Kelimeler arşivi içinde; başında "şair" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. şair ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu şair ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şair olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ŞAİRANELİK, ŞAİRLEŞMEK
ŞAİRLEŞME
ŞAİRİMSİ
ŞAİRANE, ŞAİRLİK
ŞAİRE
ŞAİR
ŞAİR
Şiir söyleyen veya yazan kimse, ozan. Hayal gücü geniş olan, duyarlı, duygulu kimse. Şiir yazan veya söyliyen sanatçı. Şâir. Şiir yazan kimse, ozan.
ŞAİRLEŞMEK
Şair durumuna gelmek, ozanlaşmak.
ŞAİRLİK
Şair olma durumu, ozanlık.
ŞAİRİMSİ
Şairi andıran, şaire benzeyen, şair gibi, ozansı.
ŞAİRANE
Şaire yakışır biçimde, şair gibi, ozanca. Şair niteliği taşıyan, ozanca.
ŞAİRE
Kadın şair.
ŞAİRANELİK
Şaire yakışır bir biçimde, şair gibi davranma durumu, ozansılık.
ŞAİRLEŞME
Şairleşmek durumu, ozanlaşma.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞAİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
GELECEKÇİLİK
İtalyan şairi Marinetti'nin 1909 yılında yayımladığı bildiri ile ortaya çıkan, yeni hayatı övme, geleneksel edebî kuralları yıkma amacını güden ve Dadacılık, gerçeküstücülük vb. akımlara öncülük etmiş olan edebiyat çığırı, fütüristlik, fütürizm.
SEÇKİ
Şairlerin, yazarların, bestecilerin eserlerinden alınmış, seçme parçalardan oluşan eser, güldeste, antoloji.
OZANSI
Şairimsi.
DİVAN
Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis. Sedir. Meclis. Divan edebiyatı şairlerinin şiirlerini topladıkları eser.
OZANLIK
Şairlik.
OZAN
Şair.
HECECİ
Hece ölçüsüyle şiir yazan şair. Millî Edebiyat döneminde hece ölçüsüyle şiirler yazan beş şairden her biri.
ŞUARA
Şairler.
FAHRİYE
Divan edebiyatında şairlerin kendi özelliklerinden övünerek söz ettikleri manzume veya manzumenin bir bölümü.
OZANCA
Şairane.
AYTIŞMAK
Atışmak, tartışmak, münakaşa etmek. Halk şairleri belli bir ayak çerçevesinde karşılıklı atışmak.
GAZELİYAT
Bir şairin divanında bulunan gazeller bölümü.
OZANSILIK
Şairanelik.
KASİDECİ
Kaside yazan şair. Birine yaranmak amacıyla aşırı övgüde bulunan kimse.
DEME
Demek işi. Anlam. Atasözü. Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad. Halk edebiyatında şiir. Ağıt.
CÖNK
Saz şairlerinin, kendilerinin veya başkalarının şiirlerini derledikleri, uzunlamasına açılan, deri kaplı defter, sığırdili. Büyük yelkenli gemi.
CAİZE
Şairlerin kasidelerle övdükleri büyükler tarafından kendilerine verilen bahşiş. Yazıda bir sözün olduğu gibi tekrarlandığını göstermek için alt hizasına konulan tırnak biçimindeki noktalama işareti. Yol yiyeceği, azık.
ATIŞMA
Atışmak işi. Saz şairleri, belli bir ayak üzerine karşılıklı deyiş söyleme.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.