Sonu IS ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ıs" olan, toplam 79 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ıs ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ıs olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ıs olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ELEKTROMIKNATIS

12 harfli kelimeler

ONDOKUZMAYIS

10 harfli kelimeler

MÜTEBASBIS, MÜTEHASSIS

9 harfli kelimeler

MÜTENAKIS

8 harfli kelimeler

MIKNATIS, TIHMATIS, KONCALIS, HINTIRIS, MIRMIRIS

7 harfli kelimeler

FIRIFIS, ÇAPARIS, BORAKIS, MADANIS, HAMAYIS, PAÇARIS, YALINIS

6 harfli kelimeler

GISGIS, GARPIS, YALNIS, KILLIS, KIMFIS, KINDIS, KISKIS, MIHRIS, MIKRIS, MISMIS, PISPIS, TIRKIS, FISFIS, BALKIS, BELKIS, CISCIS, ÇUĞNIS

5 harfli kelimeler

NIKIS, MASIS, DIHIS, MIKIS, MIRIS, TILIS, NAHIS, NAMIS, NIHIS, MIHIS, NIMIS, TIRIS, PANIS, TIKIS, PISIS, ŞAHIS, TIHIS, NAKIS, CILIS, HARIS, HIMIS, DIKIS, MAYIS, TINIS, KAĞIS, KAPIS, HINIS, MAPIS, CARIS, TIMIS, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

AHIS, IRIS, AKIS, ARIS

3 harfli kelimeler

CIS, PIS, TIS, KIS, HIS, GIS, FIS

2 harfli kelimeler

IS

Bazı kelimelerin anlamları

IS

Açıklık, doğruluk.

ÇAPARIS

Taşlı, sarp dere.

TIHMATIS

Tıka basa (dolu olma için).

HAMAYIS

Patiska.

BORAKIS

Boraks madeni.

ELEKTROMIKNATIS

İçinde manyetik akıyı toplayıp arttırıcı bir yumuşak demir bulunan, bobin veya bobinlere doğru akım geçirilerek elde edilen mıknatıs.

MIKNATIS

Demiri ve daha başka bazı metalleri çeken demir oksit. Çekiciliği, albenisi olan kimse. Demiri çekme özelliği taşıyan veya sonradan bu özelliği kazanan her türlü madde.

KONCALIS

Hortlak. Cenaze namazı kılınmayan kimse.

MÜTEHASSIS

Uzman.

MIRMIRIS

Dırıltı, mırıltı.

MÜTENAKIS

Azalan, eksilen.

FIRIFIS

Nedeni olmayan sinir, öfke.

MADANIS

Maydanoz.

HINTIRIS

Bir çeşit marangoz aygıtı.

MÜTEBASBIS

Yaltakçı.

ONDOKUZMAYIS

Samsun iline bağlı ilçelerden biri.

  -   -   -  

Anlamında IS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde IS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

ACEMİ

Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ABARTISIZLIK

Abartısız olma durumu.

AÇIORTAY

Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.

ACILI

Acı katılmış olan. Acısı olan, kederli.

AB

Su. Avrupa Birliği'nin kısaltılmış hali.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ABARTMASIZ

Abartısız.

ADEMELMASI

Gırtlak çıkıntısı.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

ADAMCA

İnsana yaraşır bir biçimde, adamcasına. İnsan sayısı bakımından.

ABARTISIZ

Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

ACE

servis sayısı.

ACISIZ

Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

ACISIZLIK

Acısız olma durumu.