Sonu IRIS ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ırıs" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ırıs ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ırıs olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ırıs olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

HINTIRIS, MIRMIRIS

5 harfli kelimeler

TIRIS, GIRIS, MIRIS

4 harfli kelimeler

IRIS

Bazı kelimelerin anlamları

IRIS

Sandık eşyası. Mutluluk, saadet.

MIRMIRIS

Dırıltı, mırıltı.

TIRIS

Atın kısa adımlarla hızlı yürüyüşü.

GIRIS

Harmanda ekin kalburlandıktan sonra çıkan çöp, diken.

MIRIS

Bahçe, tarla bölümleri arasındaki yol.

HINTIRIS

Bir çeşit marangoz aygıtı.

  -   -   -  

Anlamında IRIS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde IRIS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İNVAZYON

Vücudun patojen mikroorganizmaların saldırısına uğraması, hastalık etkeninin organizmaya girerek dokulara yayılması. Kötü huylu tümörün komşu doku ve oluşumlara yayılması. Vücudun patojen mikroorganizmaların hücumuna uğraması, hastalık etkeninin organizmaya girerek dokulara yayılması. Kötücül tümörün komşu doku ve oluşumlara yayılması. Helmint türlerinin oluşturduğu ve enfeksiyon yerine kullanılan terim. İstila, akın, saldırı.

İSTİHKAM

Düşman saldırısını durdurmak, düşmana karşı savunma yapmak amacıyla düzenlenmiş yer. İstihkâm işleriyle uğraşma, istihkâmcılık.

MUKAVEMETÇİ

Düşman saldırısına boyun eğmeyip her çeşit araçla karşı gelen yurtsever kimse. Uzun mesafe koşucusu.

OR

Hendek, düşman saldırısına karşı koymak için düzenlenmiş yer. Ateş. Halk dilinde Kırmızıyla sarı arasında bir at donu. Kale, kale burcu. Hendek.

EŞĞİN

Atın tırısla rahvan arası yürüyüşü. Dağda yetişen ekşi bir bitki.

DAĞILMA

Dağılmak işi. Bir hedefe aynı silahla atılan mermilerin, barut haklarının ve başka şartların değişmesi yüzünden ayrı ayrı noktalara vurması. Sınırlı bölgelere toplanmış birlik, gereç ve kuruluşların düşman saldırısına karşı daha iyi korunmalarını sağlamak amacıyla birbirlerinden uzaklaştırılmaları.

BEKMEZ

Pekmez. Kan: Gafana daşı yandırısam bekmezini akıdırın vallâ.

İNTİFADA

Filistin halkının başkaldırısı.

İTLİNGİ

Köpek ve kurt için tırıstan daha ağır yürüyüşü anlatır.

LİNGİRDEMEK

Şımarmak. Hafiflik, hoppalık yapmak. Arabanın üstünde sallanarak gitmek. Sarsılarak yürümek (at için). At tırısa benzer bir yürüyüşle koşmak, sarsıntılı ve hızlı yürümek. Savuşmak, kaçmak. Sallamak, sarsılmak, oynamak.

LİNG

Dokuma tezgâhlarında tarağı tutan araç, tefe. Kendir dövmeye yarayan ve su ile dönen dolap. Bir çeşit tırıs yürüyüş.

TAHKİMAT

Bir yeri düşman saldırısına karşı koyabilecek duruma getirmek için yapılmış olan türlü haberleşme, hendek, siper vb. savunma tesisleri. Maden yatağında açılan bir kanalın çökmesini önlemek amacıyla sağlamlaştırma.

EŞGÜN

Atın tırısla rahvan arası yürüyüşü.

GEDİK

Bir düzey üstündeki yıkık, çatlak veya aralık, rahne. Güçlük, güç durum. Boşluk, eksiklik. Yarma saldırısında düşman mevzilerinde açılan yer. Eksik dişli. Bir işi yapmak, bir şeyden yararlanmak yolunda verilen hak, imtiyaz. Dağ geçidi.

TEDHİŞSİZ

Yıldırısı olmayan.

EŞKİN

Atın dörtnal ile tırıs arasındaki hızlı yürüyüşü. Böyle bir yürüyüşle. Böyle yürüyen (at). Filiz.

EŞGİN

Atın tırısla rahvan arası yürüyüşü. Filiz, sürgün. Eski türkçe eşkin: eşkin.

EŞKÜN

Atın tırısla rahvan arası yürüyüşü. Bir işi yapmaya pek gönüllü olan adam.

TETİKTE

Karşısındakinin saldırısına karşı uyanık durma.

TILIS

Koşarak gitme, tırıs. Bir çeşit çocuk oyunu.