Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ıt" olan, toplam 280 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ıt ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ıt olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ıt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
CENİNİSAKIT, DOĞUBEYAZIT, ÇAKIRCIMMIT, ÇITTIRIMÇIT, KARACAHAYIT, KÜÇÜKMANGIT, YUKARIARGIT
MUTAVASSIT, AŞAĞIARGIT, DÜVENSIRIT, KARŞIYANIT, TELLİTAŞIT
AKARYAKIT, KARAHAYIT, PIRTIMPIT, UZUNARGIT, YIĞIYANIT
BAŞYAPIT, ABILABIT, ABILAPIT, ABULABIT, AKCARMIT, CINCIVIT, CISCIBIT, GAZYAKIT, GIZILGIT, HIMHIRIT, KAFKARIT, KARAAYIT, KASKAMIT, SARILGIT, SİNYAZIT, SOYYAPIT, TOMGAVIT, TOMKAVIT, YAĞYAKIT
BIRAKIT, LAKAYIT, MURABIT, BARAZIT, BAYAHIT, BAYAKIT, BAYAZIT, BEYAĞIT, BEYEKIT, DIRICIT, GARAMIT, KARANIT, MASAVIT, ÖNKANIT, ÖNSAYIT, PIRASIT, PRAKRIT, ŞAVALIT, ŞINAVIT, ÜÇKAĞIT, VESAYIT, ZIRAVIT
ÇARKIT, ÇITÇIT, ÇITPIT, KARŞIT, PIRPIT, SARKIT, SIZGIT, ZILGIT, ANAZIT, AVAYIT, AVIYIT, BIDBIT, BITBIT, CAMBIT, CIBRIT, CILGIT, CIMBIT, CINGIT, CIRBIT, CITCIT, CIZGIT, ÇARHIT, ÇAVHIT, ÇILGIT, ÇIRGIT, ÇIRHIT, ÇIRKIT, ÇIRMIT, ÇIRPIT, ÇİRÇIT, Devamını Oku »»
ARGIT, ARKIT, AYGIT, AYRIT, BAĞIT, ÇAŞIT, ÇIFIT, ÇIKIT, KALIT, KANIT, KASIT, KAYIT, KISIT, RABIT, RASIT, SAKIT, SIKIT, TANIT, TAŞIT, YAKIT, YANIT, YAPIT, YAŞIT, YAZIT, ZABIT, AGGIT, AHNIT, ANKIT, APSIT, ARCIT, Devamını Oku »»
AÇIT, AĞIT, ANIT, AYIT, AGIT, AHIT, AKIT, AMIT, ARIT, AŞIT, AVIT, AZIT, EHIT, IKIT, IŞIT
ÇIT, KIT, PIT, ZIT, BIT, CIT, FIT, GIT, HIT
IT
IT
Gıda.
DOĞUBEYAZIT
Ağrı iline bağlı ilçelerden biri.
TELLİTAŞIT
Üstteki elektrik tellerinden akım alarak devinen kentiçi genbinit.
AKARYAKIT
Benzin, gaz yağı, mazot vb. sıvı yakıt.
KARACAHAYIT
Aydın ili, Söke belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
AŞAĞIARGIT
Van şehrinde, Muradiye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
YUKARIARGIT
Van ili, Muradiye belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KARŞIYANIT
Gözlem ya da ölçüye vurulan bireyin bir soru ya da sınara verdiği yanıt ya da bir uyarana gösterdiği tepki.
CENİNİSAKIT
Düşük.
DÜVENSIRIT
Döveni boyunduruğa bağlayan araç, döven oku.
ÇAKIRCIMMIT
Küçük taneli siyah üzüm.
ÇITTIRIMÇIT
Çocuklar, oynarken ev kapısının açılış kapanış sesini anlatmak için kullanırlar: Kapıdan giriyorum çıttırım çıt.
KÜÇÜKMANGIT
Adana ili, Ceyhan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
MUTAVASSIT
Aracı.
PIRTIMPIT
Haşlanıp yıkandıktan sonra ince ince doğranmış asma yaprağı, soğan, kıyma, salça ve bulgurla yapılan bir çeşit yemek.
KARAHAYIT
Aydın şehri, Çine ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Aydın kenti, Dalama nahiyesine bağlı bir yer. Denizli ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Muğla şehri, Selimiye nahiyesine bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde IT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABİDELEŞME
Anıtlaşma.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
ABİDELEŞTİRME
Anıtlaştırma.
ABİDELEŞMEK
Anıtlaşmak.
AÇAN
Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.
ABİDE
Anıt.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AÇGÖZLÜ
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.
ADCILIK
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.
ACITMA
Acıtmak işi.
AFRİKA
Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ABİDELEŞTİRMEK
Anıtlaştırmak.
AÇLIK
Aç olma durumu. Aşırı istek içinde bulunma. Kıtlık.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
ACITIŞ
Acıtma işi.
ABİDEVİ
Anıtsal.