI
ŞANT, ŞANA, ŞANS, ŞANO, ŞANG, ŞANİ
ŞAN
ŞAN
Ün. Gösteriş, gösterişlilik. İnsan gırtlağından makamla çıkan ve perde ayrımlarıyla çeşitli duyumlar uyandıran ses dizisi. Şan, şeref. Ün, nam, şöhret.
ŞANDELLEME
Şandellemek işi.
ŞANLIKIŞLA
Ankara ilinde, Şereflikoçhisar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ŞANGIRDAMAK
Tabak, bardak vb. bir yere veya birbirine çarparken, kırılırken gürültülü ve çınlayıcı ses çıkarmak.
ŞANLIAVŞAR
Şanlıurfa şehri, Kanlıavşar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ŞANLIOSMAN
Çorum ilinde, Cemilbey nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ŞANTAJCILIK
Şantajcı olma durumu.
ŞANDELLEMEK
Futbolda topu karşı takımın kalecinin üzerinden aşırtmak.
ŞANGIRDAMA
Şangırdamak işi.
ŞANOMASTİGOT
Crithidia cinsinde bulunan, tripanosomatid protozoonların yaşam sikluslarında görülen, çekirdeğin ön kısmında kiinetoplast ve bazal cisimciğin bulunduğu, hücrenin ön nihayetindeki huni biçimindeki çöküntüden bir kamçının çıkmasıyla belirgin form.
ŞANLIURFALI
Şanlıurfa ilinden olan kimse.
ŞANGIRDATMA
Şangırdatmak işi.
ŞANSÖLYELİK
Şansölye olma durumu.
ŞANLIURFALILIK
Şanlıurfalı olma durumu.
ŞANGIRDATMAK
Şangırdamasına sebep olmak.
ŞANINAMAZLAĞA
Duvar halısı. (Yenikent Aksaray Niğde).
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHLAKÇI
Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.
ADAKLANMAK
Nişanlanmak.
AKTİF
Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.
ALACA
Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
ADAKLANMA
Nişanlanma.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
ADAKSIZ
Adağı olmayan, adak adamamış olan. Nişanlı olmayan.
AKÇAKALE
Şanlıurfa iline bağlı ilçelerden biri.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
AJANS
Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
AĞDALI
Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).
AKINTI
Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.
AKVARYUMCU
Akvaryum işiyle uğraşan kimse, akvarist. Bilim ve sanatı kullanarak akvaryum ortamında balık vb.ni besleyen kimse, akvarist.
ADAKLI
Adağı olan, adak adamış olan. Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Nişanlı.
AKCİĞER
Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.
ALAGEYİK
Geyikgillerden, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan, yazın postunda ak benekler oluşan, erkeklerinin boynuzları uca doğru kürek biçiminde genişleyen bir cins geyik, sığın (Dama dama).