Kelimeler arşivinde; içinde "şaka" olan, toplam 34 tane kelime bulunuyor. İçerisinde şaka bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu şaka ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında şaka olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DENİZŞAKAYIKLARI
ŞAKALAŞABİLMEK
ŞAKALAŞABİLME, ŞAKAYIKGİLLER, DENİZŞAKAYIĞI
ŞAŞAKALMAK, ŞAKACIKTAN, ŞAKALANMAK, ŞAKALAŞMAK
ANŞAKADIN, ŞAKALAMAK, ŞAKALOĞLU, PAŞAKADIN, GÜMÜŞAKAR, AYŞAKADIN, ŞAKALAŞMA, ŞAŞAKALMA, ŞAKACILIK
VİDUŞAKA
ŞAKATUR, ŞAKAMAN, ŞAKAKUL, ŞAKŞAKA, ŞAKALAK, ŞAKAYIK, ŞAKASIZ, ŞAKADAN, MUAŞAKA
ŞAKA
Güldürmek, eğlendirmek amacıyla karşısındakini kırmadan yapılan hareket veya söylenen söz, latife. İri ve güzel aşık. İri bulgur. Dörtte bir. Şaka, bk. şakka// şaka şenlik: bk. yanğur yunğur. Güldürmek amacıyla, birilerini kırmaksızın şaşırtmak ya da aldatmak için söylenen söz, koşuk. bk. takılma.
ŞAKALAŞMAK
Karşılıklı olarak şaka etmek, şaka yapmak.
DENİZŞAKAYIKLARI
Denizşakayığını içine alan sölenterler alt sınıfı.
GÜMÜŞAKAR
Elâzığ ilinde, Çan bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Erzincan kenti, Gümüşakar bucağına bağlı bir yer.
ŞAŞAKALMAK
Çok şaşırmak, şaşkınlıktan ne yapacağını bilememek.
PAŞAKADIN
Eskişehir kenti, Kaymaz nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ŞAKALAŞABİLME
Şakalaşabilmek işi.
AYŞAKADIN
Ayşekadın fasulyesi.
DENİZŞAKAYIĞI
Kayalıklara yapışık olarak yaşayan, dokunaçları çok ve uzun, güzel renkli bir tür polip (Anemonia actinia).
ŞAKACIKTAN
Şakadan.
ŞAKALAŞABİLMEK
Şakalaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ŞAKALAMAK
Yarmak, bölmek.
ŞAKAYIKGİLLER
Yaprakları bileşik ve almaşlı dizilişli, çanak ve taç yaprakları beş parçalı, erkek organları çok sayıda ve sarmal dizilişli, meyve kabuğu etli olan, ülkemizde 6 türü bulunan, çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler.
ANŞAKADIN
Bir çeşit fasulye.
ŞAKALANMAK
İkiye ayrılmak, parçalanmak.
ŞAKALOĞLU
Erzincan şehrinde, Çatalçam nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞAKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SULU
Suyu olan, içinde su bulunan, koyu karşıtı. İçine su katılmış, sulandırılmış olan. Suyu çok olan. Yersiz şakalar yapan, söz ve davranışları ile çevresini tedirgin eden veya gereksiz iltifatlarda bulunan (kimse).
İŞLETMEK
İşlemesini sağlamak, çalıştırmak. Bir şeyi, bir kimseyi, bir yeri kullanarak veya çalıştırarak yarar sağlamak. Üzerine işleme yaptırmak. Şaka ve birtakım yalanlarla sezdirmeden birini kandırmak veya onunla eğlenmek.
GÖTÜRÜM
Kötü ve güç durumlara karşı koyabilme gücü. Şaka kaldırma özelliği.
ELLEŞMEK
Elle dokunmak. El sıkarak selamlaşmak. Birine dokunacak söz söylemek. Elle itişerek şakalaşmak. Alışverişte, alanla satan birbirlerinin ellerini tutup sıkarak uzlaşmak. Birbirinin elini sıkarak güç denemesi yapmak. Ağır bir yükü kaldırmak için birkaç kişi birden tutmak. Yardımlaşmak.
GROTESK
Eski Çağ Roma yapılarında bulunan tuhaf, gülünç figürlerden oluşmuş süsleme üslubu. Kaba gülünçlüklerden, tuhaf ve olmayacak şakalaşmalardan yararlanan, karşıt görüntüleri, bağdaşmaz durumları şaşırtıcı biçimde birleştiren güldürü biçimi.
LATİFECİ
Şakacı.
DULUK
Yüz. Şakak. Yüzün şakakla çene arasındaki yanı. Şakak üzerinde saç ile sakalın birleşimi olan kısım, favori.
CİDDİ
Şaka olmayan, gerçek. Güvenilir bir biçimde. Önem vererek, gerçek olarak. Ağırbaşlı. Eğlendirme amacı gütmeyen. Güvenilir, sağlam, önemli. Gülmeyen. Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik. Titizlik gösterilen, önem verilen.
ÇÖKMEK
Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.
NÜKTE
İnce anlamlı, düşündürücü ve şakalı söz, espri. Yazıda, resimde, sözde ve davranışta ince, derin anlam, espri.
HINZIR
Domuz. Katı yürekli, kötü düşünen, gaddar. Kurnaz, içten pazarlıklı olan. Genellikle hoşa giden bir davranış veya durum için şaka yollu söylenen bir söz. Yaramaz, haylaz.
İTİŞMEK
Birbirini itmek. Çekişmek. Birbirini iterek şakalaşmak.
CIVIK
Fazla suyla karıştığı için biçimini koruyamayacak kadar sulanmış, cılk. Soğuk ve can sıkıcı şakalar yapan (kimse).
PÜRÇEK
Şakaklardan sarkan saç, zülüf. Bitkilerin saçaklı kökü veya püskülü, pürçük.
HASPA
Kızlara, kadınlara şaka veya alay yollu söylenen bir söz.
İLİŞMEK
Bir şeye hafifçe dokunmak, takılmak. Değinmek, sözünü etmek. Şaka etmek. Elini sürmek, dokunmak. Bir şeyin kenarına kısa bir süre için oturmak. Karışmak, rahat vermemek, müdahale etmek.
SULULAŞMAK
Yersiz, yavan şakalar yapmak. Kadınlara tatsız iltifatlarda bulunmak.
MAHSUS
Özgü. Şakadan. Özel. Özellikle. Biri veya bir şey için ayrılmış, münhasır. Belli, ortada, aşikâr. Duyulan, anlaşılan, hissedilen. Bilerek, isteyerek, kasten.
LATİFE
Şaka.
HEZEL
Şaka, alay, mizah. Bir şiiri veya şiir parçasını şakalı bir anlatıma çevirme.