Kelimeler arşivi içinde; başında "şaka" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. şaka ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu şaka ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şaka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ŞAKALAŞABİLMEK
ŞAKAYIKGİLLER, ŞAKALAŞABİLME
ŞAKALANMAK, ŞAKACIKTAN, ŞAKALAŞMAK
ŞAKACILIK, ŞAKALAMAK, ŞAKALAŞMA, ŞAKALOĞLU
ŞAKADAN, ŞAKAYIK, ŞAKATUR, ŞAKASIZ, ŞAKAMAN, ŞAKALAK, ŞAKAKUL
ŞAKAMA, ŞAKACI, ŞAKATA
ŞAKAR, ŞAKAK
ŞAKA
ŞAKA
Güldürmek, eğlendirmek amacıyla karşısındakini kırmadan yapılan hareket veya söylenen söz, latife. İri ve güzel aşık. İri bulgur. Dörtte bir. Şaka, bk. şakka// şaka şenlik: bk. yanğur yunğur. Güldürmek amacıyla, birilerini kırmaksızın şaşırtmak ya da aldatmak için söylenen söz, koşuk. bk. takılma.
ŞAKALAŞMA
Şakalaşmak işi.
ŞAKAYIK
Düğün çiçeğigillerden, çiçekleri türlü renkte, çok yıllık güzel bir süs bitkisi (Paeonia mascula).
ŞAKALAŞABİLMEK
Şakalaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ŞAKALAŞMAK
Karşılıklı olarak şaka etmek, şaka yapmak.
ŞAKALAMAK
Yarmak, bölmek.
ŞAKAYIKGİLLER
Yaprakları bileşik ve almaşlı dizilişli, çanak ve taç yaprakları beş parçalı, erkek organları çok sayıda ve sarmal dizilişli, meyve kabuğu etli olan, ülkemizde 6 türü bulunan, çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler.
ŞAKACILIK
Şakacı olma durumu.
ŞAKALANMAK
İkiye ayrılmak, parçalanmak.
ŞAKATUR
Eriğe benzeyen, olgunlaştığında sarı renkli, mayhoş bir meyve.
ŞAKALAŞABİLME
Şakalaşabilmek işi.
ŞAKASIZ
Şaka yapmaksızın, ciddi olarak.
ŞAKACIKTAN
Şakadan.
ŞAKALOĞLU
Erzincan şehrinde, Çatalçam nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ŞAKADAN
Şaka olarak, şaka diye, şakacıktan, mahsus.
ŞAKAMAN
Alçak gönüllü. Şakacı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞAKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CIVIK
Fazla suyla karıştığı için biçimini koruyamayacak kadar sulanmış, cılk. Soğuk ve can sıkıcı şakalar yapan (kimse).
GÖTÜRÜM
Kötü ve güç durumlara karşı koyabilme gücü. Şaka kaldırma özelliği.
İŞLETMEK
İşlemesini sağlamak, çalıştırmak. Bir şeyi, bir kimseyi, bir yeri kullanarak veya çalıştırarak yarar sağlamak. Üzerine işleme yaptırmak. Şaka ve birtakım yalanlarla sezdirmeden birini kandırmak veya onunla eğlenmek.
HEZEL
Şaka, alay, mizah. Bir şiiri veya şiir parçasını şakalı bir anlatıma çevirme.
ÇÖKMEK
Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.
PÜRÇEK
Şakaklardan sarkan saç, zülüf. Bitkilerin saçaklı kökü veya püskülü, pürçük.
CİDDİ
Şaka olmayan, gerçek. Güvenilir bir biçimde. Önem vererek, gerçek olarak. Ağırbaşlı. Eğlendirme amacı gütmeyen. Güvenilir, sağlam, önemli. Gülmeyen. Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik. Titizlik gösterilen, önem verilen.
DULUK
Yüz. Şakak. Yüzün şakakla çene arasındaki yanı. Şakak üzerinde saç ile sakalın birleşimi olan kısım, favori.
GROTESK
Eski Çağ Roma yapılarında bulunan tuhaf, gülünç figürlerden oluşmuş süsleme üslubu. Kaba gülünçlüklerden, tuhaf ve olmayacak şakalaşmalardan yararlanan, karşıt görüntüleri, bağdaşmaz durumları şaşırtıcı biçimde birleştiren güldürü biçimi.
MAHSUS
Özgü. Şakadan. Özel. Özellikle. Biri veya bir şey için ayrılmış, münhasır. Belli, ortada, aşikâr. Duyulan, anlaşılan, hissedilen. Bilerek, isteyerek, kasten.
İTİŞMEK
Birbirini itmek. Çekişmek. Birbirini iterek şakalaşmak.
ELLEŞMEK
Elle dokunmak. El sıkarak selamlaşmak. Birine dokunacak söz söylemek. Elle itişerek şakalaşmak. Alışverişte, alanla satan birbirlerinin ellerini tutup sıkarak uzlaşmak. Birbirinin elini sıkarak güç denemesi yapmak. Ağır bir yükü kaldırmak için birkaç kişi birden tutmak. Yardımlaşmak.
LATİFECİ
Şakacı.
DENİZŞAKAYIKLARI
Denizşakayığını içine alan sölenterler alt sınıfı.
HINZIR
Domuz. Katı yürekli, kötü düşünen, gaddar. Kurnaz, içten pazarlıklı olan. Genellikle hoşa giden bir davranış veya durum için şaka yollu söylenen bir söz. Yaramaz, haylaz.
SULU
Suyu olan, içinde su bulunan, koyu karşıtı. İçine su katılmış, sulandırılmış olan. Suyu çok olan. Yersiz şakalar yapan, söz ve davranışları ile çevresini tedirgin eden veya gereksiz iltifatlarda bulunan (kimse).
HASPA
Kızlara, kadınlara şaka veya alay yollu söylenen bir söz.
LATİFE
Şaka.
İLİŞMEK
Bir şeye hafifçe dokunmak, takılmak. Değinmek, sözünü etmek. Şaka etmek. Elini sürmek, dokunmak. Bir şeyin kenarına kısa bir süre için oturmak. Karışmak, rahat vermemek, müdahale etmek.
NÜKTE
İnce anlamlı, düşündürücü ve şakalı söz, espri. Yazıda, resimde, sözde ve davranışta ince, derin anlam, espri.